Resimlerine bakmak, resimlerini öpmek istiyorum Alperciğim. İçimde sana ait ne varsa, hepsine sarılmak istiyorum. Kolunu koklamak, sesini duymak, bir ses kaydını, bir stickerını, bir fotoğrafını bile öpmek istiyorum. Senin dokunduğun, giydiğin, geçtiğin, oturduğun, anını bıraktığın her şey sanki sana açılan bir kapı gibi geliyor bana. Oturduğun masa, içtiğin bardak, yürüdüğün sokak... Hepsine sarılmak istiyorum. Çünkü sana sarılamıyorum. Seni o kadar çok özlüyorum ki, özlemim artık bir insana değil, senden kalan en küçük izlere bile dokunmak istiyor. Anlatamıyorum... Sadece çok özlüyorum seni, çok.
Halka hizmet ruha şifa
Herşeyi devletten beklememek lazım. Bu arada taze ot kokusu,kitap kokusu kadar enfes geliyordu:) Beyaz masa beni bul gönüllü çalisan....
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Yüreğin hangi sevgi bilmezin elinde maşa..."
Birinci Çözüm Süreci ve Suriye Eksenli Çöküş Dönemsel (2013 - 2015) Oslo ve Dolmabahçe mutabakatlarıyla yürütülen süreç, Anglo-Amerikan ekseninin Ortadoğu vizyonuyla yerel iktidarın "bölgesel liderlik" ve anayasal değişim hayalinin geçici ortaklığıydı. Ancak Suriye İç Savaşı'nda ABD'nin DEAŞ'a karşı sahada PKK/YPG (SDG) ile doğrudan stratejik ortaklık kurması ve Kürt aktörlerin küresel sistemden doğrudan "devletleşme garantisi" alması üzerine Ankara, bunu öncelikli "beka tehdidi" olarak kodladı ve masa 2015'te devrildi.
Tarih
Eskici Hakan Taşıyan'ın şarkısı ‧ 1998 Çekinme eskici içeri buyur Burada bir aşkın ateşi uyur Baktıkça içimin yangını büyür Al götür eskici, topla ne varsa Kalmasın bu aşktan hiçbir hatıra Onundu şu masa, şu kalem kağıt İster sat istersen hayrına dağıt Bitsin bu hıçkırık, dinsin gözyaşım Hepsinde yaşanan binbir anım var Hepsinin bir şeyler söyler yanı var İçimde bu aşkın hatırası var Al götür eskici, topla ne varsa Burada ne varsa hepsi senindir Önce duvardan tabloyu indir Hiç sorma resmini gördüğün kimdir Al götür eskici, topla ne varsa
Müzik
Semiha Berksoy Beyoğlu’nda Üç Nal Lokantası’nda buluyorum onu. Küçük bir lokanta, dipte tezgaha yakın bir masa. Cahide oraya yiyor, içiyor yaşıyor. O lokantayı evi gibi kullanıyor. Maaşını oraya yatırıyor. Beyoğlu’nda bir otelde kalıyormuş karanlık sokaklardan birinde.