Puan vermedi·360 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 16:41
Kitabın adı:Sensiz Olamam Yazarın adı:Mary Jo Putney Sayfa sayısı:360 Bir deniz kazasından kurtulan adam geçmişine dair hiçbirşey hatılamaktadır. Mariah Clarke kendisini koruyup gözetecek bir için dua ederken ,onu ıssız bir koyda suların içinde bulacağını hiç tahmin etmiyordum. Adamı kocası olduğuna ikna etmesi umduğundan da çabuk olur. Peki bu hikayenin sonu nasıl biter..
Sensiz OlamamMary Jo Putney · Epsilon Yayınları · 2010108 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 6. kitabı
BİR NOEL ŞARKISI Charles Dickens’ın 1843 yılı Noel öncesi yayınlanan ve kısa zamanda çok satan en ünlü romanlarından biridir bu kitap. Ebenezer Scrooge’un cimriliğini ve dönüşümünü anlatır; mesela, “Aptallarla dolu bir dünyada yaşarken sinirlenmemem olanaksız.” gibi unutulmaz sözler içerir, bu da onun bencil ve huysuz karakterini bizlere yansıtır. Cimri ve huysuz iş insanı Ebenezer Scrooge, bir gece rüyasında üç hayalet görür, bunlar; geçmiş, şimdi ve geleceğin hayaletleridir. Hayaletlerle çocukluğuna, yaşadığı döneme ve geleceğe doğru kısa yolculuklara çıkar ve her biri bizlere ders niteliğinse sayılabilecek olaylar yaşar. Son ziyaretinde kendisini ölmüş olarak görür ve maalesef arkasından iyi konuşan kimse yoktur. Eğer iyi bir insan olursa bu durumun değişeceğini öğrenir ve sabah yataktan kalktığı o Noel gününde herkese iyilik yapmaya başlar; yeğenine Noel yemeğine gider, ertesi sabah çalışanına zam yapar ve ülkenin en iyi kalpli insanlarından biri olarak ün salar. Bir Noel Şarkısı 19.yy‘da, aralık ayında piyasaya çıkmıştır. Charles Dickens’ın bu kitabı 6 haftada yazdığı ve bastırmak için çok acele ettiği söylenir. Sebebi de o zamanlar eşinin bebek bekliyor olması ve paraya olan ihtiyaçları söylentilere eklenir. Kitabın ilk baskısı Noel arifesinde yok satar. Dickens kısmen sıkıntılarına çare bulsa da beklediği geliri elde edemez, o da ayrı bir hikâyenin konusu. O zamanlarda İngiltere’de yapılan Noel kutlamaları bugünkü gibi şatafatlı olmazmış, “geleneksel’’ Noel 200 yaşına bile girmemiştir henüz. Çok şaşıracaksınız ama eğlence ruhu çağlar öncesinden kalmasa da 1843 yılında yazılmış, siyasi eleştiri niteliği taşıyan bir romandan gelir. Bu durumda Mariah Carey de gelmiş geçmiş en meşhur şarkısını bir yazara, sosyal bir eleştiriye, gerçek bir hayalet avcısı
Edebiyat
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Noel baba da ölecek mi?
9/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2025 74. kitabı
aslına bakarsanız hristiyan dünyasında noel etkisi oldukça büyüktür ancak bizlere meşhur ‘’noel ruhu’’ aralık ayında yoğun bir şekilde hissedilirmiş gibi gelir. fakat ekim ayından itibaren noel heyecanı hristiyan dünyasını sarar ve ocak ayına kadar bu heyecanın etkisi devam eder. aslında hepimiz noel’i olmasa da yeni bir yılın gelişini farklı şekillerde kutlarız. fakat hristiyan dünyasında noel’in sembolü haline gelmiş nesneler ve gelenekler vardır. bunlar çam ağacı, noel akşam yemeği, ilahiler söyleme, kartpostallar gönderme, hediyeler alma, bağış yapma ve aile bireyleri ile bir araya gelip, sıcak ve keyifli zaman geçirmedir. çam ağacının pagan inançlarından kalıp, evrimleşerek noel geleneğine dönüştüğü söylense bile, bugün çam ağacının noel bayramı’nı bütünleyen bir parça olduğunu da kimse inkâr edemez. aslında, ‘’geleneksel’’ noel 200 yaşına bile girmemiştir henüz. şimdi size bununla ilgili çok şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. bu geleneklere katılan eğlence ruhu çağlar öncesinden kalmasa da 1843 yılında yazılmış, siyasi eleştiri niteliği taşıyan bir romandan gelir. evet, bu durumda mariah carey’de gelmiş geçmiş en meşhur şarkısını bir yazara, sosyal bir eleştiriye, gerçek bir hayalet avcısı charles dickens’a borçludur. ‘’bir noel ilahisi’’ 19. yüzyılda, aralık ayında piyasaya çıktı. charles dickens’ın bu kitabı 6 haftada yazdığı ve bastırmak için çok acele ettiği söylenir. bunun sebebi de o zamanlar eşiyle bebek bekliyor olmaları ve para kazanma ihtiyaçlarıymış diye söylentilere eklenir. kitabın ilk baskısı noel arifesinde yok satar. böylece dickens kısmen sıkıntılarına çare bulur. fakat beklediği geliri elde edemez, o ayrı bir hikâyenin konusu. o zamanlarda ingiltere’de yapılan noel kutlamaları bugün ki gibi şatafatlı olmazmış zaten. hatta o dönemde bu
1000Kitap
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 011,3bin okunma
3/10
·117 syf.··
2025 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 17:16
Bu kitabı dün akşam bitirdim ve doğrusu bittiğine en çok sevindiğim kitaplardan biri oldu. Kitaba başlarken arka kapaktaki tanıtım yazısı hoşuma gitmişti. Anne-kız arasındaki kopukluğu anlatan, psikoloji ağırlıklı bir hikâye okuyacağımı düşündüm. Fakat okurken bu hissi hiç alamadım. İlk sayfalarda gerek çevirinin akıcısızlığı gerek anlatım tarzı nedeniyle konuyu kavramakta zorlandım. Sonraki bölümlerde ana hikâyeyi daha net görmeye başladım: 18 yaşındaki Lucy, ailesinden uzak bir ülkede varlıklı bir ailenin çocuklarına bakıcılık yapıyor. Bu konu başlangıçta ilgimi çekti. Ancak Lucy’nin annesiyle olan sorunları derinlemesine işlenmeye başlayınca bazı şeyler dikkatimi çekti. Lucy annesinden neredeyse nefret eder gibi davranıyordu ama bu nefretin tam olarak nedenini anlamak zordu. Daha sonra, erkek kardeşlerine kıyasla cinsiyetinden dolayı daha fazla baskıya maruz kaldığını ve “kötü bir kız olmaması” için daha katı biçimde yetiştirildiğini fark ettim. Özellikle annesinin ona sık sık söylediği “Çekip gidebilirsin ama ne yaparsan yap annen olduğum gerçeğinden kaçamazsın. Benim kanımı taşıyorsun, dokuz ay karnımda taşıdım seni.” gibi cümleler Lucy’nin özgürlük arzusunu arttıran en büyük sebeplerden biriydi. Kitabın ana teması aslında güzel; fakat Lucy’nin öfkesi yalnızca annesine değil, neredeyse herkese yönelmiş durumda. Özellikle bakıcılık yaptığı çocukların annesi Mariah çok iyi kalpli, sevecen biri olmasına rağmen Lucy ona karşı bile sert, mesafeli ve haksız davranıyor. Hatta Mariah’nın kocasını en yakın arkadaşıyla aldatırken görüyor fakat bunu ona söylemeyi tercih etmiyor. (belki onu üzmemek için söylememiş olabilir ama yine de doğru bir davranış değil, üstelik Mariah bunu sonradan öğreniyor.) Ayrıca Mariah Lucy’e her zaman iyilikle yaklaşan, saf bir karakter olduğu
LucyJamaica Kincaid · Jaguar Yayınevi · 2025598 okunma
Puan vermedi·117 syf.··
2025 179. kitabı
Anne ve çocuk arasındaki ilk bağ, anne karnında oluşur. Dünyaya gözlerini açtığı an da sevginin bir başka boyutunu deneyimler. Bu ilk kazanımlar çocuğun tüm hayatındaki kimlik oluşumunun temelidir. Her ne kadar büyüdüğünde ebeveyni gibi olmayacağı yönünde sitemkar sözler söylese de bu bağ kopmaya izin vermez. Lucy Josephine Potter; genç yaşında aile evinden ayrılarak dört çocuğa baktığı Mariah'ın evinde yaşıyor. Yanında birkaç eşyası, aklında asla annesi gibi olmak istemediği yargısı, asla açıp okumadığı annesinden gelen on dokuz mektubun külfeti... İçinde hissettiği hüzün, keskin yargıları ve hayattan keyif alamama durumuna karşın evin hanımı Mariah'ın karakteri Lucy ile taban tabana zıt. Mariah, dört çocuğuna yetmek zorunda kalmasına ve zorlu bir süreçten geçmesine rağmen hayatı algılama ve kabullenme biçimi o kadar etkileyici ki okur olarak beni mest etti. Baharda açan bir çiçeğin uyanışı, yaydığı hoş koku ve güzel zerafetini öyle bir betimleme şekli var ki resmen gözlerimde o an canlandı. Kendi annesinin aksine Mariah'ın yaşadığı hayatla başa çıkma biçimi belki de onun çatısı altında yaşamayı daha cazip kılıyor. Ama zamanla ne kadar inkar etse ya da fersah fersah uzaklaşsa da anne ile çocuk arasındaki görünmez ip geriliyor ve Lucy'e uzaklaşamayacağını hatırlatıyor. Peki açılmamak üzere yanında taşıdığı mektupları neden okumuyor ya da yok etme girişiminde bulunmuyor? Hepsi birer içsel muhakemeye dönüşüyor. Kincaid'in daha öncesinde Annemin Otobiyografisi adlı eserini okumuştum ve beni sarsmıştı. Yazar orada olduğu gibi bu eserinde de anne kız ilişkisini mercek altına alıyor ve baktığı perspektif yine sarsıcı. Anti anne profilini ve kız çocuk üzerinden irdelenen yaşantısı Kincaid'in kaleminde hem melankolik hem de vurucu. Birçok satırın altını çizdiğim Lucy,
LucyJamaica Kincaid · Jaguar Yayınevi · 2025598 okunma
8/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2025 64. kitabı
Kısa ama derinden... Ne çok şey saklı incecik kitabın derinliklerinde.Hem bir göç hem bir kadın öyküsü. Lucy'nin ailesi ile kuramadığı bağın da hikayesi . Hem kızıp hem özlediği annesine hissettiklerinin içten içe gönül sızlatan iç döküşü...düşünce Hemşire olmak için 19 yaşında Amerika'ya göç eden Lucy, dört kızı olan bir ailenin yanında yatılı işe girer. Karayipler'de kalan ailesi ile bağları iyice kopuklaşır o kadar ki annesinin yolladığı mektupları bile açmaz.Yanında çalıştığı aile görünüşte"örnek" bir ailedir.Ama Lucy oradaki çatırdamalara da şahit olur.Lucy'nin olgunlaşma, kök salmaya çalışma ve göç hikâyesini onun ağzından dinliyoruz. Kadınların yaşadığı sıkıntıların coğrafyasının olmadığını özellikle Lucy 'nin annesinin yaşadıkları ile aktarılmış.Lucy adını şeytanın (Lucifer) kısaltmasından koyan annesine hayatta kabullendiği bir çok şey için kızıyor Lucy ve bunlar onun ve yaşayışını da etkiliyor. Yanında kaldığı ve sevdiği Mariah'ın evliliğinde yaşadıkları ve ailenin yaşam tarzı ile burjuvaları, sistemi eleştirmiş Kincaid. Anne-kız ilişkisi, göç, köksüzlük, evlilik, cinselliğe dair kısa ama vurucu bir eser ve otobiyografik ögelerle bezeli. Yazarın "Annemin Otobiyografisi "eserini de beğenerek okumuştum. Görseldeki Kızım Hakkında Her Şey anne -kız ilişkisi üzerine atlanmaması gereken bir kitap .#okudumokuyun #kitapönerisi #okudumbitti #kıtaptavsiyesi #jaguarkitap #lucy #jamaicakincaid @jaguarkitap
LucyJamaica Kincaid · Jaguar Yayınevi · 2025598 okunma