Dokuzuncu Cemiyet İnceleme (Az Spoiler Uyarısı)
9/10
·464 syf.··
2025 5. kitabı
Dokuzuncu Cemiyet✯✧.*☆— 9/10, 4/5 "Her çiçek her bahçeye ait değildir." "Belki de iyi şeyler, kötü şeylerle aynıydı. Bazen olmalarına izin vermek gerekiyordu." "Akıntı sonunda hepimizi almak ister. Yaşamak istiyorsanız mücadele etmelisiniz." "Kalbin neredeyse ev de orasıdır seni züppe." "Şeytanın bilmediği kapı olmadığını söyledi. Her ayağını içeri sokmak için beklermiş." "Gücün olsun bu karanlık dünyada onu aydınlatmaya ve gücün olsun bu ölü dünyayı canlandırmaya." Eğer biri size Matrix filminde olduğu gibi dünyanın göründüğü gibi olmadığını söylese o merak kapısını aralar mıydınız? Tavşanı takip eder miydiniz? Ya da Profesör Xavier gelse ve sizi okulunuza çağırdığını, X-men olmanızı istese onunla gider miydiniz? Ben kuşkusuz her davete evet derdim. Kitapta da bir cümle geçiyor, şu an aklıma geldi: "Biri size bir armağan sunduğunda kabul ederdiniz. Ama parlak bir şeye çekilmek aynı zamanda bir karga dürtüsüydü." Galaxy ya da bilinen ismi ile Alex, iksire ihtiyaç duymadan Grileri görebiliyordu. Hem de onları bir hayaletten beklendiği üzere yarı saydam bir gri olarak değil, renkli görüyordu. Bununla çocukluktan bu yana yaşamış ve onların varlığına artık alışmıştı. Ta ki yüksek dozda uyuşturucu ile bir katliamın ortasında bulunup Lethe'den ona davet gelene kadar. Kitap gelecek ve geçmişin iç içe geçmiş hali gibiydi. En başta epey gelecekten bir sahnenin -doğrusu bir kaosun, bilmecenin, karışıklığın- ortasına atıyor ve siz "Neler oluyor?" diyorsunuz. Sonra geçmiş ve gelecek olmak üzere bir Galaxy'den bir de Lethe'nin Centilmeni'nin (ya da Daniel Arlington, kitapta sıklıkla Darlington olarak okuyoruz ismini) gözünden okuyoruz. Kitabın dinamiği başlangıçta beni çok yordu. Zor bir dili yok, asla. Ama hani durup "Ben ne okuyorum ve okuduğumu anlıyor muyum?"
1000Kitap
Dokuzuncu CemiyetLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2021631 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2023 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2023 21:02
Dazai'ya çok aşinayım ve Dazai hakkında azımsanmayacak şeyler biliyorum ama bu kitabı dahil sadece 2 kitabını okudum. Bundan önce Öğrenci Kız kitabını okurken içim sıkılmıştı biraz. Bu kitabın üslubundan değil, içeriğinden kaynaklanıyordu bu yüzden daha ilginçti. Bu kitabı okurken de Öğrenci Kız gibi mi olacak diye içimden geçiriyordum ama asla öyle olmadı. Kitap; günlerini kendinden utanmakla geçiren bir gencin İkinci Dünya Savaşı sonrası döneminde hastalandığı için bir sağlık dojosuna gönderilmesi ve bu ortamı mektup arkadaşına anlatmasına karar vermesi ile başlıyor. Bu dojoda savaş sonrası malzeme yetersizliğinden hastalara Öğrenci muamelesi yapılıyor ve egzersiz ve masaj tedavisi uygulanıyor, tüm bunlar pek sorumluluğun olmadığı, görebli insanlar tarafinan hemen hemen her ihtiyacın karşılandığı kafa rahatlığı vadeden bir Matrix gibi canlanıyor gözde.(ki yazarın amacı da budur kendine göre gemiye birçok kez atıfta bulunur) Kitabın konusu... Nasıl desem? Yok gibi? Her şeyden var kitapta. İnsan ilişkileri, sanata bakış açısı, siyaset, edebiyat. Yok yok cidden. Özgürlükçü düşüncenin ne olduğu bile tartışılıyor kitapta. Ben bunları bir yerde okusam gözüm korkardı ama sizin korkmasın, kitap bunları birkaç sayfada işleyip geçiyor ve sıkmıyor, karmaşık bir anlatım sunmuyor. (Çok az) Kitapta iki zıt diyebileceğimiz kadın karakter var. Birisi tatlı, hayat dolu, hafif haylaz ; digeri ise daha ağırbaşlı, anaç, anlayışlı. Kitabın az olmayan bir kısmında bu iki zıt kadından bahsediyor mektupların yazarı. Mektupları yazdığı kişi de okuyor bunları tabi, sonrasında birtakım olaylar gelişiyor. Ayrıca belirtmeliyim ki, Öğrenci Kızda olduğu gibi insanlardan sakınma, içine kapanma psikolojisi bu kitapta çok daha az var. Hatta mektubun yazarı ve yazılan kişi arasındaki muhabbet
Roman
Pandora'nın KutusuOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20236bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·47 syf.··
2023 4. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2023 11:09
Derginin ana teması benim de izlediğim bir yapım olan "Sil Baştan" filmiydi. İzleyeli uzun zaman olduğu için bana tekrar bir hatırlatma niteliğinde oldu. Filmin başrol oyuncuları Jim Carrey ve Kate Winslet, yönetmeni Gondry hakkında bilgi edinmemizi sağlayan 2023 Şubat sayısı ayrıca şiirlerden, öykülerden ve karikatür sayfasından oluşmaktadır. Beni en duygulandıran ve kendimi bulduğum yazı: Bir Bahçenin Anısına, Bir Çiçeği Kopartmak adlı yazıydı. Okurken her satırın altını çizmemek için kendimi zor tuttum. Her satırda kendimden bir şeyler buldum...Ayrıca okurken Matrix gibi önemli yapıtları izlemediğimi fark ettim, en kısa zamanda izleyeceğim. Dergi sayesinde konusu hoşuma giden "Aşk Üzerine" romanını da önümüzdeki günlerde okumayı planlıyorum.
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 75 (Şubat 2023)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Dergisi Yayınları · 2023375 okunma
OPUS - ORKUN UÇAR -2022
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Orkun Uçar'ın bu çalışması 2000'ler başı Ölümsüz Öyküler Kulübü "Xasiork" döneminde çıkardığı Kızıl Vaiz'deki gibi öyküleri tek öykü bağlantılı toplu sunulan bir bilim-kurgu romanı. Bir kısa öykü içinde 3 adet uzun öykü, hatta bir yazarla ilgili olan üçüncü öyküde, yazar karakterinin yazdığı öykülerle bir katman daha oluşturulmuş. William Gibson'un Blade Runner filminden esinlenip Neuromancer kült romanını yazmasına öykünerek edebiyat sinema çift yönlü etkileşimini bol bol oluşturmuş. Yine "Neuromancer" başta olmak üzere "Altered Carbon", "Expanse", "Matrix" yapımları ile "1984" yapıtının izlerine ithaf ve ilham anlamında karşılaşıyoruz. Hatta romanın içerisinde karakterler bile 90'ların "Alacakaranlık Kuşağı" dizisi gibi yapımlara değiniyor. İtlaf anlamında değil kesinlikle, çünkü bir yazarı bir roman yazarı yaptığı kadar bir düzyazıyı da bir roman yapan anlatım ve kurgudaki kendine haslık ve kendine haslık konusundaki kadirşinaslık tamamen mevcut. Bu şu demek; 20'yi aşkın romanda Orkun Uçar çizgisi hep korunmuştu bunda da korunuyor. Ayrıca dışa ya da daha doğrusu sinemaya uzanımlı bu öğeler Tarantinoesk bi şekilde yazının bütününe öyle başarılı bir şekilde kaynıyor ki yazının kendisi kadar ithaf içeriklerinin asılları da sanki daha da güçleniyor, hiç de kaybolmuyor. Bu yapıcı kolaj çalışmalarını Tarantino büyük risk alarak kullanmıştı ve hiç de yanlış anlaşılmadı, hatta unutulmaya yüz tutmuş zamansız eserleri hatırlatarak onore ettiği için kendi de onore oldu. Orkun Uçar'ın bunu 'cyberpunk' akımının isim babası William Gibson gibi edebiyat-sinema şeklinde uyarlaması büyüleyicilik olarak gayet başarılı. Edebiyat açısındansa, edebiyatı sinemadan bi üst seviyede görenlere için bu tarz yaklaşım kitsch gelebilir. Ama şu muhakkak ki yazarların sinema hobilerinin işlerine
Bilim-Kurgu
OpusOrkun Uçar · Holden · 055 okunma