Alışkanlıklar
Puan vermedi·291 syf.··
2026 46. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:14
Kitapta karşılaştığım şey aslında “anlamı bulma” çabası değil, anlamın sürekli elinden kayıp gitme biçimi. Sözcüklerin bir şeyi açıkladığına dair güven, sayfalar ilerledikçe yerini daha rahatsız edici bir ihtimale bırakıyor: belki de açıklama dediğimiz şey, yanlış anlamaların tamamen dışına çıkabilen bir netlik değil, sadece başka bir yanlış anlama düzeni. Bu yüzden “ne söylediğimizin önemi var mı” sorusu, cevap bekleyen bir soru olmaktan çıkıp zemini sorgulayan bir çatlağa dönüşüyor; çünkü yanlış anlamaların dışına çıkıldığında geriye kalan şeyin gerçekten “saf anlam” olup olmadığı bile belirsizleşiyor. Dil burada bir araç gibi değil, içinde yaşanan bir alışkanlıklar bütünü gibi çalışıyor. Konuşmak, düşünmenin dışına eklenmiş bir faaliyet değil; yürümek, yemek, oynamak gibi yaşamın doğal hareketlerinden biri. Bu yüzden “konuşmadıkları için düşünmüyorlar” gibi bir açıklama tersine çevrildiğinde, geriye biyolojik bir eksiklik değil, farklı bir yaşam biçiminin sınırı kalıyor. Dilin başlangıcı soyut bir yetenek değil, yaşamın kendisinin içinden çıkan bir pratikler ağı oluyor. Sözcüklerin açıklanmasının “bilgi” gibi görünmesi de bu ağın bir parçası. Bir kelimeyi öğrenmek, gerçeğe yaklaşmak değil; başka bir kullanımın içine girmekten ibaret. Bu yüzden anlam, içeride sabit duran bir çekirdek gibi değil, kullanımlar arasında sürekli yer değiştiren bir iz gibi davranıyor. İz sürüldükçe netleşmiyor, tam tersine çoğalıyor. ilerleme hissi, çoğu zaman gerçek bir dönüşümden çok, ölçme biçimlerinin büyütülmüş etkisi gibi duruyor. Değişim, kendini büyüten bir algıdan ibaret kalabiliyor. Bütün bunlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey şu: anlam, dışarıda bulunacak bir şey değil; yanlış anlamalarla birlikte çalışan, onlarsız düşünülmesi bile zor olan bir yapı. Onu temizlemeye
Duygu ve Düşünce
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Totem Yayıncılık · 2008277 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2026 15. kitabı
Kendime Düşünceler, Marcus Aurelius tarafından savaş meydanlarında ve devlet yönetiminin en yoğun dönemlerinde kaleme alınmış kişisel notlardan oluşur. Kitap aslında başkalarına öğüt vermek için değil, yazarın kendi karakterini disipline etmek için yazdığı bir iç konuşmadır. Bu yüzden samimi, sade ve güçlüdür
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·77 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:01
mutlu bir yaşamın formülünü stoacı felsefenin bilgeliğine, adaletine, cesaretine ve ölçülülüğüne yoruyor. doğru ile yanlışı ayırıyorsanız bilgesinizdir dolayısıyla mutlu. adaletli iseniz bilgesinizdir dolayısıyla mutlu. hayatın size karşı getirdiği zorlukları problem ve acıları göğüsleyebiliyorsanız cesaretlisinizdir yani erdemlisinizdir ve mutlu. hayatınızdaki öfkeleri istekleri ve hazları ölçülü bir seviyede tutabiliyorsanız erdemlisinizdir yani mutlu. işte bu 4 madde stoacılığın cve mutluluğun hedeflediği erdem ve bilgeliğe sahip olununca gelinen mutluluğun sebebleridir. ayrıca hayatın yeterince uzun olduğunu yanlızca bizim onu boşa harcadığımızı söyleyen kitabın sonunda bir de nasihat bölümü var. tartışıyor gibi serbest bir dille yazmış seneca ki bu da iyi olmuş. bilgelik yolunda olmayan ve insanlığa katkısı bulunmayacak insanları kamçılamış oluyor :) kitaba senecanın anlatacak daha çok şeyi vardır diye düşündüğümden 1 puan kırım 10 üzerinden 9 verdim. daha ayrıntılı görüşlerimi youtube kanalımda pazar saat 9.00 paylaşacağım. baysss ;)
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:04
İçimizdeki BİZ Yetişkin çocuklar ve kalıplanmış insanlar kendi potansiyellerini, insan olmanın ne demek olduğunu henüz keşfedememişlerdir. Bence yirmi birinci yüzyılda insanlığın en önemli bilinçlenmesi, yaşamın bütünü içinde nasıl birbirimize bağımlı olarak sürekli bir etkileşim yumağı içinde bulunduğumuzu keşfetmek ola- caktır. Sürekli etkileşim yumağı içinde olduğumuzun bilincine varınca “BİZ”in farkına varırız. Bu bilinç dışarıda değil, kendi içimizdedir. Bu kitabın temel savı şudur: Bireysel yaşamımızda, aile yaşamımızda, iş yaşamımızda, toplum yaşamımızda, kısacası yaşamımızın her yönünde içimizdeki BİZ'i temel almadıkça anlamlı, doyumlu ve sağlıklı bir yaşam düzeni oluşturmamız olanaksızdır. Anlamlı, doyumlu ve sağlıklı bir yaşam, kaliteli bir yaşamdır. Ailede kalite, işte kalite, toplumda kalite sürekli etkileşim yumağı içinde olduğumuzun farkında olan, BİZ Bilinci'ne varmış kişilerin gerçekleştirebileceği bir olgudur. İçimizdeki BİZ, kalite bilincinin temelidir.
İçimizdeki BizDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20253,254 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2026 445. kitabı
“ dışardan gelen herhangi bir şey seni üzüyorsa bu acı o şeyin kendisinden değil, senin ona ilişkin yargılarından kaynaklanmaktadır.” marcus aurelius "Renata Salecl acımasızlığı huy edinmiş, kabalığın meziyet sayıldığı günümüz dünyasını masaya yatırıyor; önündeki dev aynasından ötesini göremez, “ben” demeden iki kelam edemez hale gelmiş, ölçüsüz hırsları, sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları gözler önüne seriyor İnsanlar, iyisiyle kötüsüyle yaşadıkları her şeyin tek sorumlusu olarak görülmekte ve mükemmeliyetçilik beklentisi ile yetersizlik hisleri arasında sıkışmaktadir. Empati ve Dayanışma Eksikliği: İnsanların başkalarıyla kader ortağı olduğunu unuttuğu, hissizliğe gömüldüğü ve sadece kendini düşündüğü bir çağ tanımlanır. Renata Salecl acımasızlığı huy edinmiş, kabalığın meziyet sayıldığı günümüz dünyasını masaya yatırıyor; önündeki dev aynasından ötesini göremez, “ben” demeden iki kelam edemez hale gelmiş, ölçüsüz hırsları, sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları gözler önüne seriyor Kabalığın Meziyet Sayılmas,Kibir, sabırsızlık ve saygısızlık gibi davranışların birer gurur nişanesi veya güç gösterisi gibi algılandığı bir döneme işaret edilir. Empati ve Dayanışma Eksikliği: İnsanların başkalarıyla kader ortağı olduğunu unuttuğu, hissizliğe gömüldüğü ve sadece kendini düşündüğü bir çağ tanımlanır. Demokrasi ve Çözüm Arayışı: Kitap, bireylerin kendi kabuklarından sıyrılarak yeniden Kitap, bireylerin kendi kabuklarından sıyrılarak yeniden başkalarıyla empati kurması ve bu sayede demokrasinin tekrar filizlenip filizlenemeyeceği sorusunu sorar Kabalık Çağı
Araştırma-İnceleme Tarih
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20267 okunma
7/10
·200 syf.··
2026 60. kitabı
Modern dünyanın koşuşturmasında gerçekten sa¬kin kalmak mümkün mü? Stoacılık, binlerce yıllık bilgeliğiyle aynı soruya günümüzde de güçlü bir yanıt veriyor: Kontrol edebildiğine odaklan; edemediğini ise bırak.Bu kitap, Seneca’nın dinginliğini, Epiktetos’un netliğini ve Marcus Aurelius’un içsel denge arayışını günümüze taşıyor. Düşüncelerimizi nasıl dönüştürebileceğimizi, duygularımızı nasıl yönetebileceğimizi ve karakterimizi nasıl bilinçli şekilde geliştirebileceğimizi sade ve uygulanabilir adımlarla anlatıyor.Kaybın, hayal kırıklığının ve belirsizliğin karşısında sağlam durmak bir şans işi değil, öğrenilebilen bir beceri. Stoacı yaklaşım; kariyerinizde, ilişkilerinizde ve kişisel yolculuğunuzda daha net, daha güçlü ve daha dengeli bir duruş sergilemeniz için güvenilir bir zihinsel pusula sunuyor.
Stoacı Yaşam RehberiJoseph Piercy · Doğan Kitap · 202616 okunma