Resmi kurumlar, devlet radyosu İstiklâl Marşı müellifinin cenazesine ilgi göstermedi. Bu tam da Akif'in istediği bir şey olmalıydı. Naaşının kimsesiz, fakir bir insanın cenazesi gibi çıplak bir tabutla Bayazıt Camisi musalla taşına gelmesi de onun meşrebine çok uygundu. Fakat cenaze namazının, nereden duyup geldikleri belli olmayan binlerce insan ve üniversite talebesi tarafından kılınması ve musallada hem bayrağa hem de Kâbe örtüsüne sarılan tabutunun Bayazıt'tan Edirnekapı dışındaki mezarına kadar eller üstünde taşınması da karşılık beklemeden emek verdiği, kurtuluşu için samimi çaba sarfettiği milletine yakışan asil bir davranıştı. Bu hareket onun sessizliğe gömülmesini tercih edip bekleyen, bu sebeple radyo müzik yayınlarında bile değişikliğe lüzum görmeyen devrin resmi makamları ve üst yöneticileri başta olmak üzere herkesi şaşırtmıştı. (Benzer bir hareket Mareşal Fevzi Çakmak'ın cenazesinde de tekrarlanacaktır).
Akif Edirnekapı Mezarlığı'nda, iki sene önce vefat eden, çok sevdiği ve "sahabeden biri", "bakıyye-i selef" dediği yakın arkadaşı Babanzâde Ahmed Naim beyin yanıbaşına defnedilecektir¹⁹⁰. Yol genişletmesi sebebiyle iki dost Süleyman Nazif'i de yanlarına alarak şimdiki yerlerine taşınacaklardır¹⁹¹.
“Buraya gelecek olan Goltz bizden ders almak için değil, bize ders vermek için geliyor." Ancak Mustafa Kemal buna şu cevabı veriyor: “Büyük bir asker olan Mareşal Goltz’dan istifade etmek üzerinde durulacak mühim bir husustur. Ancak Türk Erkân-ı Harbiye ve Kumanda Heyeti’nin kendi vatandaşlarını nasıl müdafaa etmek lazım geleceğini gösterebilmeleri elbette ondan çok daha mühimdir. Bir de buraya yorgun gelecek olan Mareşal’e fazla külfet yüklememek de münasip olacaktır kanaatindeyim."
İnsan iradesinin en fazla zorlandığı o savaş koşullarında, kişiyi ayakta tutan ve yıldırmayan, hayatta kalmaya sevkeden içindeki inanç olsa gerek yoksa bunca olumsuzluk altında nasıl yaşanır.
Nefer, mareşal rolüne kalkışacak olursa, niyeti ne kadar halis olursa olsun ordusuna bozgun hazırlayıcı olmak günahından kurtulamaz. Kaldı ki, kahramanımız, hem niyet, hem de işlediği suçlar bakımından ayrıca mücrim...
Onu bu mikyasta ele alışımız da, adım başında rastlanabilir basit şahsiyetinin değerinden değil, kıydığı İslâm dâvasının kıymet ve ehemmiyetinden geliyor.
Bu zat hakkında hüküm hülâsası şudur ki, İslâm düşmanları dine fenalık mevzuunda fabrikaya adam ısmarlasalar bu zattan daha elverişlisini bulamazlar...