“kendimin ve ailemin başından geçenleri romanlaştırmıştım. fakat bir büyük burjuva evinin dağılışını anlatırken bundan daha önemli bir iş başardığımın, sonu gelen ve dağılan bir toplum dönemini haber verdiğimin bilincine varmış değildim”
thomas mann
thomas mann’ın “bir ailenin çöküşü” alt başlığı ile yayımlanan ve alman edebiyatında bildungsroman (oluşum romanı) ve daha alt katogirede de “familienroman” (aile romanı) olarak bilinen bu romanında; buddenbrook ailesinin 1835-1877 yılları arasındaki 4 kuşak boyunca devam eden çöküş sürecine (ve geri dönüşlerle birlikte 1835 öncesine) tanıklık ediyoruz. bu tanıklık yalnızca ailenin yaşadıklarıyla kalmıyor dönemin ekonomik, siyasi ve sosyal koşullarına kadar uzanıyor. klasik ile modern arasında bir köprü olarak da nitelendirebileceğimiz buddenbrooks’ta, thomas mann pek çok otobiyografik izler bırakmıştır ki bu ilk romanlarda sıklıkla rastlanan bir durumdur. örneğin; mann’ın wagner tutkusuna ya da gerçek ismini kullandığı doğum yeri olan, babası johann ve konsül johann’ın benzerliğine hatta tüccar ailenin son üyesi ve sanatçı ruhlu oğlu hanno ile mann arasındaki benzerliğe vs… doğrusu roman için thomas mann’ın gençlik yıllarının bir özetidir diyebiliriz. buddenbrooks’u yazarken mann’ın zorlandığını hatta aralıklarla savaş ve barış’ı, anna karenina’yı okuduğunu, rus ve iskandinav yazarların kendisine yol gösterdiğini kendi hayatını anlattığı lebensabriß’de görmekteyiz. ancak romancılığının yanında eşine az rastlanır bir bilgi birikimine sahip mann bu işin üstesinden kolaylıkla gelecek ve tarihler 1929’u gösterdiğinde nobel komitesinin "başlıca, çağdaş edebi çalışmaların klasiklerinden biri olarak tanınan, fevkalade romanı buddenbrooks sayesinde” sunumuyla nobel ödülünün sahibi olacaktır.
mann lübeck’in adını romanda hiç
"Siz yazarlar, size gelince, siz şöyle düşünün: okuyucu beklemeyi öğretmeniz gereken bir sirk atıdır, yapılan her iyi işten sonra ödül olarak bir parça şeker. Eğer şeker yoksa dersten de bir şey kalmaz geriye. Bir kitabı yargılayanlara gelince, edebiyat eleştirmenleri, onlar aldatılmış kocalar gibidir; haberi en son öğrenecek olan onlardır."