A. Nihle

"BÜTÜN TÜRKLER BİR OLSA BAŞKALAŞIR GİDİŞLER..."
10/10
·28 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2022 00:33
Okuduğum kaçıncı Nihal Atsız kitabı bilmiyorum. Ve yine kendine hayran bırakan anlatımı, donanımı... Etkisinden çıkabilirsem ne ala :)) Neyse konuyu çok fazla dağıtmadan az ve öz bir şekilde bahse girmek istiyorum. ‧ Kitabımız adından da anlaşıldığı üzere iki bölümden oluşuyor. "900’üncü Yıldönümü" bölümünde Türkiye’mizin nasıl, nerede, kimler tarafından kurulduğu anlatılıyor. Kısaca, 900 yıllık Türk Devleti'ne övgü de diyebiliriz. "Devletimizin Kuruluşu" bölümüne gelecek olursak, şöyle başlıyor: "(...) Bir ulu destanın birkaç yaprakta hikâyesi olan bu kitabın ilmî iddiası yok, hatırlamak kaygısı vardır. Hiçbir faydası olmasa bile, insan hâtıralarla yaşayan varlıktır. Topluluklar ise geçmişi anmakta her zaman hız ve kuvvet bulmuşlardır. (...) Bugün ne olursak olalım, tarihimizle övünmek hakkımızdır. Tanrı Türkü korusun!" Aslında bu Atsız’ın vermiş olduğu bir konferanstır. Tabii bu konferansın gazetelere haber olması fazla uzun sürmüyor. O dönem, konferansı, “ırkçı ve Cumhuriyet düşmanı” buluyorlar. Hatta öyle ileri gidiyorlar ki, “siyasi propaganda” yaptığından Atsız’ın öğretmenlikten çıkarılması dahi isteniyor. Haliyle bu konferans Türkçüler için daha da bir önem teşkil ediyor. Sayfa sayısının az olduğuna aldırış etmeyin. İçerik dolu dolu. Özellikle Aksak Timur gibi bir askeri dehaya vurgu yapılması, Ankara Savaşı, Dandanakan, Malazgirt, Osmanlı İmparatorluğu'nun kazanmış olduğu sayısız zaferler... Bundan başka olarak köy enstitüleri mevzusu, 3 Mayıs Davası... ‧ Tarihe meraklı birisiyim. Atsız’ın da aynı zamanda tecrübeli bir tarih öğretmeni olmasından dolayı ona ve zekasına güvenim sonsuz. Var olsun!
Tarih
900 üncü Yıldönümü / Devletimizin KuruluşuHüseyin Nihâl Atsız · Türkiye Ticaret Matbaası · 195553 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK RUHU EBEDİYEN YAŞASIN!
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:00
Ülkemizde yetişen en önemli yazar, tarihçi, şair ve Türkolog olan Hüseyin Nihal Atsız’ın bir eseriyle daha karşınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyor ve incelemeye geçiyorum. ‧ HÜSEYİN NİHAL ATSIZ... Yazmış olduğu eserler her zaman bana ışık olacak niteliktedir ve hürmetle andığım bir değerdir. Kendisi çok tartışılan bir isimdir. Çeşitli suçlamalara maruz kalmıştır. Fakat o her şeyden önce bir Türkçü olduğu için asla yılmamış ve idealist kalemiyle yazmaya devam etmiştir. ‧ Bu kitap da Atsız’ın Ötüken, Orkun ve Atsız Mecmua’da yazdığı makalelerin birleştirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. İçeriğine gelecek olursak, kitap üç bölüme ayrılmış. İlk bölümde yazar, Turancılığı tanımlıyor. ~Turancılık bütün Türklerin birleşmesi ülküsüdür. İnsanları insan yapan, büyük bir düşüncenin ardında koşmalarıdır. Türk milleti için en insanca, en yüksek düşünce tutsak yaşayan soydaşlarını kurtarmak için yapacağı savaştır.~(Sf. 24). Daha sonra Turancılığın romantik bir hayal değil gerçeğe ulaşabilecek bir ülkü olduğunu belirtiyor. "Milli Değerler ve Meselelerimiz" bölümünde kısaca Avrupa ile temasa geçen insanların milli benliklerini yitirmelerinden yakınıyor. Köycülük, Halk ve Münevver hakkında malûmat veriyor. Ve bugün için de güncelliğini koruyan konularda çok yerinde tespitlerde bulunuyor. Son bölüm olan "Türkçülük Mücadelesi Yazıları"nda ise dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na yazdığı mektuplar ve birkaç makalesi daha yer alıyor. Kitabı "Türkçüyüm" diyen herkesin ömründe bir kere de olsa okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu kitap neredeyse bir manifesto niteliğinde. ( Türk Ülküsü’nü okuduktan sonra bu kitaba geçerseniz sizin için daha faydalı olacaktır. ) Lafı daha fazla uzatmak istemiyorum ve okuyacak olan arkadaşlara keyifli okumalar diliyorum. ‧ VAKTİYLE BİR ATSIZ VARMIŞ!
Edebiyat
Turancılık Milli Değerler ve GençlikHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20181,401 okunma
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 23:05
Merhabalar hepinize. Aslında kitabı yaklaşık 2-3 gün önce bitirmiştim ama inceleme yazsam mı yazmasam mı diye ikilemde kalmıştım. Düşüncelerimi toplamakta zorlanırım diye düşünmüştüm. Çünkü kitapta aşk, edebiyat, tarih, siyasi, askeri, tasavvufi düşünceler bir arada... Ardından "Yazmazsam ayıp olur." düşüncesine kapılarak ben de fazla detaya girmeden kitap hakkında iki çift söz söyleyeyim dedim ve başladım yazmaya... . . ÖNCELİKLE ATSIZ HAKKINDAKİ OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİNİZİ BİR KENARA BIRAKINIZ VE KİTAPTAKİ PSİKOLOJİK TAHLİLLERE ODAKLANINIZ LÜTFEN! . . ESER HAKKINDA: Kamlançu ülkesinde bir Uygur masalıyla başlayıp yaşamın amacını askerlik üzerine kuran Selim Pusat´ın siyasi düşünceleri nedeniyle ordudan atılmasıyla olaylar başlıyor... Artık gazete manşetlerinde kendisinden “vatan haini” olarak söz edilen Selim Pusat bu yaşadıklarından sonra artık ruhu ölüyor. O artık ruhsuz bir adam oluyor ta ki edebiyat öğretmeni olan eşi Ayşe Pusat´ın öğrencisi Güntülü´ye aşık olana kadar... Ama bu aşk öyle sıradan bir aşk değil.. Bu aşk 2000 yıl önce ölen kişilerin ruh göçüyle var olan bir aşk.. . . "Râm ol bana, ruhun yeni bir âleme girsin... Yazmış kaderin: aşkıma ömrümce esirsin! Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin: Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın." Kitapta geçen dörtlüklerden beni en çok etkileyendi bu da.. . . Ayrıca kitabın sonlarında ana karakter Selim Pusat´ın Tanrı ve Türk büyükleri tarafından çıkarıldığı mahkemede, onu savunacak kimse yokken dahi dimdik durması ve Tanrı´ya kafa tutması.. Tüylerimi diken diken etti. Sınırları zorlayan sembolik anlatımının altında yer alan tarihi unsurlar ve çok kıymetli mesajları var. . . Eveeet umarım eser hakkında kafanızda bir şeyler canlanmıştır.. Ben daha fazla uzatmak istemiyorum :)) Siz alın okuyun kitabı. . . Son
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2021 14:07
Öncelikle merhaba diyeyim ve hiiç lafı uzatmadan direkt konuya gireyim. . . İlber Hocamız bu kitabında kendine has üslubunu kullanarak Osmanlı İmparorluğu´nun son dönemi, Adalar, Sevr, Lozan, Kıbrıs, çok partili hayata geçiş, Tek Parti Dönemi, Demokrat Parti, Orta Doğu vb. birçok konuya yer vermiş. . . Kitapta da iki bölüm var: Birinci Bölüm: Osmanlı Devleti´nin son dönemlerinde yaşanan üç büyük savaş; Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı ile bunları tetikleyen ve besleyen milliyetçilik akımları ele alınmış. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve yakın tarihte yaşanan siyasi ve tarihsel olaylar hakkında bilgiler verilmiş. İkinci Bölüm: Osmanlı Devleti döneminde Ortadoğu, Arap milliyetçiliği ve Filistin konuları ele alınmış. . . Ek olarak eserde yer yer roman, makale tavsiyelerine de denk geliyoruz. . . "Peki o 1 puanı nerden kırdın cicim?" diyorsunuzdur belki. Arada bir konudan konuya atladığını fark ettim. O yüzden. . . Ve tabi ki tarihi tek bir kitaptan öğrenemezsiniz. Bunun için çok yol kat etmek gerek. . . Haa bir de 20 günde okuduğuma bakmayın =))) sıkıcılığından değil, benim uyuşukluğumdan kaynaklanıyor =)))
Tarih
Yakın Tarihin Gerçekleriİlber Ortaylı · Kronik Kitap Yayınları · 20212,890 okunma
"MERHABA BEYAZ GEMİ , BEN GELDİM!"
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 18:05
Merhaba canlar. "SPOİLER" olabileceğini belirterek başlıyorum incelememe. . . . "Bu romanda iki masal var: Biri sekiz yaşında küçük bir çocuğun diğeri ise çok sevdiği Mümin dedesinin masalı. Dedesinin masalını çoğu kişi bilse de çocuğun masalını kimse bilmiyordu..." . . . Anakarakter 7-8 yaşlarında, Isık-Göl kıyısında dedesi, ninesi, teyzesi ve onun kocasıyla birlikte yaşayan bir çocuk. Çocuğun dedesi Mümin, ailesi tarafından bırakılan torununa bakmakta, sonradan evlendiği karısı ve torunuyla birlikte bu tenha göl kenarında, ormanın bakım işleri ile uğraşan damadı Orozkul´a yardım ediyor. Orozkul´un karısı yani çocuğun teyzesi Bekey kısır olduğu için çocuk sahibi olamayan bir kadın. Orozkul evlat sahibi olamamanın hıncını bu zavallı ihtiyar ve onun çocuğu olmayan kızından çıkarıyor. Çok geniş bir hayal dünyasına sahip olan çocuk, dürbünüyle her gün gölde yük ve yolcu taşıyan bir gemiyi izliyor. Gemilerde tayfalık yapan babasının da bu gemide çalıştığını düşünerek, balık olup bu gemiye ulaşmayı, babasına zavallı dedesini, zalim Orozkul´u, yaşadıklarını hayallerini anlatmayı düşlüyor. Dedesinin yanından hiç ayrılmayan çocuk, onun anlattığı masallardan etkileniyor. Bu masallardan biri Boynuzlu Maral Ana destanı. . . . Hikayemizin sonuna gelecek olursak: Günlerden bir gün dede sevinçle çocuğa maralların geldiklerini, onları ormanda gördüğünü söylüyor. Çocuğun etekleri zil çalıyor. Tüfek Orozkul´a muhtaç olan Mümin dedenin eline veriliyor ve maral ona vurduruluyor Çocuk bütün bunlar olup biterken evde hasta yatıyor tabi. Dışarı çıktığında insanların sevinçle et paylaştıklarını ve o gün ilk defa dedesinin içki içtiğine şahit oluyor. Etrafa bakınırken öldürülen maralın boynuzunu görünce, üzüntüsünden ne yapacağını bilemiyor. Birden içinde bir balık olup babasına gitme
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken · 201487,4bin okunma