Puan vermedi·264 syf.··
2018 76. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimizin üçüncü kitabı #paulocoelho dan #elif oldu. Yazarımız aynı zamanda kitabımızın kahramanı. Bu yüzden farklı bir merakla okudum. Sıkmadan ilerleyen, akıcı, sürekli tercih ettiğim türün dışında, manen coşturan bir kitap Elif... Kendisini Çin Bambusunun gelişimine benzetmiş yazarımız. Çin Bambusu tam beş yıl küçücük bir filiz olarak kalıp sırf köklere çalışır, sonra göz açıp kapayıncaya kadar boyu yirmi beş metreyi bulurmuş. Kendisinin onca çalışma ve emeğine rağmen ilerleme kaydedemediğini, ruhani bir boşluk hissettiğini düşünerek arayışa çıkıyor Coelho. Mesleği gereği farklı ülkelerde farklı kitlelere hitap edebildiği için imza günleri adı altında ülke ülke dolaşmaya başlıyor. Yolu Hilal'le kesişmesiyle birlikte her şey daha da anlam kazanıyor ve bence kitapta buradan sonra başlıyor. Hepimizin zaman zaman yaşadığı dejavu olayının ötesinde reenkarnasyonla ilişkilendirilmiş ve çokta başarılı olmuş. Okuyucuya 'acaba' dedirtecek kadar hemde. En fazla alıntı çıkardığım kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Keyifli okumalarınız daim olsun...
ElifPaulo Coelho · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 12. kitabı
Zamana Bereket, Ömre İstikamet: Müslüman Kadının 24 Saati ​Modern dünya bizlere sürekli "yetişme", "tüketme" ve "her şeye aynı anda sahip olma" çılgınlığını dayatıyor. Kariyer, ev işleri, çocuk eğitimi, sosyal sorumluluklar derken günün sonunda kendimizi yorgun, tükenmiş ve en acısı da manen boşlukta bulabiliyoruz. İşte Bilge Arslan, "Müslüman Kadının 24 Saati" eseriyle tam bu noktada imdadımıza yetişiyor ve elimize harika bir "zaman ve yaşam yönetimi" kılavuzu veriyor. ​Kitap, teorik ve havada kalan nasihatlerden oluşmuyor; aksine ayakları tamamen yere basan, son derece pratik ve uygulanabilir bir rehber. Yazar, bir Müslüman kadının sabah gözünü açtığı andan gece başını yastığa koyduğu ana kadar geçen süreyi dilim dilim ele alıyor. Sabah namazının bereketiyle güne başlamaktan, evdeki rutin işleri birer ibadete dönüştürmenin sırlarına; çocuklarla geçirilen vaktin niteliğinden, bir kadının entelektüel ve manevi olarak kendini beslemesinin önemine kadar her detaya dokunuyor. ​Kitapta beni en çok etkileyen felsefe "niyet bilinci" ve "bereket" kavramları oldu. Yazar, mutfakta geçirilen sürenin, evi toparlamanın ya da bir çocuğun saçını taramanın doğru bir niyetle nasıl kalıcı birer ahiret sermayesine dönüşebileceğini çok naif bir dille anlatıyor. Batı’nın dayattığı "kendine odaklan" bencilliğine karşı; üreten, ailesine ve ümmete dokunan ama tüm bunları yaparken kendi ruhunu da asla ihmal etmeyen dengeli bir kadın modeli çiziyor. ​Neden Okunmalı? Yazım dili o kadar sıcak, akıcı ve abartıdan uzak ki; sanki çok sevdiğiniz, tecrübeli bir dostunuzla kahve eşliğinde dertleşiyormuşsunuz hissi veriyor. Günlerin nasıl geçtiğini anlamayan, zamanın bereketsizliğinden şikayet eden, hayatına çeki düzen vermek ve evini bir huzur mektebine dönüştürmek isteyen her kadının başucunda
Müslüman Kadının 24 SaatiBilge Arslan · Tahlil Yayınları · 2025296 okunma
Reklam
Rind'in ve Zâhid'in Halleri
10/10
·104 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:18
​Edebiyatımızda Rind ile Zâhid arasındaki zıtlık; şairlerin Zâhid’i riyakârlıkla itham edip Rind’i övmeleri oldukça yaygın bir durumdur. Nitekim bir şeyhülislam olan Şeyhülislam Yahya Efendi bile: ​Mescidde riyâ pîşeler etsin ko riyâyı Meyhâneye gel ne riyâ var ne mürâyı ​diyerek döneminde çok büyük eleştirilere maruz kalmıştır. ​Genelde bu iki tipin tam bir tasviri yapılmadığından olacak ki, Fuzûlî konunun zihinlerde netleşmesi adına Rind ü Zâhid adındaki Farsça mensur eserini kaleme almıştır. Bu eserde Zâhid’in oğlu olan Rind, babasının yolunu benimsemeyerek onunla manevi bir yolculuğa çıkar; fakat babasının telkinlerini bir türlü beğenmez. Rind, zâhidleri; itibara düşkün, niyetlerinin bozukluğu sebebiyle amellerini batıl eden riya sahipleri olarak görür. Buna mukabil kendisi de ehl-i iman olmakla birlikte, İslam’ın emir ve yasaklarını oldukça yanlış tevil eder. Hatta getirdiği deliller ispatlar ki helal ve haram hususunda Kur’an’ı değil, kendi nefsini esas almakta; nefsine zor gelene farklı batıl anlamlar yüklemektedir. ​Eserde Zâhid’in neredeyse her sözü doğruyken, Rind’in her sözü yanlış ve çelişkilerle doludur. O; Allah’ın affına mazhar olmak iddiasıyla ve aklı bir vesveseden ibaret gördüğü için içki içer. Allah’ın sanatını görmek bahanesiyle güzele bakmayı sevap sayıp harama yönelir ve manen "benim kalbim temiz" der. Oysa Allah’ın affına güvenilerek günah işlenemez (Fâtır, 5); içki, aklı örttüğü için kötülüklerin anasıdır (Hadis, Buhârî) ve güzel bakmak (ibret almak) sevap olsa da harama bakmak günahtır (Nûr, 30). ​Bütün bunlara rağmen Rind; zamanın şairleri tarafından kalbi teskin etme, halka şirin görünme ve şiiri meşrulaştırma gayesiyle savunulmuştur. Günümüzde ise popüler kültür tarafından bilgisizce yüceltilmekte; sözlüklerde, ibadetlerine dikkat eden
Rind ile ZahidFuzuli · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1993410 okunma
Herman Hesse - Siddhartha
Puan vermedi·148 syf.··
2026 14. kitabı
Bana göre bir edebi eser değildi, hikaye de ilgi çekici değildi. Ağaçlar isimli eseri de bana aynı "boş muhabbet" hissini yaşatmıştı. Ancak cümleler, metaforlar ve vecize tadında pasajlara sahiptir. Vermek istediği mesaj da hiç benlik değil ama bununla beraber kendi alanında oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. Yazar Nobel ödüllüdür ve başyapıtı bu eser kabul edilir. Sidharta bir Brahmanın oğludur ve din adamı olmak için yolculuğa çıkmaya karar verir. Sevdiği bir dostuyla yola çıkar ve bir süre sonra ondan da ayrılır. Daha sonra Kamala isimli bir kadına aşık olur ve onunla olabilmek için yerleşir ve zenginleşir. Yıllar sonra bunun da manen kâr etmediğini anlayıp yola devam eder, bu sırada Kamala hamiledir ve çocuğun adını Sidharta koyar. Vasudeva isimli ermiş bir kayıkçıyla bir ırmaktan insanları karşıya geçirme işi yapmaya başlar. Ama bu işi maneviyat arayışı doğrultusunda ve yine manevi bir hisle yapar. Bir süre sonra kendi de yola girmiş olan Kamala, oğluyla beraber Sidharta'yı bulur ancak yolda onu yılan sokmuştur ve ölür. Artık oğlu Sidharta'yla yaşayacaktır ancak oğlan dik başlı kural tanımaz ve sevgisiz bir çocuktur ve Sidharta'yı yormaktadır. Vasudeva ona çocuğu azad etmesini tavsiye etse de onu dinlemez. Ne kadar iyi davranırsa davransın çocuk sonunda sayıp sövüp kaçar. Vasudeva peşinden gitmemesini tavsiye etse de dinlemez ancak uzun bir süre onu aradıktan sonra geri döner. Sonunda yola ilk çıktığı Govinda isimli arkadaşıyla karşılaşır. Govinda karşılaştığı en ermiş insanın o olduğunu söyler, bunun üzerine Sidharta da ondan kendini alnından öpmesini söyler. Bu esnada Sidharta'yı onlarca farklı silüette görür ve bence güya sidharta Nirvana'ya ulaşır.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Elif Şafak - Aşk
Puan vermedi·420 syf.··
2026 12. kitabı
Eser farklı farklı anlatıcıların ağzından anlatılır. Daha önceden Elif Şafak'ın İngilizceden Türkçeye çevirmesi, intihal yapması vs.den dolayı kendisi ve eserlerine mesafeliydim ancak eser bence başarılı hatta eserin sonu beni enteresan bir şekilde duygulandırdı (mistik, sufi işleri sevmem). Ella Rubinstein sıradan tekdüze bir hayat yaşamaktadır. Hayatındaki her detayı evliliğine göre ayarlamaktadır. Kocası David tanınmış ve iyi kazanan bir diş hekimidir. Uzun bir evlilik olduğu için Ella'ya göre de önemli olan aşk değil sevgi saygı olmuştur. Jeanette isimli üniversite öğrencisi kızı, Avi ve Orly isimli iki küçük çocuğu ve yaşlı bir golden köpekleri vardır. Northampton'da büyük ve lüks bir evleri vardır. Durumları oldukça iyidir. Ella utangaç ve munis bir kadındır. Evliliklerinin yirminci yılında kocasına boşanma davası açmış ve başka bir kıtadaki bir erkeğe aşık olmuştur. Ella İngiliz Dili ve edebiyatı mezunudur ancak hep ev hanımlığı yapmıştır. Çocukları yeteri kadar büyüttükten sonra yayınevinde editör asistanı olarak iş bulur. İşi kocası bulmuştur, bunu karısını aldattıktan sonra yapmıştır. Kızı Jeanette, Scott isimli sevgilisiyle evlenmeye karar verir ancak aile bunu güzel karşılamaz. Annesi sadece sekiz aylık ilişkinin üzerine gelen bu kararı hamile kaldığından sanır. Aile Yahudi'dir ve kız damat Yahudi değil diye istemediklerini bile düşünür ancak tabi ki onların derdi kızlarının doğru seçim yaptığından emin olmaktır. Ella ona aşkın bitebilen bir şey olduğunu, asıl kendine iyi koca, çocuklarına iyi baba olabilecek bir erkeği seçmesi gerektiğini anlatırken kızı kendisinin onun gibi pasif ve umutsuz olmayacağını söyleyerek annesinin kalbini kırar. İşinde basılmadan önce incelenmek üzere aldığı ilk eser Mevlana ve Şems üzerinedir. Kitabın adı "Aşk Şeriatı"dır.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Yazarın uzun yıllardır merak ettiğim ancak eksik okumalarımı tamamlama ihtiyacım sebebiyle sıranın ancak geldiği eseriydi. Konusu da kurgusu da bence oldukça başarılıydı. Eserin en sevdiğim özelliği laf kalabalığının olmaması, eserde yer alan her bir cümlenin bir sebeple sarf edilmiş olmasıydı, bu yönüyle biraz Yaşar Kemal, Fakir Baykurt havası verdi. Yer yer gerçekten duygulandırdı. Naçizane tam not verdim. Emir, Afganistan'da zengin bir tüccarın oğludur. Babası oldukça maskulen ve cesur bir adamken çok sevdiği karısının doğururken öldüğü oğlu sümsük bir çocuktur. Ailenin hizmetlisi Hasan'la süt kardeşidir ve aynı yaşlardadır. Hasan Afganistan'da ikincil bir millet olan ve ırkçılığa maruz kalan Hazara kavmine mensuptur. Asef isimli ırkçı çocuk baş düşmanıdır ve bir seferinde Hasan ona yem olmaktan sapanıyla gözünü çıkarmakla tehdit ederek kurtulur. Hasan'ın babası engelli bir adamdır, annesi dillere destan güzellikte bir kadındır ancak çocuk doğar doğmaz onu terk edip gezici bir tiyatro kumpanyasıyla kaçar. Emir ve Hasan'ın arkadaşlıkları dillere destandır. Eser de adını Hasan'ın yarışmalarda kopup düşen uçurtmaların yerini mükemmel tahmin ederek geri getirmesinden almıştır. Mahallenin zorba çocukları uçurtma yarışmasında finale kalan uçurtmayı getirmek için koşan Hasan'ı sıkıştırıp tecavüz eder ve bizim sümsük yardım etmek yerine kenara çekilip izler, üstüne üstlük çocuktan duyduğu mahcubiyetle yaranmak yerine gözüne göründükçe aklına gelmesinden kurtulmak için kendi eşyalarını ve bir miktar parayı sanki Hasan çalmış süsü vererek onun odasına bırakır ve babası ile Hasan'ın evden ayrılıp Hazaracad isimli Hazara yerleşim bölgesine göçmesine sebep olur. Sonrasında savaş çıkar, Rusya Afganistan'ı işgal eder ve babasıyla Emir Amerika'ya kaçar. Babası bu kaçış yolunda
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
Reklam
Reklam