Mavi
8/10
·183 syf.··
2026 21. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:25
Bir rengin tarihi üzerinden insanlığın zihniyet değişimini okumak güzel bir deneyimdi. Yazar, Antik Çağ'da barbarlığın ve dışlanmışlığın sembolü olan mavinin, Orta Çağ'da kutsallığa yükselişini ve günümüzde nasıl dünyanın en sevilen rengi haline geldiğini sosyolojik, ekonomik ve sanatsal boyutlarıyla anlatmış. Kitap boyunca kilise duvarlarından boyacı loncalarının savaşlarına, edebiyattan siyasete kadar rengin izini sürmek çok keyifliydi.
Tarih
MaviMichel Pastoureau · Can Yayınları · 201746 okunma
Puan vermedi·143 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 14:42
90'ların başında biri komünist, diğeri ehl-i tarîk olan iki dayım vardı, benden 6-7 yaş büyükler.Beraber büyüdük sayılır...İkisi de taban tabana zıt fikirleriyle beni etkilemeye çalışırlardı, ben de çocuk halimle rüzgar nereden eserse öyle takılırdım:) Ahmet Kaya ve Edip Akbayram dinlerdik küçük olanla, büyük bir ciddiyetle defalarca çevirirdik kasetleri... Şimdi o şarkıların sözlerini şiir halinde okumak çok kiymetli bir deneyim oldu benim için. Memlekette de , şahsi hayatlarımıza da o köprülerin altından çok sular geçti ama ben hiç kopamadım Ahmet Kaya'dan ve şarkı sözlerinin yazarı Yusuf Hayaloğlu'ndan... Hey koca Yusuf! Yusuf'cuk, ah yusufçuk! Rüzgarlara savurdun hep, şarkını. Herkesten saklandın, Her şeye gücendin durdun. Yoruldun, İflah etmezsin sen. Ömrün gitti bir yana Hüznün gitti bir yana, Şiirin kaldı ortada... Yusuf Hayaloğlu Gözleri İntihar Mavi
Gözleri İntihar MaviYusuf Hayaloğlu · Ağaç Kitabevi Yayınları · 20091,206 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Dokunmadan” Üzerine
10/10
·352 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:26
Dokunmadan: Hayatın Kıyısında Bir Vicdan Yolculuğu (Spoiler İçerir!) Bazı kitaplar olay örgüsüyle, bazıları karakterleriyle, bazılarıysa diliyle hafızamızda yer eder. Yazarla tanışma kitabım olan “Dokunmadan” benim için üçüncü gruba giriyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan şey ne Adalet’in yolculuğu ne de romanın sürprizleri oldu; zihnimde en çok yer eden şey, yazarın kelimelerle kurduğu dünyaydı. Kahramanımız Adalet, henüz yirmi dokuz yaşında olmasına rağmen ölüm döşeğinde karşımıza çıkıyor. Hastane odasında ölümü beklerken hayatını sorguluyor ve kendine çok temel bir soru soruyor: “İlk gerçek günahım neydi?” Bu soru onu çocukluğuna, vicdanının en karanlık köşelerine ve yıllardır taşıdığı suçluluk duygusuna götürüyor. Adalet’in en belirgin özelliği, hayatı boyunca yakasını bırakmayan suçluluk hissi. Yaptıkları için, yapmadıkları için, düşündükleri için hatta bazen yalnızca var olduğu için suçluluk duyuyor. Bu nedenle roman sadece bir geçmişe dönüş hikâyesi değil; aynı zamanda vicdanın insan hayatını nasıl şekillendirebildiğinin de hikâyesi. Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri hiç şüphesiz ölümle yüzleştiği ilk sayfalar. Adalet şöyle diyor: “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden… Her an kapımı çalmasından çekindiğim arsız bir misafiri bekler gibi hazır olacaktım ölüm hazretlerinin teşrifine. İçimden bir ses, ‘Buraya kadarmış Adalet,’ diye fısılyordu. Ürperiyordum.” (syf: 8) Bu satırlarda beni etkileyen şey ölüm korkusundan çok, insanın yaşayamayacaklarını düşünmesi oldu. Yeni bir mevsim görememek… Bir daha erik yiyememek… Kıymetini çoğu zaman fark etmediğimiz sıradan güzelliklerin ölüm karşısında
Roman
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,4bin okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2026 118. kitabı
️ Bazı hikâyeler yalnızca bir olay örgüsü anlatmaz okuru sırların, hesaplaşmaların ve güç mücadelelerinin tam ortasına bırakır. Altair Payan da tam olarak bunu yapan, temposunu son sayfasına kadar koruyan bir roman. ️ Maskelerin düştüğü, gizlenen gerçeklerin birer birer ortaya çıktığı bu hikâyede asırlardır saklanan sırlar, geleceğin anahtarı olarak görülen Nfortiorium ve bir milletin kaderini değiştirebilecek olaylar iç içe geçiyor. Kahramanlarla hainlerin yolları kesişirken, verilen her kararın ve edilen her yeminin büyük sonuçlar doğurduğu bir atmosfer okuyucuyu karşılıyor. ️ Hasan Balaban, olay örgüsünü yalnızca gizem unsurları üzerine kurmakla kalmıyor merak duygusunu sürekli canlı tutarak hikâyenin katmanlarını adım adım açıyor. Roman boyunca kimin dost, kimin düşman olduğu sorusu zihinlerde yerini korurken, güç dengelerinin değişmesiyle birlikte gerilim de giderek yükseliyor. ️ Sırlar, sadakat, ihanet, mücadele ve kader kavramlarını merkezine alan Altair Payan, özellikle gizem ve aksiyon unsurlarının iç içe geçtiği hikâyelerden hoşlanan okurların ilgisini çekebilecek bir eser. Her yeni gelişmeyle birlikte hikâyenin biraz daha derinleştiği, okuru sürekli bir sonraki sayfaya yönlendiren akıcı bir anlatı sunuyor. ️ Eğer sırların gölgesinde ilerleyen, güç mücadelelerinin yön verdiği ve son ana kadar merak duygusunu koruyan romanları seviyorsanız, Altair Payan keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici eserlerden biri olabilir. "Bilge Kağan ne demişti? 'Üste mavi gök çökmedikçe altta yağız yer delinmedikçe ey Türk milleti, senin ilini ve töreni kim bozabilir?'"
Altair - PâyânHasan Balaban · Güneşyolu Yayınları · 20262 okunma
8/10
·224 syf.··
2026 15. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:30
Kişisel Notlarım / İnceleme; Binlerce Mavi Kitap, ilk bakışta sade bir hikâye gibi görünse de satır aralarında yalnızlık, büyümek, aidiyet ve insan ilişkileri üzerine düşündüren bir roman. Yazar, olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanarak okuru duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın en güçlü yanı, bazı duyguları yüksek sesle söylemek yerine hissettirmeyi tercih etmesi. Bu nedenle hikâye ilerledikçe karakterlerle aranızda sessiz bir bağ oluşuyor. Özellikle insanları anlamaya, geçmişle yüzleşmeye ve kendine bir yer bulmaya dair bölümler oldukça etkileyici. Anlatım dili akıcı ve sade olsa da zaman zaman durup üzerinde düşünmek isteyeceğiniz cümlelerle karşılaşıyorsunuz. Kitabın temposu çok yüksek değil; daha çok karakterlerin duygularını ve değişimlerini takip etmeye dayanıyor. Bu nedenle aksiyon odaklı eserlerden hoşlanan okurlara yavaş gelebilir. Ancak duygusal ve düşündürücü hikâyeleri sevenler için tatmin edici bir okuma sunuyor. Genel olarak Binlerce Mavi Kitap, insan olmanın karmaşıklığını ve birbirimizi anlamaya çalışmanın güzelliğini anlatan, sakin ama etkili bir roman. Tür: Roman, Genç Yetişkin, Dram Puanım: 8,5/10
Binlerce MaviCheon Seon-Ran · Yuzu Kitap · 2025676 okunma
6/10
·211 syf.··
2026 10. kitabı
Hikaye güzel ama insanı içine alıp götüren bir dili yok bana kalırsa. Mavi kuş ismini verdiği külüstür otobüsüyle köyden kente yolculuk yapan sevdadan delirmiş Kenanın bir seferde yaşadıkları ve otobüstekilerin hayatları anlatılıyor ve sonunda sürpriz. Karakterden karaktere geçiliyor oluşu biraz yorucu,okuma zevkini azaltıyor.
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma