Mavidizeler

Çizginin dışında olamayanlara ithafen…
7/10
·244 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 17:53
Herkes aynı yerden başlamıyor. Ben şanslı biri değilim. Ama kendi şansını kendi yaratmaya çalışan ve fırsat geldiğinde daima hazır olan biriyim. O yüzden kendimi başkalarıyla değil, dünümle kıyaslamalıyım. Bir gün başarısız biri olarak kaybolup gidecek olursan, elinden geleni yaptığını hatırlayabilmelisin. Elinden geleni yap.
OutliersMalcolm Gladwell · MediaCat Yayınları · 202210bin okunma
Reklam
kendime not
8/10
·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
152 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 10:37
“Kişisel Menkıbe” - insanın bu hayattaki asıl amacı Asıl hazine yolculuğun kendisidir. İnsanın, kalbinin sesini dinlediğinde evren ona yol verir: çünkü mutluluk, kendi kaderini yaşamakta saklıdır. Bu yolda öğrenilen en büyük gerçek ise: Gerçek sevgi, gitmene izin verendir…
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Çalıkuşu; nahifliği ve safvetiyle sizleri hayrete düşüren maamafih kendine hayran bırakan; kâh güldürüp, kâh hüzünlere boğan, kâh kirpiklerinizi ıslatan, kâh yüreğinizi çokça şefkat ile doldurup taşıran mini mini bir çalıkuşu’nun; aşkla, hayatla, taşranın ve insanların karanlık yüzüyle tanışmasının getirdiği acılarla serilip serpilmesini anlatan bir romandır. reşat nuri güntekin’in kaleminden çıkmış olan bu kitap, türk edebiyatı’nın gözbebeği ve aynı zamanda atatürk’ün başucu kitabı olan çok mahut ve güzide bir romandır… ayrıca kendisi hayatın telaşında ve sevilmeyişlerimde boğulduğum bu son günlerde bana iyi gelen tek şey; bahçeme birer birer umut tohumları serpmiş, yüreğime bir ziya gibi doğmuş ve beni sevgilere, neşelere davet etmiş, sevgili ilk başucu kitabım! her şeyden önce kitaba ilişkin en ziyade bahsedilmesi gereken kısım: feride. feride – siz kendisine çalıkuşu, gülbeşeker ya da ipekböceği de diyebilirsiniz- öyle bir karakter ki yaramazlıkları ve şirinlikleri ile herkesi güldürebilecek kadar eğlenceli, gittiği her yerde başına ziyadesiyle mihnetler açabilecek kadar güzel, anadolu’nun her bir köhne yerinde muallime olabilecek kadar hamiyetli ve biçare, kapkara sevdasını yüreğine basıp her şeyini geride bırakıp gidecek kadar gururlu ve cesur, aynı zamanda acılarından ve gönül kırıklıklarından kaçacak kadar korkak; sevgisini ve iyi niyetini kimseden esirgemeyecek, kendini şefkate muhtaç minicik yüreklere adayacak, bağrına basacak ve hatta evlat bilecek kadar rikkatli, dahası ilk busesini bir ölünün sönmüş gözlerine armağan edebilecek kadar merhamet doludur… hayatta herkes bazen ve hatta bir kısmımız çoğu zaman feride gibiyiz zaten. kamran’ın evlendiğini haber aldığında tüm gün neşe içinde gülüp eğlenmişti fakat eline diken batınca ağlamıştı ya… öyle senden,
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Mecburiyet... Anlamının aksine çok güzel bir sözcük değil mi?
8/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 21:41
Ferdinand adında bir ressamın, savaş esnasında karısı Paula ile ülkesinden kaçmasının ardından savaşa çağrılmasıyla düştüğü çaresizliği; mecburiyet hissinin tüm benliğini nasıl baskıladığını, bilincine prangalar vurduğunu anlatan bir Stefan Zweig öyküsüdür. 50 sayfalık kısacık bir kitapta mecbur hissetmenin yaşattığı psikolojiyi, bu hissin insanı nasıl baskıladığını, özgürlük ve esareti, ikilemlerde boğulmayı; sevdiği adamın iradesi ve özgürlüğü için aşkından haykıran bir kadını, kalp kırıklıklarını, direnişini ve gücünü; Zweig'ın hayatından ve duygularından çokça iz taşıyan, iç burkan çaresizliği ve nicelerini okuyorsunuz. --- spoiler --- Kitabın bitişi ile üzerine dakikalarca zihnimdeki düşüncelerde boğulduğumu ve hatta çırpındığımı hissettim. Zira zihnim dört bir yana ayrıldı: Kendi hayatım, Zweig'ın bir zamanlar yaşadıkları, Ferdinand'ın durumu ve Paula... bunlar arasından yalnızca kendi hayatım için ayrılan bölümü biraz açıklamak ve Paula üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Kendi hayatım dediğim kısmı kitaptan bir alıntı ile açıklamak çalışacağım. “Ben istemiyorum ki...” “Bunu yeterince göstermiyorsun ama. Dahası sen artık hiçbir şey istemiyorsun. Senin yerine başkaları istiyor... Sen nefret ettiğin bir şeye teslim oluyorsun ve bunun için kendini feda ediyorsun. Hayatını feda edeceksen neden inandığın bir şey için etmiyorsun?” Bu satırları okuduktan sonra kendinizi ve hayatınızı sorgulamamak, düşünmemek imkansız hale geliyor. İstemediğim halde yapmak zorunda olduklarımı, istemediğim bir şeyi yapmayı basitleştirdiğimi, hayır diyemediklerimi, mecburiyet hissinin bana yaptırdıklarını ve yaptırabileceklerini, beni mutsuz edişini, hayattan keyif almamı ne derece zorlaştırdığını düşündüm. Küçük bir farkındalık ve uyanış... Öte yanda hayatım boyunca hep olduğum
Hayat ve İnsan
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 12:17
Seçkin bir burjuva beyefendisinin olağanüstü bir gecede otuz altı yıllık yaşamı boyunca ilk kez tattıklarını, kalabalıklar içindeki yalnızlığını, insanlara ve bir o kadar da kendine olan yabancılığını, sahte gülümsemelerini soyunuşunu, toplumun normları ve kalıplarından sıyrılıp kendini tanıma yolculuğunu; zihninin derinliklerini, travmalarını, hazlarının günahlarını, utanç ve tutku arasındaki savaşını, yaşamın anlamını ve mutluluğun yolunu keşfedişini anlatan bir Stefan Zweig kitabıdır. Stefan Zweig’ın diğer kitaplarına nazaran gölgede kalan bu kitap aynı zaman benim en sevdiğim kitaplardan biridir. Kendimden zaman zaman çok fazla parça bulduğum, benimseyemediğim ve zihnimde tanımlayamadığım kısımları da anlamak için büyük çaba gösterdiğim, bana farklı bakış açıları kazandıran, ana karakterin beyninin içine girip en ince detayına kadar kurcalama isteği uyandıran, fazlaca içselleştirdiğim ve anlayamadığım bir şekilde çekildiğim bu kitabın bende çok özel bir yeri var. Öyle ki, bu kitabı yıllar için tekrar tekrar okumak ve karakterin zihninin dalgalarında onu özümseyene dek savrulmak istedim. Başrol esasında hepimizin hayatında var olan, en azından ona yakın ve benzer bir karakterdi. hem çok özgün, hem çok bayağı; hem çok farklı, hem de çok aynıydı. İçerisinde bolca psikanaliz ve karakter tahlili bulunduğundan mütevellit başlarda boğulduğum hissine kapılsam da, karakteri tanıdıkça adeta içine çekilip daha çok okumak ve daha çok anlamak istedim. Böylesine sıradışı olup aynı zamanda alışılagelmiş birini anlamaya çalışmak, onun dünyası adım atmak çok güzel bir deneyimdi. Zira karakteri çözümlemek, kendimi çözümlemek demekti bir yerde. Zon olarak söylemeliyim ki Zweig’ın en başarılı bulduğum kitaplarından biridir. Hoş, bana kalırsa böyle bir hikayeyi böylesine güzel
İnsan ve Duygular
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
Reklam