Bugün nereye bakarsak bakalım ser maye galip durumda. Gücünün yeni anıtları dört bir yanda; şehir lerimizde ve kırsalımızda fiziksel olanları, ekranlarımızda ve elleri mizdeyse dijital olanları. Bir yandan da sermaye yoksunları daha da derin bir güvencesizliğe gömülüyor, demokrasilerimiz sermayenin iradesi karşısında diz çöküyor. Hal böyleyken kapitalizmin yok olmaya yüz tuttuğunu, ele geçirildiğini ne cüretle aklımdan geçirebi liyorum?
“Seninle ilgili her şeyi seviyorum, benim ışıltılı, küçük casusum.” Elini çevirip parmaklarını benimkilere geçirdi.
“Civciv ceketimi bile mi?”
“özellikle,” Zor bir nefes aldı,“özellikle civciv ceketini, mila maya."
“Seni seviyorum, Drago.”
Dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi.
“Biliyorum
Deri kadar ince bir mayo içinde bana kendini çıplak gösteriyor, fakat yaralarını maharetle gizliyor. Ve ben inanıyorum, ona kendimi veriyorum, teslim oluyorum, ben ki her şeyden şüphe ederim, onun hiçbir sözünden şüphe etmiyorum, hayatının muhayyel romanını bir hatıra defteri sanıyorum, bir roman kahramanı gibi kendi kendisinden çıkardığı yeni hüviyetini hakikat gibi kabul ediyorum, beraber oluyorum, peşinden gidiyorum, o giyiniyor, ben soyunuyorum.