Bir arkadaşıma şiddetle tavsiye ettiğim ve okuması için verdiğim sonra geri alamadığım bu yüzden çok üzüldüğüm bir kitap. İnsanların neden eşit olması gerektiği, reklamlar, markalar... İnsanı insandan uzaklaştıran, yalnızlaştıran ve bencilleştiren konulara değinmiş yazar. Yıllar oldu okuyalı hala aklımda, hala düşünür ve sorgularım. İnsana çok şey katan bir kişisel gelişim kitabı. Kesinlikle tavsiye ederim.
Kitapta zaten ateistlerden dinlere inanmasını beklemediğini en başta vurguluyor. Sadece dinlerin yaşamımızdaki yerini anlatmak istemiş yazar. İyi güzel hoş fakat saydığı dinler arasında İslam da olmalıydı. Neden ele almamış bunu yazarla tartışmak isterdim. Onun dışında anlatılanrın bir kısmı bildiğimiz şeyler. İyilik, doğruluk gibi kültürlere etkisi anlatılmış. Tarihe yer yer değinmiş. Bildiğimiz ve duyduğumuz şeyler çoğu. Bazı cümleleri ise insana tokat gibi vuruyor.
Kitapta 2 kısım ve 11 yaşında 2 Derda var. Öncelikle 1. kısmı inceleyecek olursam gerçeklerden (gerçek gibi görünen şeyler) rahatsız oldum. Bu iyi mi kötü mü bilemiyorum. Bundan bir mesaj çıkartılabilir evet ama bu kadar rahatsız edici öğelerin art arda kullanılması roman yönünden olumsuz olmuş. 2. kısma baktığımda mezarlıkta çalışan bir Derda var. 1. Derdâ'ya göre daha az aksiyon ve daha az rahatsız edici öğeler vardı. 1. Derdâ'dan sonra 2. Derda baya sıkıcı geliyor. Kitap artık bitmiyor gibi geliyor. Sonucunda şaşırmadım beklediğim gibi bitti sadece o vurucu nokta eksikti. Tesadüflerin bu kadar fazla olması ve gerçekleri yansıtıyormuş gibi görünen ama aslında alakası olmayan birçok şey vardı. Oğuz Atay olayı da şizofrenik bir olay ancak bunun sevgiymiş gibi gösterilmesi yanlış olmuş.
Bu kadar az karaktere yer verip hikayeyi bu kadar güzel anlatan bir yazarı ayakta alkışlarım. Olayların akıcılığına diyecek söz yok zaten. Görüşlerini, gerçekleri çarpıtıcı bir şekilde yansıtmış yazar. Bir de üzerine sonuç kısmında patlatıverdi. Bayılarak okuduğum bir kitaptı. Okuyun, okutun.
Sanki Tumblr'da birisi başından geçenleri yazmış da sonra kitap oluvermiş gibi bir roman. Bence ortalama bir kitap. Kitabı güzelleştiren Nazım ve şiirleri.