Eğer nasıl biri olduğumu bilseydiniz, şu anda beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümseme kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kenarında.
"- Sevginin niçini olmaz ki efendim.. Düşünsem belki mâkul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeylerin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. Bu da hodbinliğimizden doğar."
Hakikaten bu insanlar pek müz'iç mahlûklardı.Kendi akıllarının üstünlüğüne inanarak başkasına öğüt vermekten vazgeçmiyorlar, fakat kendi gülünçlüklerini, zavallılıklarını da bir türlü idrak edemiyorlardı.
"Felâketler ve kederler gibi bahtiyarlıklarla sevinçler de geçici idi. İçinde ferahlık duymasıyla gönlünün kararması bir oluyor ve bu hep böyle devam edip gidiyordu."