Bu matem, bu inleme ve feryatlar, herkese hiç bitmeyecekmis izlenimi veriyordu.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Edebiyat
Kanlı, anlaşılmaz ibareler şimdi gözümün önünde sergilenen ölüm piyesine dönüşmüştü.
Reklam
Hislerdi insanı yaralayan ama insanlardı o hisleri yaratan canavarlar.
Başımı göğe kaldırıyorum, Şimal Yıldızı'nı arıyor gözlerim. O kayıp. Bense birilerinin giderken ardında bıraktığı çığlık gibi hayattayım. Gökyüzü, bütün yıldızlar sönmüş gibi karanlık. Hakkıdır matem, tutsun. Yağmur yağıyor. Yıkamıyor ama hiçbir şeyi. Onun da alacağı olsun.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Halife Muaviye, Ermeniye'ye aradığımız sömürge valisine verdiği yanıtta şöyle der: "İdarendeki araziyi Türklerin akın ve yağma ettiklerinden, bunun üzerine onların arkalarından takip kuvvetleri sevk ettiğinden ve bu takipçilerin yağma edilen şeyleri geri almış olduklarından bahsedip duruyorsun. Anan sana matem tutsun! Sakın bir daha böyle bir harekette bulunma. Türkleri kışkırtma ve onlardan sakın bir şeyler almaya çalışma. Çünkü Resulullah'tan işittim, buyurdular ki; "Türkler yavşan otu biten yerlere, yani Arabistan'ın aşağı kesimlerine kadar ilerleyeceklerdir." (Z. Kitapçı, age., s. 196-7)
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam