İmparatorluğu sırasında Marcus Aurelius, halka ve kendinden olmayana, yani ötekine yaklaşımın da hoşgörü benimsedi. Herkesin eşit ve özgür olduğu inancı ve hepsinden çok doğayı bilip anlayarak yaşamaya çalışmasıyla, her şeyin değişiminin gelişiminin ve varoluşunun ortasına insanı koymasıyla, gösterişten uzak sade bir hayat yaşamasıyla bir stoacı olarak yaşadığı söylenebilir.
9.''İşlerini ağırdan alma; sözlerinde bulanık, düşüncelerinde kararsız olma. Ruhun her seferinde ne kendi içine kapansın, ne de dışarıya taşsın.
Reklam
Oysa mutluluk basit olandadır. Savaşa gerek duymayandır, kıyaslamayandır, yarıştırmayandır, koşturmayandır, korkutmayandır, meydan okumayandır.
Marcus Aurelius'un "Birisine iyilik etmişsen, daha fazla ne istiyorsun? Doğana uygun davranmış olmak yeterli değil mi senin için? Yaptığının karşılığını görmeyi mi arıyorsun daha? Gözün görmek, ayakların yürümek için ödül istemeleri gibidir bu." sözü de aynı hususa işaret ediyor.
Kemal Sayar·Kitabı okuyor
"Güzel. Bir sürü iyi kitap okursun. O kadar iyi olmayan kitaplar da okuyacaksın tabii, ama iyi ile kötüyü ayırt etmeyi öğrenirsin."
Alıntı
Gelecek için kaygılanma. Çünkü oraya vardığında, şimdi yararlandığın aynı akıl olacak yanında.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Reklam
Reklam