babası o yıllarda, bir milletin 'hayat tarzını,' tarihini, teknolojisini, kültürünü, sanat ve edebiyatını değiştirebileceğini anlarmış, ama jestlerini değiştirebileceğine asla ihtimal vermezmiş
...ama aslında, insanın artık hiçbir zaman hikayenin aslı hangisidir, hayatın aslı hangisidir anlayamayacağını anlattım. çünkü, aslında, her şeyi unuttuğumu, her şeyi unuttuğumu, her şeyi unuttuğumu anlattım. çünkü aslında yaşlı, mutsuz, huysuz ve yalnız olduğumu ve ölmek istediğimi anlattım.
...Rüya'yla birbirimize bakacağız ve işte o zaman, ben, bu sabahtan beri görmediğim ve dün geceden beri yüzyüze konuşmadığım sana, 'nasılsın?' diye soracağım, ve sen de, her zamanki gibi, 'hiç, iyiyim' diyeceksin ve ben, bir an durup, bu sözün kastedilmiş ve kastedilmemiş çağrışımlarını dikkatle düşüneceğim ve düşüncemin boşluğunu gizlemek için, bu sefer, belki sanki bir gün yapacağını söylediğin polisiye çevirisine hâlâ başlayamadığını ve benim hiçbirini bir türlü okuyamadığım eski polisiye romanların sayfalarını çevirerek pineklediğini bilmiyormuşum gibi, 'bugün ne yaptın?' diye soracağım sana, 'rüya bugün ne yaptın?'
sen o plütonik sevdanın yollarından geçmedin sülük o yüzden bilmezsin. senin paran dayansa kalbin dayanmaz. onlar para dayandıramayanlar. paraya dayanamayansın sen. çocuğunun on sekiz senelik okul masrafını bir köşeye atmak nedir bilmezsin o yüzden. yeni dükkan açmış küçük esnaf heyecanı nedir onu da bilmezsin. eser yok dirayetli takipçlikten.
(...)
markete giderken boykot listeni yanına aldın mı?
yatarken perdeleri çekiyor musun?
gücün yettiğince küçük görüyor musun kendini?
sıkılmak utanç veriyor mu?
günler geçmek biliyor mu?
sigarayı azalttın mı?
seni bulamayacaklarını mı sandın?
akşamları elektrikler kesilince mutlu oluyor musun?
köpeğinin seni sevdiği kadar sevebiliyor musun kimseyi?