Puan vermedi·192 syf.··
2025 53. kitabı
Ben bu kitabı çok sevdim. Yazarın diğer iki kitabını da okumuş birisi olarak en sevdiğim kitabı bakınız ki bu oldu. Ayrıca kendisiyle fuarda tanışıp o naifliğini de görünce kitabı başka bir gözle okumuş olmamın payı da elbette ki vardır. Birde Hwang hanıma biraz kıza kıza da ilerledim. Keza, haklı olduğumu da düşünüyorum. Bakınız ki Bir insan 190 sayfalık kitaba yüzlerce başka kitap sığdırabilir mi? Vallahi sığdırmış. Hangi birinin altını karalayacağımı şaşırdım. Ayrıca her bir deneme mi bu kadar gerçek olur da yine cümlelerin altını çizmekten yoruluruz? Yahu “ay bu da şahane bir çıkarım. Bunun da altını çizeyim” derken baktım ki ben ilerleyemiyorum. Eyvah. Bence de kitap okurken tek derdimiz böyle şahane kitap kurdu yazarlara denk gelmek olsun. İtiraf ediyorum beni bu kitap kültürünle şaşırttın Hwang Bo Reum hanımcım. Neyse… 53 tane kısa kısa denemeler ile Hwang her bir bölümü öyle sıcak, öyle samimi bir kalem ile yazmış ki çoğu sayfalarda kendinizi “Aa bu ben ama” derken buluyorsunuz. Her bir deneme de okur veya yazar olmak üzerine. Çok keyifli bir okuma deneyimi sunuyorlar. Hwang’dan öğrenilecek çok şey varmış. İlgilisine de kitapta geçen o yüzlerce kitap. Elbetteki kaçırmış olduklarım da vardır. Mesleğim Yazarlık , Haruki Murakami İliklerine Kadar Yazmak, Natalie Goldberg Cebi Delik 1, Paul Auster Demian, Hermann Hesse Klasikleri Niçin. okumalı ? Italo Calvino Godot’yu Beklerken , Samuel Beckett Kendine Ait bir Oda , Virginia Woolf İvan Denisoviç’in bir günü Nasıl Yaşamak İstiyoruz ? , Peter Bieri Katip Bartleby, Herman Melville Güzelin Bedeli , Martin Walser, Yürümeye Övgü, David Le Breton Acı Çikolata , Laura Esquivel Yürek Yangını , Sandor Marai Brahms’ı Sever Misiniz ? Françoise Sagan Kimlik , Milan Kundera Sahilde Kafka , Zemberek Kuşu’nun Güncesi,
1000Kitap
Kitapların İyileştirme GücüHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025528 okunma
1/10
·296 syf.·
2025 166. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi Matt Haig Gece Yarısı Kütüphanesi: Modern Zamanların Parlak Ambalajlı Boşluğu Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi isimli romanı, günümüzün pazarlanmış edebiyat algısına ne kadar yenik düştüğümüzün çarpıcı bir örneği. Goodreads ödülü mü almış? 42 dile mi çevrilmiş? Uluslararası Bestseller mı olmuş? Evet, olmuş. Peki neden? Çünkü dünya artık "okunacak kitap" değil, "okunduğu söylenecek kitap" arıyor. Roman, felsefe sosuna bulanmış kişisel gelişim metinlerinden hallice. Kedinin adını Voltaire, köpeğin adını Platon koyarak, okuyucuya “Bakın, bu kitap derin” mesajı verilmeye çalışılmış. Oysa bu sadece eski filozof isimleriyle süslenmiş bir ruhsal masal. Sözde felsefî aforizmalar, okuyucunun zihnine kazınacağı yerde ancak sosyal medya biyografilerine sığacak yüzeysellikte. Kafa Dergisi’nin bir sayısında bu kitap detaylıca incelenmiş ve yazar, Gece Yarısı Kütüphanesi’nin gereğinden fazla abartıldığını, aslında edebi yönden pek de güçlü bir metin olmadığını ifade etmişti. O satırları tekrar hatırıma getirince içimden “Tam da düşündüğüm gibi” demekten kendimi alamadım. Çünkü gerçekten de bu kitap, içeriğinden çok ismiyle ve pazarlanma biçimiyle değer bulmuş bir ürün gibi duruyor. Kitap boyunca Thoreau, Camus, Sartre gibi isimlere atıflar yapılmış ama öyle yerli yersiz ki, bir sahnede karakter cinsellik yaşarken Camus'den alıntı yapıyor. Yani hem içeriğiyle hem bağlamsızlığıyla okuyucuya “Bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Ayrıca, kitabın içerdiği aşırı argo dil, küfürlü ifadeler ve cinsellik temaları da ciddi anlamda rahatsız edici boyuttaydı. Bu unsurlar ne edebî bir derinlik katıyor ne de hikâyeye anlamlı bir katkı sağlıyor. Aksine, yer yer sanki dikkat çekmek veya “cesur yazdım” demek
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·191 syf.··
2024 25. kitabı
Nietzsche, Rimbaud, Rousseau, Thoreau, Nerval, Kant ve Gandi'nin yürüyüş hikayeleri üzerinden ele alınmış bir eser. Daha önce bir kez okumuş olmama rağmen; yönetmeliğini Jean-Marc Vallée'in yaptığı 2014 yapımı Yaban filmini izledikten sonra yeniden okuma isteği duydum. Film yürümekle ilgili farklı bir bakış açısı kazanmama sebep olmuştu kitapla taçlandırmak istedim. Felsefi açıdan ele alınmış ancak örneğin bir nörobilimci okumuş olsa bambaşka bir şey çıkabilir ortaya. Özellikle Nietzsche'nin kitaplarını yürüyerek yazmış olması ve kütüphanede yazilan kitapların küf kokması ile ilgili bölüm aslında yürümenin ciddi bir ilham kaynağı olduğunu düşündürdü bana. Belki de yürürken farklı bilinç seviyelerine ulaşabiliyoruz. Einstein "Bir problemi onu ortaya çıkaran bilinç düzeyi ile çözemezsiniz.” der. Yürümek sorunlara farklı bir açıdan bakmak için iyi bir fikir gibi görünüyor. Kitaptan sonra insanın sırt çantasını alıp kendini Likya yoluna atası gelmiyor değil hani :) Ülkemizde bu tarz uzun yürüyüşler için çok güzel rotalar var. Hayatın telaşından, uzaklaşıp sadece doğanın içinde saatlerce yürümek çok güzel bir deneyim olurdu. (umarım olur) Kitaptan küçük bir alıntıyla tamamlamak istiyorum: Yalnız yürü. Çağrına kulak vermiyorlarsa eğer, yalnız yürü; Korkar da dehşet içinde duvara dönerlerse yüzlerini, Ah sen, kara bahtlı, Aç zihnini ve yalnız konuş. Yoldan cayar da, bırakırlarsa yabanda seni, Ah sen, kara bahtlı, Yolun üstündeki dikenleri çiğne ve Kana bulanmış o yolda yalnız yürü. Rabindranath Tagore
Felsefe
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
SİVİL İTAATSİZLİK-HENRY DAVID THOREAU,67 sayfa Amerikalı bir yazar olan Thoreau aynı zamanda filozof,şair,tarihçiliğinin yanısıra Kölelik karşıtı,vergi direnişçisi,kalkınma eleştirmeni ve natüralisttir. Bu eseri,karşı çıktığı Meksika Savaşı yüzünden vergi vermeyi reddetmesinden sonra hapiste geçirdiği bir gecenin sonunda yazmaya karar vermiş ve siyasi tarihte derin bir iz bırakmıştır.Sivil İtaatsizlik eseri ile Tolstoy,Gandi,Martin Luther King gibi isimleri de etkilemiş ve sivil itaatsizlik terimini siyasi literatüre sokan ilk kişi olmuştur. Yazar kitabına “En iyi hükümet en az hükmedendir” sözüyle başlamıştır. 1845 yılında yaşadığı yeri terk ederek bir göl kıyısına yerleşir.İç dünyası,gündelik yaşamı ile ilgili duygu ve düşüncelerini yazarken köleliğe ve savaşa karşı olan düşüncelerini de dile getirerek ideal devletin,hükümetin nasıl olması gerektiğini kitabında çok iyi anlatmaktadır. "Hiçbir malı mülkü olmayan bir kişi devlete tek bir kez bile dokuz şilin vermeyi reddetse, bildiğim hiçbir yasa tarafından belirlenmemiş, yalnızca onu oraya koyan kişilerin keyfine kalmış bir süre için hapse atılır; ama aynı kişi devletten doksan kere dokuz şilin çalacak olsun, çok geçmeden salıverilir." "Hakkaniyetsiz yasalar var; bu yasalara güle oynaya riayet mi edelim, yoksa onları değiştirmeye çalışıp bunu başarana kadar itaat mi edelim? Yoksa hepsini topyekun çiğneyelim mi? İnsanlar genellikle, bunun gibi bir hükümetin yönetimi altında, bu yasaları değiştirecek çoğunluğu ikna edene kadar beklemeleri gerektiğini düşünür." “Konfiçyüs derki:Bir devlet aklın ilkeleriyle yönetiliyorsa,yoksulluk ve sefalet utanç kaynağı olur;aklın ilkeleriyle yönetilmeyen bir devlette ise utanç veren şey servet ve şöhrettir.” “Tebaa biat etmeyi reddettiğinde memur görevinden istifa
Sivil İtaatsizlikHenry David Thoreau · İthaki Yayınları · 20192,900 okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 54. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 13:11
Mahatma Gandi, Martin Luther King, Tolstoy gibi önemli kişileri etkileyen Thoreau, kitabına "En iyi hükümet en az hükmedendir' mottosuna yürekten katılıyorum" sözüyle başlamıştır. Kitabında devletin bireylerin yaşamındaki ağırlığını eleştirmiştir. Neden vergi ödediğimiz ve bu verginin nasıl kullanıldığını sorgulamıştır. Vergi ödemeyi reddetmiş, bu yüzden hapis yapmıştır. Bireyin onuruna, vicdanına dikkat çekmiş. Keyfi yönetimi eleştirmiş, çoğunluğun her durumda doğru kararı veremeyeceğini dile getirmiştir. Devlete ve devletin organlarına karşı keskin dilini kullanmaktan korkmamıştır. Kısa, oldukça akıcı ve herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. "Hiçbir malı mülkü olmayan bir kişi devlete tek bir kez bile dokuz şilin vermeyi reddetse, bildiğim hiçbir yasa tarafından belirlenmemiş, yalnızca onu oraya koyan kişilerin keyfine kalmış bir süre için hapse atılır; ama aynı kişi devletten doksan kere dokuz şilin çalacak olsun, çok geçmeden salıverilir." "Hakkaniyetsiz yasalar var; bu yasalara güle oynaya riayet mi edelim, yoksa onları değiştirmeye çalışıp bunu başarana kadar itaat mi edelim? Yoksa hepsini topyekun çiğneyelim mi? İnsanlar genellikle, bunun gibi bir hükümetin yönetimi altında, bu yasaları değiştirecek çoğunluğu ikna edene kadar beklemeleri gerektiğini düşünür." "Bu kişiler tereddüt eder, pişman olur, kimi zaman da dilekçe verirler ama dişe dokunur hiçbir şey yapmazlar. Belki artık pişmanlık duymalarına gerek kalmaz diye tüm iyi niyetleriyle birilerinin gelip kötülüğü ortadan kaldırmasını beklerler. En fazla ucuz bir oy verip yanlarından geçip giden haklılara yarım ağızla selamet dilerler." "Kapıyı düşüncelerimin üzerine nasıl da şevkle kapadıklarını, düşünceleriminse hiçbir engelle karşılaşmadan peşlerinden gittiğini; onlar için esas
Siyaset & Politika
Sivil İtaatsizlikHenry David Thoreau · İthaki Yayınları · 20192,900 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Canım kâri,görmek bir şeye hudut koymaktır belki.Ya görmeden yaşayanlar,bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar?Hem görmek için illa göz mü gerekir ki?Bence hayır.Bazıları bakmasa da görür, gözleri görmese de bilirler... Hayal mi gerçek;gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de.Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil,biliyorum. Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine "hayat"diyorsak! Okumalara doyamadığım dersler çıkardığım gözümü açan elimden düşmeyen bir kitap daha okudum.İyiki okudum.İyiki nasip oldu. @1fatihduman okumanın farkını yaşıyoruz hakikaten Âhir yine hâk olur bu tenler Bilmem neye kibreder edenler -Abdullah Vassaf Efendi Rüya mı gerçek; Gerçek mi rüya? Sen o rüyadasın ki,ismi hayattır... -Necip Fazıl Kısakürek Hayat,uyanıkken görülen bir rüya gibidir... -Henrt Thoreau -Hayal ettiğiniz her şey gerçektir. -Pablo Picasso
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,873 okunma