10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:14
Kitabı 4.okuyuşum. Bittiğinde içimde hoş duygular bırakarak beni bambaşka birine dönüştürüyor. Ve yine o anlardan birinde ben bunları yazıyorum. Maya'nın, Max'ın Türkiye'ye gelmesiyle değişen hayatı, Max ve Nadia'nın aşkla, savaşla, umutlarla olan mücadelesi, II. Dünya Savaşı'nda yaşanan gün yüzüne çıkarılmamış hikayeler ve tabiki Livaneli'nin yaşanmış olaylarla kurguyu müthiş bir şekilde harmanlaması... Cümlelerin altını çizmekten fosforlu kalemlerimi bitirdiğim bir altın var elimde. 29 yaşındayım ve şu ana kadar en sevdiğim sensin Serenad:)
İnsan ve Duygular
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021163,8bin okunma
Antik Mısır
10/10
·240 syf.··
2026 14. kitabı
Tanrıların Gölgesinde, Nil’in Kıyısında Kadim Bir Hakikat... ​Bu kitabın sadece sayfalarını çevirmiyorsunuz, sizi bir zaman makinesine bindirip binlerce yıl öncesinin o görkemli atmosferine bırakıyor adeta. Frank H. Brooksbank’in kaleminden çıkan "Antik Mısır" Maya Yayınları’nın o özenli dokunuşuyla kumların arasına gizlenmiş bin yıllık sırları günümüze taşıyor. ​Nil’in kıyısında yeşeren, gökyüzündeki yıldızlara bakarak geleceği okuyan bir halkın hikayesi bu... İsis’in sadakatinden Osiris’in dönüşüne, Güneş Tanrısı Ra’nın gökyüzündeki yolculuğundan kalplerin tartıldığı o büyük mahkemeye kadar her şey bir masal ustalığıyla anlatılmış. Brooksbank, bir tarihçiden ziyade bir anlatıcı gibi, o derin ve bazen de ürperten cazibeye sahip mitolojinin kapılarını aralıyor. ​Kütüphanemin en kıymetli köşesine yerleşen bu kitap, tarihin tozlu raflarından ziyade, gizemli bir serüvenin içine düşmek isteyenler için eşsiz bir rehber. Peki, sizin Antik Mısır denince aklınıza gelen ilk sembol ya da sizi en çok etkileyen efsane hangisi? Bu gizemli dünyayı keşfetmeyi sevenlerle yorumlarda buluşalım.
Antik Mısır HikayeleriFrank H. Brooksbank · Maya Kitap Yayınları · 2020281 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·481 syf.··
2026 17. kitabı
Maya Duran ile Maximilian Wagner’in yollarının kesişmesiyle başlayan bu hikaye; sadece iki insanın değil, yakın tarihin en karanlık, en örtbas edilmiş trajedilerinin de kapısını aralıyor. Struma faciasından Holokost’a uzanan o acı dolu sayfaları okurken, insanlığın zulmüne ve aynı zamanda aşkın o zamansız, sadık gücüne şahit oluyorsunuz. Zülfü Livaneli’nin o sürükleyici ve naif dili, geçmişin o soğuk yaralarını müzikle, hüzünle ve derin bir vefayla sararken; bitirdiğinizde hafızanın, unutmamanın ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu kalbinize kazıyor.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
9/10
·481 syf.··
2026 8. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 13:28
Sonunda okuyabildim Serenad'ı. Keşke daha önce okusaydım demiyorum çünkü şimdi okumam daha iyi yorumlamamı sağladı. Mükemmel bir kitaptı- hatta bence en iyi Livaneli kitabı. Farklı milletten olan insanların iktidar çekişmeleri yüzünden çektiği acılara odaklanıyor. Bunu yaparken de insanların sadece "insan" olmasına odaklanıyor. Yine güçlü kadın karakterler çıkıyor karşımıza. Özellikle ana karakter Maya'ya hayran kaldım. Kendi doğrularının peşini bırakmamasına bayıldım. Ayrıca Max ve Nadia'nın aşk hikayesi… Kesinlikle okumaya değerrr
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
9/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Serenad, okurken beni hem duygusal olarak etkileyen hem de araştırmaya yönelten nadir kitaplardan biri oldu. Zülfü Livaneli'nin kalemini daha önce de sevmiştim ama bu romanda tarih, aşk ve insanlık dramını bir araya getiriş biçimi gerçekten dikkatimi çekti. Kitabın başında olaylar sakin ilerliyor gibi görünse de zamanla hikâyenin derinliği ortaya çıkıyor. Maya'nın gözünden anlatılan olaylar sayesinde kendimi hikâyenin içinde hissettim. Özellikle yıllar sonra Türkiye'ye gelen yaşlı profesörün geçmişine dair sırlar açığa çıktıkça merakım sürekli arttı ve kitabı elimden bırakmak istemedim. Beni en çok etkileyen şey ise romanın gerçek tarihi olaylardan beslenmesi oldu. İnsan, geçmişte yaşanan büyük acıları okurken hem üzülüyor hem de bunları daha önce neden duymadığını sorguluyor. Kitap boyunca sık sık karakterlerin yaşadığı çaresizliği hissettim ve bazı bölümlerde gerçekten duygulandım. Aşk hikâyesi de çok etkileyiciydi ama bana göre romanın asıl gücü, insanların kimlikleri, önyargıları ve tarihin bireylerin hayatları üzerindeki etkisini anlatmasında yatıyor. Bu yüzden Serenad sadece bir aşk romanı gibi gelmedi; aynı zamanda geçmişle yüzleşme ve insanlık üzerine düşündüren bir eserdi. Zülfü Livaneli'nin dili oldukça akıcı. Tarihî bilgiler anlatılırken bile romanın temposu düşmüyor. Bu yüzden hem edebiyat sevenlerin hem de tarihî olaylara ilgi duyanların rahatlıkla okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir hüzün hem de uzun süre geçmeyen bir düşüncelilik hâli kaldı. Bazı romanlar okunup unutulur, bazıları ise insanın zihninde yaşamaya devam eder. Serenad benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Puanım: 9/10. Duygusal yönü güçlü, merak uyandıran ve okuru geçmişin izleri üzerine düşünmeye iten etkileyici bir romandı.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
Bizde de yarım kalan bir SERENAD
Puan vermedi·481 syf.·
2026 7. kitabı
Merhabaaalar Serenad‘ı bitirdikten sonra aklımda kalan onlarca cümle vardı ama sanırım en çok bu düşünce kaldı. #304588206 Çünkü kitap boyunca sadece tarihin değil, insanların da birbirine nasıl yaralar açabildiğini görüyoruz. Kimi zaman sessiz kalarak, kimi zaman unutarak, kimi zaman da sadece kendi hayatına devam ederek… Bu kitaba bir aşk romanı diye başlamıştım. Ama elimde kalan şey yalnızca bir aşk hikâyesi olmadı. Bir insanın yıllarca taşıdığı özlem, bir ülkenin unutmaya çalıştığı acılar ve geçmişin hiçbir zaman gerçekten geçmişte kalmamasıydı. Maya ile birlikte yürürken bazen kendimi İstanbul’un sokaklarında hissediyordum, bazen de hiç tanımadığım insanların acılarına tanıklık ediyordum. Livaneli’nin en güçlü yanı da burada sanırım tarih kitaplarında birkaç satır olarak gördüğümüz olayları kalbimize kadar ulaştırabilmesi. Kitap boyunca sık sık şu düşünceye döndüm: Bu coğrafya ne kadar çok hikâye taşıyor… Ne kadar çok aşk, ne kadar çok ayrılık, ne kadar çok yarım kalmış hayat var. Oysa yaşarken aslında fark etmediğimiz ne kadar çok insanın hikâyesinin yanından geçip gidiyoruz. Ve sonra o düşünce…#305848522 Kitabı kapattığımda bu cümle daha da anlam kazandı benim için. Çünkü roman boyunca ölümün, ayrılığın ve kaybın gölgesi hep hissediliyor. Ama bütün bunlara rağmen aşk yine de yaşamaya devam ediyor. Belki de insanın en büyük direnişi bu sevmekten vazgeçmemek. Özellikle geçmişle yüzleşilen anlarda boğazımda bir düğüm oluştuğunu hissettim. Karakterlerden çok, gerçek insanların hikâyelerini okuyormuşum gibiydi. Serenad bana yalnızca güzel bir roman vermedi. İnsanların kim olduklarından önce neler yaşadıklarını düşünmeyi öğretti. Unutulan acıları hatırlattı. Ve en önemlisi, dünyanın bütün karanlığına rağmen
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma