Beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi. Boş yere mağaramdan çıkarma beni, alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme. Boşuna tedirgin etme beni bu sefer.
Piraye'ye yazdığı mektubunu şöyle sonlandırıyor Nâzım:
"Senin bana nasip olman, şahsi hayatımın en değer biçilmez talihidir."
Dedi ve Vera'ya yâr oldu.
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimseye anlatmadan ölmeyi arzulatan şeydi. Kolları başı hep dermansız bırakan yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.