Alamut, tarihi gerçekleri kanıtlama kaygısı gütmekten ziyade edebiyatın imkânlarını kullanarak insanın ve dünyanın karmaşıklığını gözler önüne sermeyi hedefleyen bir kitap.
Eserin en can alıcı noktası Hasan Sabbah’ın zekası ile kurgulanan bu muazzam sömürü mekanizması diyebiliriz. Kitabı baştan sona en akıcı eserlerden biri kılan şey ise yazarın hayal gücü ile tarihi dokuyu iç içe geçirirken, bizlere insanları dini ve duygusal olarak sömürerek bir ordu kurmanın ne denli yıkıcı olabileceğini göstermesidir. Kitabın çevirmeni Ender Nail’in ifadesiyle, eser bizim kendimiz ve dünya hakkındaki algılarımızın nasıl oluştuğunu betimlemeye çalışırken; tarihte binlerce kez tekrarlanan bu manipülasyon fenomenini, Sabbah’ın stratejik kurgusuyla vermektedir.
Kısacası Alamut, akademik bir tarih kitabından ziyade insanlıkla ilgili daha derin ve evrensel gerçekleri keşfetmeye çalışan edebî bir şaheser. Bu eser aracılığıyla anlıyoruz ki inançların ve duyguların istismarı, sadece geçmişe ait bir hikâye değil; insan doğasının en kırılgan ve en tehlikeli noktalarından biridir.
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma