insanlık hep gökyüzüne bakıp arkasındakileri hayal etmiştir. belli bir amaç uğruna salınan korku bencilliğin gizlenmiş şeklinden başka bir şey değildir.-dinleri besleyen de budur.
(...)
dinler gelir geçer, uygarlıklar gelir geçer, dünya ve insanın doğasından başka hiçbir şey kalmaz.
sentaks hatası
canım ben kendime hiç iyi davranmadım
sabahları bazen erken kalkarak bazen geç, saçındaki tokayı düzelt
bazen az yiyerek bazen çok
nefsi müdafaa olarak kendimi yok etmekle işe başladım
yok canım, ekstra mesai almadım
sütten kesilen inek memesiyle ne konuşur, saçındaki tokayı düzelt
birdenbire dün akşam apartman kapısı ilk itişimde kıpırdamadı
belki yer kabuğu yerinden oynadı belki arzın merkezinde
bazı adamlar kadınlar bi’takım puştluklar peşinde, bilmiyorum
yaşamayı da pek ciddiye alamadım sanırım, ya da
onun karşısında tüylerim öyle diken kesildi ki
yaşamın karşısında kendimi şey yapamadım
tabii insan alıp başını gitmek istiyor
belki alıp başını gitmek isteyenlerin birbiriyle çarpıştığı
bir yer de var, saçındaki tokayı
oraya düşerim diye korkuyorum ve ondan da kendimi mahrum
belki herkesin gitmek istediği yerdir kalmak
böyle genellemeler tespitler altı çizilecek cümleler
sentaks hatası
canım üç beş soru sorup bitirmek çekiyor
hepsi bu kadar; bir iki üç ya da dört ya da beş
sayıyoruz ve her çeşit bela kolaylaşıyor
türkiye de öyle temizlendi ve onunla müsilaj
ahmet güntan’ın şiiri boşa mı çıktı peki şimdi
saçındaki tokayı düzelt, var dilimizin üstünde hep
harikulade bir manzaraydı; aynı zamanda hüzünlüydü, güzelliğinin şiddetinden belki de. doğan güneş, batan güneş! işte insanlığın ve insanlıkla ilgili ne varsa hepsinin sembolleri ve türleri. sembol ve tür, evet, dünyevi başlangıç ve son.