10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Altı Harfli Bir Tatlı Bu kitabı okurken gerçekten kendimi bir ailenin salonunda oturuyormuş gibi hissettim. Hani çaylar konmuş, herkes aynı odada ama kimsenin içi tam olarak birbirine açık değil ya… İşte tam o atmosfer. Çok tanıdık, çok bizden. Dışarıdan bakınca sıradan bir aile gibi görünüyorlar ama sayfalar ilerledikçe o suskunlukların, yarım kalmış cümlelerin altında neler saklı olduğunu fark ediyorsun. Küçücük bir sözün yıllarca nasıl taşındığını, bir bakışın bile insanın içinde nasıl iz bıraktığını anlatıyor. O “altı harfli tatlı” aslında sadece bir şeyin adı değil; sevilmek, kabul edilmek, anlaşılmak… Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. En sevdiğim tarafı şu oldu: Kimse tamamen suçlu değil, kimse tamamen masum değil. Birine kızıyorsun, sonra onun içini görünce yumuşuyorsun. “Tamam ya, o da böyle büyümüş” diyorsun. Bu da kitabı çok gerçek yapıyor. Çünkü gerçek hayatta da böyle değil mi zaten? Sermin Yaşar’ın dili yine çok sade ama o sadeliğin içinde kocaman duygular var. Bağırmıyor, dramatize etmiyor ama bir cümleyle kalbine dokunuyor. Ben okurken kendi ailemi düşündüm, çocukluğumu düşündüm.. Bitirdiğimde böyle tatlı bir hüzün kaldı içimde. Çok ağlatan bir kitap değil belki ama insanı içten içe yakalıyor. Gerçekten samimi bir aile hikâyesi okumak istersen, hiç düşünmeden öneririm. #altıharflibirtatlı #şerminyaşar #cansununkitapligi #reels #books
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Puan vermedi·355 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:05
Bu kitabı okumadan önce iki kere düşünün! Nietzsche; iyi sandığımız insanları, dindar maskelerini ve en önemlisi kendi içimizdeki o karanlık aynayı suratımıza acımadan fırlatıyor. Birisine yardım ederken gerçekten iyi miyiz? Yoksa karşımızdakinin acizliği üzerinden kendi egomuzu mu gıdıklıyoruz? Kendimizi yüksekte görmenin pratik bir yolu mu bu? Peki ya Tanrı'ya dua etmek? Gerçekten göründüğü kadar masum mu? Tekrar düşünün :) İnsan, kendi türünden birini öldürünce "cani", bir sivrisineği ezince neden "kahraman" olur? Kendinize ahlaklı demeden önce bu sorularla yüzleşin.
İnsanca, Pek İnsanca 1Friedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,582 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·168 syf.··
2026 167. kitabı
Engereğin Gözü, Zülfü Livaneli tarafından kaleme alınmış, psikolojik gerilim ile toplumsal eleştiriyi iç içe geçiren bir romandır. Roman, insanın hırslarını, vicdanını, korkularını ve güç karşısındaki dönüşümünü sorgulayan katmanlı bir anlatıya sahiptir. Roman, sıradan görünen olayların giderek karanlık ve rahatsız edici bir hâl almasıyla ilerler. Karakterlerin geçmişleri, sırları ve yaptıkları seçimler, onları geri dönüşü olmayan sonuçlarla yüz yüze bırakır. “Engereğin gözü” metaforu, hem sürekli izleyen bir bakışı hem de kötülüğün insanın içine sinsice yerleşmesini simgeler. Olay örgüsü boyunca okuyucu, kimin masum kimin suçlu olduğundan hiçbir zaman tam emin olamaz. Bu belirsizlik romanın gerilimini canlı tutar. Engereğin Gözü Zülfü Livaneli
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,9bin okunma
Narsist birey
Puan vermedi·187 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
112 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 03:22
Kitaba ayrı bir değerlendirme yapmak istiyorum zaten ama yalnızlık kısmında narsist birey ayrı bir değerlendirme konusu fikrimce... "Çocuk, duygusal ihtiyaçlarının doyurulmaması ya da aşırı doyurulması sonucu kendi benliğinin sınırlarını oluşturamazsa, diğer insanları da kendilerine özgü ihtiyaçları olan varlıklar olarak kabul etmeyi öğrenemez. Böyle bir durumda çocuk için diğer insanlar, kendi benliğinin bir uzantısı gibidir. İlişkiler kurabilen bir insan olarak yaşamını sürdürür ancak bu ilişki, maskelenmiş bir yalnızlığın anlatımıdır ve narsisizm sözcüğüyle adlandırılır. Narsist kişi görünürde diğer insanlarla ilişki halindedir ama bu gerçek bir ilişkiden farklıdır. Başka bir deyişle, bir diğer insanın gerçeklerini anlamaya çalışmayı ve bu doğrultuda davranmayı gerektirir. Oysa narsist bir insan için başka bir tür ilişki kurmayı öğrenememiştir, dolayısıyla seçeneği de yoktur. O, kendi boşluğunu bir diğer insanla gidermeye çalışır ve bunun sevgi olduğuna inanır. Narsist bir kişi, bir yandan kendisine hayranmışçasına davranır, öte yandan da kendisinden aşağılık duyguları yaşar. Çevresindeki insanlara sürekli kusur bulur ve onları küçümser. Aslında küçümsediği kendi gerçek benliğidir. Karşısındaki insanlara kendilerini değersiz hissettirirken, kendi narsisist eğilimleri olan insanlarla daima birbirlerini bulurlar. Çünkü özerk ve bireyleşmiş bir insan bu tür bir ilişkiyi zaten sürdüremez. Karşısındakini gerçekten duyamazlar. Söylediklerinin karşı tarafta nasıl bir etki yarattığına aldırmadıklarından ve onların anlattıklarını anlamaya çalışmayarak salt kendi bakış açısından değerlendirdiklerinden, böyle bir insanla gerçek bir diyalog kurulamaz. İlişkileri, iki taraf biçimindedir. Her biri ne dediğini diğerinin anlamış olduğunu farz ederek kendi monoloğunu söyler ve
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,6bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2024 14. kitabı
Charles Dickens’in 1837-1839 yılları arasında tefrika edilen ve 1838’de kitap olarak yayımlanan Oliver Twist, yazarın ikinci romanıdır ve Victorian dönemin en ikonik eserlerinden biridir. Roman, Dickens’ın sosyal eleştiri gücünü en net gösterdiği yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Roman, yetim bir çocuk olan Oliver Twist’in Londra’nın yoksul mahallelerinde ve suç dünyasında verdiği mücadeleyi anlatır. Oliver doğar doğmaz workhouse’a (yoksullar evi) verilir, orada açlık ve kötü muameleyle büyür. “Daha fazla yemek isterim” diye isyan etmesiyle başlayan macera, onu Londra’nın alt dünyasına, Fagin’in çetesine sürükler. Hikâye, Oliver’ın masumiyetini koruma çabası etrafında şekillenirken, dönemin İngiltere’sindeki sınıf ayrımını, yoksulluğu ve adaletsizliği gözler önüne serer. Dickens, tefrika roman geleneğine uygun olarak bol olaylı, cliffhanger’lı bir kurgu kullanır. Hikâye hem melodramatik hem de mizahî unsurlar taşır; ancak temel tonu sert bir sosyal eleştiridir. Temalar Yoksulluk ve Sosyal Adaletsizlik: Roman, Poor Law (Yoksullar Kanunu) uygulamasını acımasızca eleştirir. Workhouse’lardaki sistematik açlık ve aşağılama, Dickens’ın en güçlü sayfalarında yer alır. Çocukluk ve Masumiyet: Oliver, Victorian edebiyatındaki “masum çocuk” arketipinin en bilinen örneklerindendir. Çevresindeki kötülüğe rağmen ahlaken bozulmaz. Suç ve Çevre: Fagin’in çetesi üzerinden “çevre insanın kaderini belirler” fikri işlenir. Dickens, suçluları hem mahkûm eder hem de onların da birer kurban olduğunu gösterir (özellikle Nancy karakteri üzerinden). Kimlik ve Aidiyet: Oliver’ın gerçek kimliğinin ortaya çıkması etrafında dönen miras ve sınıf konuları, romanın ikinci yarısını güçlendirir. Hypocrisy (İkiyüzlülük): Orta sınıf ve din adamlarının ikiyüzlülüğü (Mr. Bumble gibi karakterler
Oliver TwistCharles Dickens · Can Yayınları · 201819,9bin okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:05
Bazı popüler kitapların arasında eriyip gitmese çok çıkış yapacak kitaplardan biri olurdu bana kalırsa. Ben kitabı edebi olarak zengin buldum. Benim zevkime çok yakın bir kalem olduğundan okuması çok keyifliydi. Felsefi yönleri de çok kuvvetli. Sürekli bir heyecan duygusu içinde okudum, merak ettim, okurken sıkmadı. Çok şaşırtıcı bir son değildi ama ağır bir toplumsal eleştiri kitabıydı. Belki bu toplumsal eleştiriyi daha derin okumak biraz daha keyif verebilirdi. Hüthüt kuşu çoğu zaman şans olarak tabir edilir ve bu kitapta neden bu kuşun adamı ölüme çektiğine başta anlam verememiştim. İşin derininde bu şans kuşu, iki masum canı kurtardı. Bu metafor da çok güzel kullanılmıştı.
1000Kitap
Sözün SırrıDemet Özdemir · Epsilon Yayınevi · 20259 okunma