Mardi

Mardi
@mardibumm
“Oldskool, nevi şahsına münhasır, biraz da kafadan tırlak.”
“Yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte bak, ölüm güzü kıskanıyor mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin güze el değdirmeyen ellerin nerde?”
Sayfa 18·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·104 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 14:32
Albert Camus’nün Düşüş romanını okurken en çok zorlayan şey, metnin neredeyse tamamen tek bir karakterin bitmek bilmeyen konuşmasına dayanması. Jean-Baptiste Clamence’in sürekli kendini analiz etmesi, başta ilginç görünse de bir süre sonra aynı düşüncelerin etrafında dönüp duruyormuş hissi yaratıyor. Bu tekrar hali metni ağırlaştırıyor ve okuma isteğini düşürüyor. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta, anlatının ilerliyormuş gibi hissettirmemesi. Olay yok denecek kadar az olduğu için sayfalar ilerlese bile hikâye yerinde sayıyor gibi geliyor. Bu da merak duygusunu zayıflatıyor; açıkçası “ne olacak?” diye değil, “ne zaman bitecek?” diye okumaya devam ettim. Camus’nün vermek istediği mesajlar açıkça hissediliyor ama bu mesajlar doğrudan ve uzun uzun anlatıldığı için okura keşfetme alanı bırakmıyor. Bu da metni yer yer didaktik hale getiriyor. Karakterin sürekli kendini suçlaması ve insan doğasına dair karamsar yorumları da bir noktadan sonra etkileyici olmaktan çıkıp yorucu bir hale geliyor. Sonuç olarak, Düşüş benim için düşündürücü olmaktan çok bunaltıcı bir deneyimdi. Felsefi derinliği olsa da anlatımın tekdüzeliği ve tekrar hissi, kitabı keyif alarak okumamı zorlaştırdı.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma

Mardi

, bir kitap okudu
5/10
·104 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 14:32
·
2026 12. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 19,2bin okunma
“Her ne olursa olsun, kör bir acı, bir tür yoksunluk hissediyordum. Bu yoksunluk kendimi daha boş hissettirdi ve yarı zorla, yarı merakla birtakım bağlantılar kurmamı sağladı. Sevme ve sevilme ihtiyacı duyduğumdan, aşık olduğumu sandım. Başka bir deyimle, aptallık ettim.”
Sayfa 70·Kitabı okudu
“Çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanlarımızı paylaşan kimselere açarız içimizi. Demek ki kendimizi düzeltmeyi ya da iyileştirmeyi istemeyiz: Çünkü bunun için önce kusurlu diye hüküm giymek gerekir. Halbuki yalnızca acınmayı ve yolunuzda cesaretlendirilmeyi dileriz. Kısacası hem suçlu olmamayı hem de kendimizi arındırmak için çaba göstermemeyi dileriz.”
Sayfa 60·Kitabı okudu