Uzun bir süreden sonra tekrardan merhaba,
Bazı koşuşturmalardan dolayı kitaplarımla arama kısa bir mesafe girmişti. Bir şeyler okuyamamak, hikayelerine ortak olamamak daha da artmıştı. Şehrimde düzenlenen sahaf şenliğini görünce gidip artık mesafeyi kapatmam gerektiğini düşündüm. Dolaştım, dolaştım ve elim bu kitaba gitti. İskender Pala'yı çok duymuştum evet ama bir kitabını okumuştum sadece.Neden kitabın adı Od acaba diye merak ederek aldım kitabı ve 3 gün de su gibi aktı gitti kitap. Neden daha önce okumadım demeyeceğim. Çünkü bazı kitapların, bazı yazarların karşımıza çıkacağı bir vakti olduğunu düşünüyorum. İskender Pala'nın Od kitabı da benim için böyle bir zamanda ilaç gibi geldi bana. Kitaplarla arama giren o kısa mesafeyi bu kitap sayesinde kırdım ben.
Ne güzel anlatılmış Yunus Emre. Ne kadar çok şey bilmiyormuşum aslında ve yine bir kitap sayesinde ne çok şey öğrenmişim. Sabrı, imtihanı, nefsiyle mücadelesi ve Sitaresine olan sevgisi... Hepsi çok anlamlıydı benim için. Çok güzel bir zamanda karşıma çıktığı için bu kitabın bende yeri çok ayrı olacak. Ve diğer kitaplarını okumayı düşünüyorum. Kitaptan alıntıyla kısa incelememi sonlandırayım.
"Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin... İyinin de, kötünün de fidanı senin içinde büyür... Her meyvenin içi, kabuğundan yeğdir... Sen göremiyorsun diye bu âlem yok değildir..."