Orta Dpğunun 21. yüzyılın ilk yıllarında ateş topuna dönmesi, diğer ülkeleri Orta Doğu'yu saran bu yangının nedenlerini sorgulamaya yöneltti. Bu vesileyle 1916 yılında imzalanan ve neredeyse unutulmaya yüz tutmuş olan Sykes-Picot Anlaşması tekrar gündeme oturdu. İngiltere adına anlaşmayı imzalayan Sir Mark Sykes, Orta Ooğu'nun parçalanma sürecinin en önemli mimarı olarak hafızalarda tekrar canlandı. Sir Mark Sykes adı ön plana çıkarılırken anlaşmanın diğer ortağı François George-Picot'nun adı sadece anlaşmanın başlığında geçtiği kadarıyla kaldı.
2016 yılında Sykes-Picot Anlaşması'nın 100. yıldönümü olması, anlaşmayı ayrıca anlamlı kıldı. Bu arada Thomas Edward Lawrence ve Gercrude Lowchian Bell isimleri de dünya kamuoyunda fazlasıyla yer buldu.
T.E. Lawrence; gazeteci Lowell Thomas'ın yazdıkları ve yaptığı reklamla Hollywood'un erkenden keşfettiği bir isim haline gelmişti. Her ne kadar anlatılan olağanüstü hikayeler onun efeminen ve ürkek yapısıyla pek de örtüşüyor görünmese de kahraman arayışında olan sinema sektörü T.E. Lawrence'ı Arap ülkelerini özgürleştiren insan olarak önemli bir mevkiye yükseltti. Lawrence'ın kahraman olarak sunulması ve fazla göz alıcı, parıltılı başarısı Arap coğrafyasında görev yapan birçok önemli ismi tamamen gölgede bıraktı. Batı toplumu Sykes-Picot Anlaşması'nın 100. yıldönümünde, Lawrence'ın yanına unutulmaya yüz tutmuş isimlerden biri olan Getrude Lowthian Bell'i de ekledi. Bell'in kadın olması kurgulanan casusluk ve idealizm hikayesini daha anlamlı hale getirdi.
Werner Herzog'un yönettiği ve Amerikan sinemasının önemli aktrislerinden Nicole Kidman'ın başrolde oynadığı Çöl Kraliçesi filmi 2015 yılında çekildi. Anlaşmanın 100. yıldönümünü anlamlandırmak için birçok ülkede ve Türkiye'de 2016 yılında gösterime girdi. Film
Ridi, Pagliaccio, sul tuo amore infranto."
("Gülsene, palyaço, şu kırık dökük aşkına.")
"Ridi del duol, che t'avvelena ilcor!"
("Gülsene, kalbini zehirleyen kederine.")
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bence bir kimse başka birine dar gününde yardım ederse, sövmezse, kötü söylemezse, her işe burnunu sokmazsa, Tanrı’nın adını da küçük ‘t’ ile yazmazsa işini sağlama bağlamıştır. Bir kiliseye bağlanmış kadar sağlamdır durumu."
If you look deeply into the palm of your hand, you will see your parents and all generations of your ancestors. All of them are alive in this moment. Each is present in your body. You are the continuation of each of these people.
The most common name given to Romany by suspicious house - dwellers is gypsy , a name that derives from the utterly false idea that they are from E gyp t.
The Romany ended up being called Egyptians because of a single event in 1418, when a band of them arrived in Augsburg claiming to be from ‘Little Egypt’. What exactly they meant by this is unclear, but they wanted money and safe conduct, which was given to them by the authorities and then denied them by the people. The Egyptian idea caught on, and a legend grew up that the Roma were cursed to wander the Earth because when Joseph, Mary and Jesus were obliged to escape the wrath of Herod by fleeing to Egypt, a local tribe had denied them food and shelter.
The end-and now what? Am I changed? Is the world? I've lifted myself off the page and what sort of gesture is this? It isn't especially dramatic, it happens slowly, and I mark it. Poems do end, at least materially.
Aditi Machado