10/10
·104 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:15
"Bir gün yeni biçilmiş bir saman tarlasının kenarında eski bir karavan belirdi. Ne elektriği vardı ne de suyu.. Bir hafta sonra önünde iki testere tezgahı arasında kabaca yerleştirilmiş bir tahtadan oluşan bir masa koyulmuştu. Üzerine süslü bir baharatlık, birkaç askeri kamuflaj, matara, sırt çantası ve bir yemek takımı dizilmişti. Ve bir not; "BEDAVA". Birileri, "İhtiyacımdan çok daha fazlasına sahibim, o yüzden seninle paylaşmak istiyorum," diyor. Bu küçük eylemlerin birkaç kilometrelik bir kır yolunda gerçekleşmesi de tesadüf olmasa gerek. Vermek, vermeyi doğurur; armağan dolaşımda kalır. Ve böyle yolların sayısı tahminimizden çok daha fazladır."
Armağan YemişiRobin Wall Kimmerer · Kolektif Kitap · 20261 okunma
9/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Merhabalar,kitabı iki kısımda inceleyeceğim ilk yarı ve ikinci yarı şeklinde. !!!!!DİKKAT SPOİLER İÇERİR!!!!! lütfen ona göre okuyun. içerik hakkında baya bilgi içeriyor!!! Martı 1.yarı kitapla ilgili dikkatimi en çok çeken şey sıkışmışlık içerisinde olmasıydı. Herkesin kendince sorunları ve bunalımları vardı. Bu açıdan asıl sinirlendiğim nokta hiç kimsenin birbiriyle gerçekten iletişim kurmaya çalışmaması, çözmeye de çalışmaması. bana ciddi bir iletişimsizlik söz konusu olduğunu düşündürdü. Kitabın en başındaki Medvedenko ve Maşa'nın konuşmasından örnek verecek olursam: Medvedenko geçimden, yaşam şartlarından, daha çok maddiyat ağırlıklı şeylerden bahsediyorken Maşa ise "hayatımın yasını tutuyorum, mutsuzum" diyor. Aslında iki taraf da haklı ama iki taraf da bambaşka tellerden çalıyordu. Ayrıca konuşmak için konuşan, konuşmalarda sadece kendi kısmını bekleyen kişiler gibi geldiler. Yüzeysel karakterlere sahipmişler duygusunu hissettim. ​Treplev karakterini başta sevmiş gibiydim fakat ilerledikçe düşünce olarak uyuşmadığım bir karakter olduğuna karar verdim gibi. Başta eski olanı bırakıp yeniye yönelmesini oldukça atılgan ve cesur bir hareket olarak görürken son kısımlarda (Nina'yla Martı konuşmasında) bunu aslında kendisini, annesine ispat etme -sevgi- için bir araç gibi kullandığını düşünmeye başladım. Kendi çıkarları için yapıyor gibi bir his baskın hale geldi. Bu noktada onun samimi olup olmadığına karar veremedim. Arkadina'ya ise başta oldukça gıcık kaptım. Kendi bildiğini yapan ve okuyan baskın bir karakter vibe'ını verdi. Kendine güvenmesi ve daima mükemmele oynaması bir seviyeye kadar güzel gelirken o seviyeden sonrasında da kendi egosunun esiri haline düşmüş gibiydi. Onun da arka planda bir şeylerin bunalımında olduğu hissedilmekteydi. Son olarak 40-46.
Duygu ve Düşünce
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·155 syf.··
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:03
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar insanın içine yerleşir. İnsanın Anlam Arayışı benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Kitabı kapattığımda aklımda kalan şey acı değil, umut da değil. Daha çok şu soru oldu: İnsan, elinden her şey alındığında geriye ne kalır? Viktor Frankl bu soruyu bir masa başında değil, hayatın en karanlık yerlerinden birinde cevaplamaya çalışıyor. Bu yüzden kitapta anlatılan her düşünce, teoriden çok yaşanmışlığın ağırlığını taşıyor. Okurken bazı satırların altını çizmedim; çünkü bazı cümleler doğrudan insanın içine çiziliyor. Kitabın bana bıraktığı en güçlü düşünce, hayatın bize bir anlam borçlu olmadığıydı. Belki de biz hayatın sorularına cevap vermekle yükümlüyüz. Bazen bir insan, bazen bir hayal, bazen de sadece yarına ulaşma isteği insanı hayatta tutabiliyor. Bu kitap bana mutluluğun değil, anlamın peşinden gitmeyi hatırlattı. Çünkü mutluluk her zaman bulunmuyor. Ama insan, en zor zamanlarında bile kendine bir neden bulabiliyorsa yoluna devam edebiliyor. İnsanın Anlam Arayışı bir kişisel gelişim kitabı gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlası. İnsanın kırılganlığını, dayanıklılığını ve en karanlık zamanlarda bile içinde saklayabildiği ışığı anlatan bir eser. Bazı kitaplar bilgi verir. Bu kitap ise soru sorar. Ve o sorular, son sayfadan sonra da insanın peşini bırakmaz.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
"Yaşamalıyız"
5/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 19:14
Babaları ölünce kasabada sıkışıp kalan üç kardeş yıllarca "Moskova’ya gidersek kurtuluruz" diye avunur ama kimse adım atmaz. Olga öğretmenlikten bıkmış, Maşa mutsuz evliliğinden subay Verşinin’e kaçmış, İrina ise çalışarak çıkış arayan ama hayalleri sönen en küçük kardeştir. Arada geçen zamanda kumar batağındaki erkek kardeşleri Andrey evi karısı Nataşa’ya kaptırır, aşklar biter, askerler gider ve Tuzenbah düelloda ölür. Büyük olay olmayan, çay içilen masalarda sessizce tükenen hayatları anlatan oyun, eylemsizliğin ve ertelenen umutların trajedisi gibidir.
Üç Kız KardeşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,8bin okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2026 111. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 21:54
Sakura Mevsimi Kitapçısı ~ Takuya Asakura . Yayınevinin İyi Hisset serisinin kitaplarına bayılıyorum. Her biri tam başucu kitabı olarak adlandırdığımız o özel kitaplardan Arka kapakta söylediği gibi kitabı okumaya başlayınca bir anda kendimi kiraz çiçekleriyle çevrili o gizemli kitabevinde buldum. Birbirinden farklı insanların yollarının ve hayatlarının kesişme yeri bu kitabevi. Sakura’da gizemli bir kız ve her şeyi izleyen üç renkli bir kedi karşılıyor sizi. Yolumuzun buraya düşmesi demek bizi derinlerimizde sakladığımız duygularla yüzleşmeye itiyor. Yolumuzun kitaplarla, aynı kitap ve aynı satırlarla kesişme şekli beni o kadar çok heyecanlandırdı ki bu detaya bayıldım! Yolunuzu açan bir kitap, her birinin ve duyguların sorgulaması, farklı bir dünya ve rezerve bir masa Mucize pazarlamacıları Kobako ve Sakura kitapçısındaki kızımız ile uçsuz bucaksız bir maceraya ve iyileştirici bir güce tanık oluyoruz. Çok ama çok sevdim. Şans vermelisiniz “Şöyle söyleyeyim: Mucizeler, aslında sandığımızdan çok daha sık, çok daha farklı yerlerde meydana geliyor. Ama kim için, ne şekilde gerçekleşeceği son derece rasgele. “Şu halin var ya... hep gülümsemeye çalışman. Öyle kolay bir şey değil bu. Benim gibi ihtiyarları, etrafındaki insanları neşelendirmek için yaptığını biliyorum. İnsan başkaları için gülümseyebiliyorsa, bu büyük bir şeydir. Ben beceremezdim.”
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 202680 okunma
Mungan’ın Denemeleri
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:15
Murathan Mungan’ın denemeleri her zamanki gibi “ufuk açıcı” ve olaylara, olgulara farklı bakabilmeyi öğretiyor. Yaşayan en güçlü yazar-şairimiz. Sinemadan tiyatroya, mimariden resme, siyasetten tarihe…
Masa MikrofonuMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20268 okunma