İmparatorluğu sırasında Marcus Aurelius, halka ve kendinden olmayana, yani ötekine yaklaşımın da hoşgörü benimsedi. Herkesin eşit ve özgür olduğu inancı ve hepsinden çok doğayı bilip anlayarak yaşamaya çalışmasıyla, her şeyin değişiminin gelişiminin ve varoluşunun ortasına insanı koymasıyla, gösterişten uzak sade bir hayat yaşamasıyla bir stoacı olarak yaşadığı söylenebilir.
Marcus Aurelius'un "Birisine iyilik etmişsen, daha fazla ne istiyorsun? Doğana uygun davranmış olmak yeterli değil mi senin için? Yaptığının karşılığını görmeyi mi arıyorsun daha? Gözün görmek, ayakların yürümek için ödül istemeleri gibidir bu." sözü de aynı hususa işaret ediyor.