Çocuklukta, ergenlikte ve sonrasında genç yetişkinlikte ve yetişkinlikte, hatta yaşlılıkta da tekrar tekrar okunması gereken bir eser!
Bir hayatı çocuklara adamış olan yazar Aziz Nesin; bu kitapta çocuklara anlatmıyor, çocuk olup anlatıyor. İki arkadaşın birbirlerine yazdığı mektupları okuduğumuz ve yetişkin davranışlarına, öğütlerine çocuk gözünden baktığımız bu kitap, çocukken okunduğunda düşüncelerimizde yalnız olmadığımız hissini verecek, yetişkinlikte ise davranışlarımızın çocuk dünyasında bırakabileceği izleri ve onlar için nasıl anlamsız, gülünç şeyler yaptığımızı görmemize olanak sağlayacaktır.
İlk lise sıralarında okumuştum, şimdi 23’ümde tekrar okudum. Birkaç sene sonra yine okurum. Bıkmak, usanmak mümkün değil. Her seferinde başka tat veriyor! Kâh güldürüyor, kahkaha attırıyor kâh sorgulatıp endişe ettiriyor.
İşte mizah böyle bir şey. Aziz Nesin de bunun en iyi ustalarından biri. Kalemine sağlık!
Sondaki ikinci mektubunda “Çocukların anlayamayacakları hiçbir sorun yoktur. Olsa olsa, dinleyenlerin yaşlarına göre, konuların anlatış biçimi değişebilir.” diyerek çocukların bilinçli, aydın, haberdar bireyler olarak yetişmesi hususunda çok önemli bulduğum ilk adıma daha eski yıllarda dikkat çekmesi ile de kalbimi defalarca fethediyor.
Saygıyla, tebessümle anıyorum.