Murat BOLAT

Murat BOLAT
@mbolat07
Memento Vivere Serendipity instagram.com/m_bolat0
Yüksek Lisans
Mersin
Mersin, 5 Temmuz
135 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Kendine iyi bak. Fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığını ihmal etme. Dramadan (kurban, kurtarıcı, suçlayıcı) çık. Kimse yardıma gelmeyecek, sen kendini iyileştireceksin. Enerjini ve zekânı üretmeye, öğrenmeye ve büyümeye harca. Göreceksin, her şey daha güzel olacak.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gerçek aşk her zaman sadık ve tek eşlidir. Sayısız insan seçeneği, bitmeyen mesajlaşmalar, bir kaydırmayla önüne düşen ihtimaller arasında bile sadece iki kişiliktir. Kalabalığın içinden birini seçmek değil mesele; seçtikten sonra gözünü, gönlünü, niyetini orada tutabilmektir. Aşk biraz da irade işidir. “Daha iyisi var mı?” diye bakmamaktır. Varken yok saymak değil, varken tercih etmemektir. Çünkü gerçek bağ, alternatifleri tüketerek değil, alternatiflere rağmen kurulur. İnsan sevdi mi, diğer yüzler flu kalır. Sesler azalır. Kalp bir isme alışır, bir gülüşe, bir omza. Sadakat eski moda bir kavram gibi sunuluyor artık. Oysa en modern, en cesur şeydir belki de. Herkesin kaçış kapısı aradığı bir çağda kalmayı seçmektir. Hevesle değil, bilinçle “ben buradayım” diyebilmektir. Bir kişiye ait olmak değil; bir kişiyi sahiplenmek hiç değil. Ama iki kişinin birbirine emanet olmasıdır. Gerçek aşk, fırsat bulamadığı için değil; fırsatı olduğu hâlde başkasına zihnen bile girmediğin için gerçektir. Gizli hesaplar, yedekte tutulan ihtimaller, “şimdilik”ler yoktur içinde. Netlik vardır. Açıklık vardır. İç huzuru vardır. Bence belki de en güzeli şudur: Dünyada milyarlarca insan varken, birinin gözlerinde evini bulmaktır. Orada kalmak istemektir. Gitme ihtimalin varken gitmemektir. İşte o zaman aşk gerçekten iki kişiliktir.

Murat BOLAT

, bir kitap okudu
Puan vermedi·375 syf.·
48 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 23:51
·
2026 2. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 192,4bin okunma
Zaman beni hep haklı çıkarttı. Haklı olmak istemezdim ama hep haklı çıktım. En başta söylediğim ve kabul görmeyen her şey, iş işten geçtikten sonra insanların nezdinde kabul gördü; ama o noktada artık hiçbir önemi kalmamıştı. Çünkü bazı gerçeklerin değeri, onları zamanında anlayabilmekte saklıdır. İnsan, söylediği şeyin gün gelip doğrulanmasından çok, o an anlaşılmayı ister. Ama çoğu zaman insanlar duymaya hazır olmadıkları şeyleri görmezden gelirler. Uyarıları abartı sanırlar, sezgiyi kuruntu zannederler. Ta ki zaman yavaşça perdenin arkasını aralayana kadar. Sonra bir gün herkes aynı yere varır. Daha önce söylenen sözler, yapılan uyarılar, dikkat çekilen ayrıntılar birer birer hatırlanır. Haklıymışsın denir belki, ama o cümlenin artık hiçbir tesellisi yoktur. Çünkü bazı doğrular geç anlaşıldığında, artık değiştirecek bir şey kalmaz. İşte o yüzden insan bazen haklı çıkmanın sevincini yaşayamaz. Çünkü mesele haklı olmak değildir aslında; mesele bazı şeylerin zamanında fark edilmesidir.