Mavi Çerçevemin İçi
Resim
Canım kızım, sarı çiçeğim, Bilgem
Bir çift mavi göz size ne kadar masum bakabilir? 👼🏻🫶🏻🌸
Reklam
Çizgi romanlar da açıklama ister, önsöz ister, inceleme ister
Martin Mystere - Sayı 217 - Dört Boyutlu Fidye "Fantazmagori" (Mystère'in Gizemleri) köşesi, serinin yaratıcısı Alfredo Castelli tarafından her sayının arkasına eklenen özel bir entelektüel/kültürel genel kültür bölümüdür. Bu bölümün hazırlanmasındaki temel amaçlar şunlardır: 1. Maceralardaki Gerçek ve Kurgu Sınırını Netleştirmek: Martin Mystère maceraları doğası gereği mitoloji, dinler tarihi, arkeoloji, gizemli bilimler, komplo teorileri ve ezoterizmle iç içedir. Okuyucunun kafasında *"Hikayede anlatılan bu efsane, tarihsel kişilik ya da bilimsel veri gerçek mi, yoksa tamamen kurgu mu?"* sorusu uyanır. Fantazmagori köşesi, macerada adı geçen konuların ve kavramların tarihsel dokümantasyonunu, kaynaklarını ve bilimsel gerçekliğini okuyucuya sunar. 2. Kültürel ve Felsefi Derinlik Kazandırmak: Görsellerdeki örnekte de görüldüğü üzere (yaşlılık kavramının etimolojisi, kutsal kitaplardaki kronolojiler, asırlık insanların tarihsel kayıtları, Faust efsanesinin gerçek kökeni vb.), sadece basit bir çizgi roman okuma deneyiminin ötesine geçerek okuyucuya felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. 3. Okuyucuyla Entelektüel Bir Bağ Kurmak: Alfredo Castelli, bu köşeyi adeta okuyucuyla sohbet ettiği kişisel bir kürsü olarak kullanır. Kendi düştüğü kavramsal yanılgıları (örneğin "yaşlı" yerine "yaşça büyük" kelimesini kullanarak siyasi doğruculuk tuzağına düşmesi gibi) samimi bir dille paylaşır. Bu durum, Martin Mystère'i sadece bir macera çizgi romanı olmaktan çıkarıp "akıllıca kurgulanmış bir kültür dergisi" formuna ulaştırır. Bir önceki sayı olan Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a Dönüş devamı olan bu sayının okunurluguna bir katkı sunması açısından bu bölümü burada paylaşmayı uygun gördüm. # YAŞLILARA YOL AÇIN: ZAMANIN,
Hayata Dair
Biliyor musunuz bayım, babama çok benziyorsunuz
Biliyor musunuz bayım Ben karanlıktan ve şimşekten korkardım çocukken. Çocuk olduğum zamanlarda yani. Hani bir ara çocuk oluyoruz ya hayatta Annemin beyazlara renklileri katmayışını sorgulamıştım bir ara. Belki renklenmek istiyordur beyazlar, belki biraz yorulmuştur hep temiz görünmekten. Bazı şeyler lekelenmek ister çünkü. Bir masa örtüsü, Biir okul gömleği, Bazen de bir kalp mesela. Ben en çok kalbimin beyaz kalmasına üzülmüştüm. Çünkü herkes biraz kirlenerek büyüyordu. Bense büyümeyi yanlış anlamıştım. İsterdim aslında Biraz mavi olaydı kalbim. Biraz kırmızı Biraz da boya kalemlerim değseydi ruhuma Biliyor musunuz bayım, babama çok benziyorsunuz. Bunun iltifat sayılıp sayılmayacağını bilmiyorum. Babam da giderken hiçbir şey söylememişti çünkü. Bazı erkekler kapıyı sessiz kapatır. Ardından ev uzun süre onların gürültüsüyle yaşar. Sizin çay tutuşunuz, dalıp giderken kaşlarınızın çatılışı, bir şeyi anlatacakmış gibi yapıp vazgeçişiniz... Hepsi biraz onu hatırlatıyor bana. Ama korkmayın bayım, sizi babamın yerine koyacak yaşları çoktan geçtim ben İnsan büyüyor çünkü.
Şiir
İlle de Mavi
"Kuşlar kondukları dala değil kanatlarına güvenirler..."
Gözlerin diyorum, güzel gökyüzüydü o yaz İçinde eski takvimler ve unutulmuş yağmurlar biriken Sen gülünce gökyüzü bir parça mavi giyerdi Sakladığım şeyleri çıkardım, ellerimde senin kokun Yol ayrılırken birbirini bırakmış iki dal gibiydik Yetişemedik baharlara, başka mevsimlerde olmadı. Ali İhsan Konuklu
Reklam
Reklam