Psikolojik savaşın en büyük âletine günümüz çerçevesinden bakıldığı zaman; karşımıza teknoloji çıkar. Günümüz hayat düzeninin temelinde teknoloji yer almaktadır. Psikolojik manipülasyonun en geniş alanı teknoloji olsa da her sahada aslen “fikir” kendisini göstermektedir. Bu savaşta üstünlük sağlamak isteyenler öncelikle fikir kısırlığı var etmeye çabalamaktadır. Bunun yolu eğitim seviyesini köreltmekten geçmektedir.
Tüm bu manipülasyonlara karşın duruşumuz olmalıdır. Bu duruştaki en büyük silah kılıç göstermek değil, kalkan kaldırmaktır. Unutulmamalıdır ki kalkan en masum silahtır :)). Bu kalkan bizim fikirlerimizdir. Eğer fikrin meydana çıkması isteniyorsa o fikri ve o fikrin hayata geçmesi için geç kalındığını dillendirmek yeterli olacaktır. Gerisini insan metabolizması halledecektir.
Bizler kişiliğimizin farkında olan bir toplum olmak istiyorsak önceliği ruha ve onun ihtiyaçlarına yöneltmeliyiz. Bizi olgunlaştıracak ve doyuracak nimet buradan gelecektir.
Manipülasyonlar en kuvvetli şekilde karşımıza görsel propagandalarla çıkmaktadır. İşitsel fonksiyonlar hata ve yanıltma payı yüksek olduğundan manipülasyon oranı yüksek olduğuna dair inancımız gelişmiştir. Bu sebepten en büyük tehlike görsel şölenlerden kaynaklanmaktadır. Açık ve net görülmektedir ki artık her türlü manipülasyon görsel tasarımlarla yapılmaktadır.
Fütüristtik bir bakış açısına geçmeden sonuca bağlamak gerekirse, manipülasyonun temelinde güven çerçevesi oluşturmak vardır.
Manipülasyon kavramını soyut kavramlardan muaf tutarak ele almaya başlarsak, güven oluşturmanın önemi ile bitireceğim;
Her türlü fikrin, kişiliğin, oluşumun, yönetimin temelinde kendine güven alanı oluşturmak vardır. Kendi güven alanımızı iyi oluşturmalı ve hassasiyetlerimize göre dizayn etmeliyiz. Peygamber efendimiz Mekke-i