"Never Let Me Go" Evet bir şarkıdır
10/10
·272 syf.·
2026 2. kitabı
Uzun bir aradan sonra tekrar inceleme yazmaya döndüm Evet uzun zaman oldu lakin Aşk Köpekliktir için bir inceleme yazmayı unutmuşum. Gerçi geçen sene okuduğum bir kaç kitap için de yazmayı düşünmüşümdür. Her neyse böyle gereksiz şeyler yazmamı kimse okuyacağını düşündüğüm için yazıyorum. Arada sırada kitabı birine tavsiye etmek istersem (ki kimse tavsiye ettiğim kitapları okumuyor) arada ne yazmışım diye incelemeye bakıyorum. Bu yüzden hızlıca bir inceleme yazmak isterim. Gerçi benim yazdığım inceleme değil yorumlama oluyor ama bunu bunun için bazıları para alıyor. UYARI Spoiler olur mu bilmiyorum ama ilk kısımları uzun zaman önce okuduğum için finali veya olacaklar hakkında bilgi vermem sadece olan bir şeyi üstün körü anlatacağım. Burada bir çok kez telif sınırlarını geçebilirim. Gerçi kimse okumayacağı veya anlamayacağı için problem yok HADİ BAŞLAYALIM The Island (Ada) filmi vardır orada insanların dna'ları ile kopyaların üretip karabors.. pardon yasal olarak ünlü veya politikacılar için yedek organ nakli gerçekleşiyordu. Niye bu filmi örnek verdim az buz hikaye benziyor. Film de bir kitaptan ilham alınmış lakin bu kitap olmadığını veya bu kitabın ondan ilham alıp almadığını bilmiyorum. Gerçi kitap de film de 2005 yılında basılmış. Hayır korkmayın hiçbir alakası yok film de kitap da ayrı hikaye hem Kazuo Ishiguro Japon olduğu için Michael Bay'in bağlantısı yoktur. Hmm? Michael Bay kim mi? Transformers film serisini çeken adam tabiki. Optimus Prime tüm Otobotlara seslendikten sonra Linkin Park New Divide şarkısı çalarken ekrana ismi gelince görmüş olmalısınız. Zaten bu kitabın 2010 yapımı bir filmi var "Never Let Me Go" evet kitap ile aynı isme sahip. Andrew Garfield örümcek adam Tommy'yi oynuyor. Tüh fazla samimi bir
İnceleme
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma
Ender, benim biriciğim, elveda
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 12:54
Baska bir enderverse kitabiyla hepinize selaam. Bu kutabimizda tam olarak kaldigimiz yerden, soykirim dan devam ediyoruz. Soykirim junior peter in wang mu ya sundugu teklifle sonlaniyordu, ve miro yle val gezegen kesifi gorevine cikiyorlardi, hatirliyormuyuzz?? Iste tam ordan devam ediyoruz, kitaba basliyoruz ve aninda peter la wang mu bizi selamliyor. Spoilersiz olarak anlatmak gerekirse, uzun surmesini isterdim, yine 1 ay boyunca doya doya bu kitabi okumak ve tadini cikarmak isterdim. Cabuk bitti ne yazikki, fark etmedim. Aldi goturdu beni kitap. Duygusal olarak yaklasacak isem cok fazla sey oldu, ve uzuldum, valentina la beraber, novinhayla ve diger butun hepsiyle beraber bende üzüldüm. Ender a ozel bi ozenti gostermek istiyorum bu incelemeyi yazarken, nedenini kitabi bitirdikten sonra anlarsiniz.. 11-12 yasinda falan uzay oyunlarini izlemistim, ender a bastan beri o zaman ilgi duymustum. Hem acimasiz, hemde bi o kadar sempatik ve nazik. Kendisi malesef ilk soykirimi isleyen kisi olarak bilindi, goruldu yillarda, asirlarca. Ender yanlis anlasildi, koca bir zaman boyunca. Daha kucukken bile varelse olan bir turun ilgisini ceken ender, buyuyuncede degismedi. Herkese yardimi dokundu, herkese. Insan lara deil, herkese. Ama gelgelelim, kimse onu sonuna kadar taniyamadi; "To keep the joy of childhood you would have to die as a child, or live as one, never becoming a man, never growing. So I can grieve for the lost child, and yet not regret the good man braced with pain and riven with guilt, who yet was kind to me and to many others, and whom I loved, and whom I also almost knew. Almost, almost knew." -valentine Valentine bile, ona, ender a en yakin olan kisi bile onu neredeyse, tamamiyla taniyamadi. Ah cok spoiler olmus gibi hissediyorum, eger uzucu gercekle
Aklın ÇocuklarıOrson Scott Card · Altıkırkbeş Yayınları · 2007100 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Jin û Helbest
Puan vermedi·90 syf.··
2025 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 08:38
Helbestvanên me yên jin li her çar aliyê welêt bi rêzikên xwe dibin dengê civaka xwe. Ew, pirsgirêkên civaka xwe bi şêwazeke henûnî tînin ziman û em herî zêde temayên wek bêdewletî, feqîrî, jinbûn, bêtifaqî, baviksalarî û hwd di nav rêzikên wan de dibînin. Ew, hem ji ber nasnameya neteweyî hem jî ji ber nasnameya zayendî tehlî û tengasiyan dibînin ev jî wan ji helbestvanên mêr ên edebiyata kurdî cudatir dike. Navên gelek hêja hene ku îro bi qelema xwe temsîla civaka kurd dikin. Helbet em nikarin navên hemiyan yek bi yek li vir binivîsînin, di şûna wê de em ê behsa pirtûkekê bikin ku wek antolojî hatiye amadekirin: Antolojiya Nivîskarên Jinên Kurd Amadekara pirtûkê Rojbîn Ozkan li her çar aliyên welat geriyaye û jinên nivîskar ên kurd yek bi yek qeyd kiriye, xwe gihandiye jiyana wan û berhemên wan berhev kiriye, di antolojiyê de nîşan daye. Ev xebateke gelek bi qîmet e û wek çavkanî jî kêmasiyekê ji holê radike. Herçî dixwazin jinên edebiyata kurdî nas bikin dikarin vê berhemê ji weşanxaneya Nûbiharê peyda bikin. Em werin ser berhema xwe ya li ber dest: Yazdehok. Ev berhemeke helbestê ye û xwedî taybetmendiyeke cuda ye. Helbestvan Gewher Fetah ji Qamişlo ye û heta niha gelek cureyên helbestê ceribandiye, xwestiye helbesta kurdî bi cureyên cur bi cur ve bide nasîn û jê ra cihekî çêke di nav edebiyata cîhanê de. Vê berhema bi navê Yazdehokê jî dîsa bi cureyeke cuda nivîsiye ku navê berhemê di eslê xwe de navê cureyeke helbestê ye. Di destpêka berhemê de jî ji xwe ev cureya ku cara ewil di sala 1980yî de li Holandayê ji aliyê çend xwendekaran ve hatiye bikaranîn bi berfirehî hatiye nasandin. Şêweya Yazdehokê bi vî awayî ye: 1) 11 peyv (daçek jî wek peyv hesêb dibe) 2) 5 xêz û xet 3) xêza 1î yek peyv xêza duyem 2 peyv xêza sêyem 3 peyv xêza
YazdehokGewher Fetah · Avesta Yayınları · 20202 okunma
MUNAFIKLARI BELAMLARI İŞBİRLİKÇİLERİ KUDURTAN KİTAP
Puan vermedi·6200 syf.··
2025 48. kitabı
''İlmî ve fikrî çalışmalarını önceleri daha çok Kur’an’ın edebî i‘câzı üzerinde yoğunlaştıran Seyyid Kutub, daha sonra Kur’ân-ı Kerîm’den ilham alarak hazırladığı makalelerini “Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân” başlığı altında el-Müslimûn dergisinde yayımlamaya başlamış, derginin 3. sayısından (Şubat 1952) 9. sayısına kadar (Temmuz 1952) yedi makale neşretmiştir. Böylece yeni bir tefsirin adı da Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân şeklinde kendiliğinden ortaya çıkmıştır (Salâh Abdülfettâh el-Hâlidî, Medḫal ilâ Ẓılâli’l-Ḳurʾân, s. 40-41). Başlangıçta teknik anlamda bir tefsir yazmaktan çok Kur’an’ın ışığı altında günlük olayları ve yaygın görüşleri değerlendirmeyi amaçlayan Seyyid Kutub, bu konudaki makalelerinin ilgi görmesi üzerine aynı anlayış ve metotla Kur’ân-ı Kerîm’in her cüzünü bir cilt halinde tefsir etmeyi ve iki ayda bir cüz yayımlamayı kararlaştırmış, bu husus el-Müslimûn dergisinde okuyuculara duyurulmuştur (y. 1, sy. 9, s. 15, Temmuz 1952). Ekim 1952’de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile hemen hemen aynı mahiyettedir. Ocak 1954’e kadar tefsirin on altı cüzü neşredildi; ancak Seyyid Kutub 1954 yılında birçok İhvân-ı Müslimîn mensubuyla birlikte tutuklandı. Bununla birlikte müellif hapishanede tefsirini yazmaya devam etti. Bu sırada eserin 17 ve 18. cüzlerinin yayımı da tamamlandı. Üç ay süren tutukluluk halinden sonra serbest bırakılan, fakat arkasından tekrar tutuklanıp bu defa on beş yıl hapse mahkûm edilen Seyyid Kutub bütün zorluklara rağmen eserini tamamlamaya çalıştı ve 27. cüze kadar yayımlama imkânını buldu. Bu arada müellif fikrî gelişimine paralel olarak eserinin son dört cüzünü yeni bir metotla yazdı. Böylece eser, son cüzünün muhtemelen 1960’a doğru yayımlanmasıyla tamamlanmış oldu. Seyyid Kutub çok geçmeden, gelişen düşünce sistemi doğrultusunda ve
Edebiyat
Fi Zılâl'il Kur'an (10 Cilt Takım)Seyyid Kutub · Tayf Yayınları · 2017295 okunma
Puan vermedi
fransa ve yamyamlık ; avrupa tarihine bakildiginda insan eti yemenin oldukça yaygin oldugu görülür. max kemmerich, haçlılar'dan çok daha önceleri galyalilar'in insan eti yediklerini hieronymus'tan nakletmektedir tarihçi charles seignobos söyle anlatir: "1026 yilinda uzun süren yagmurlardan sonra büyük kithk ya-sandi. zaten fakir olan halk perisan oldu. açhktan o kadar çok insan öldü ki, ancak toplu mezarlara gömülebildi. aç kimseler mezarlar açip ölüleri yiyordu. bazilani yoldan geçenleri yakalyor, bazilan da çocuklari yumurta, elma vs. vermekle kandirip kaçinyorlardi." "adamin biri burgonya bölgesindeki tournus pazarina pismis insan eti götürmeye kalkinca yakalandi ve oracikta yakildi. adami gömdüler. o aksam ölüsünü biri çıkarıp yerken yakalandi, o da yakildi. tournos un 20 km civarinda macon civarinda münzevi bir kilise vardi. arasira ziyaret için gidilirdi. kiliseye yakin bir kulübede yasamaya baglayan biri, yakaladigini bu kulübede öldürüp parçali-yormus. günün birinde dinlenmek icin içeri giren bir yolcu etraftaki insan parçalarmi görlince macon'a gidip ihbar eder. yapilan aras-tirmada 48 kisinin artign bulunur. herif, macon'a getrilip yakılır. ingiltere ortaçag avrupasi'nda kıtlık ve açlık çok sık görünürdü. genellikle kötü tarim sartlarina ilaveten yöneticilerin vicdansızlığı, açlıkla birlikte ölümcül hastalıkların yayilmasina sebep oluyordu. öyle ki, 1348 ve 1375 yılları arasinda ingiltere'de ortalama yasam süresi sadece 17-18 idi. tarihin bu döneminde britanya adasinda yaklasik 95 açlık tespit edilmistir. 1310-1330 yillan arasinda peş peşe yasanan kötü hava sartlari yüzünden 1315'te yiyecek fiyatları patlama yapar. büyük bir açlik başlar. 1317'ye gelindiginde her hafta binlerce insan ölür. açlik sirasinda toplumsal kurallar birbirine girer. çocuklann büyük
Tarih-Araştırma
Tarihteki Garip VakalarMax Kemmerich · Çolpan Kitap Yayınları · 2020165 okunma
ZİMANÊ HEVPAR
Puan vermedi·136 syf.··
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 20:14
HİKAYETA TERZÎYEKÎ û ÇEND TİŞTÊN DİN- Rizgar Elegez “Spasî û qedirzanîn ji bo xwendin û pêşnîyarên wan nivîskar, şa’îr, akedemîsyen û edîbên behremend: Mem Zînistanî, Leyla Polat, Înan Eroglu û Ergîn Sertem (nota nivîskar)” Ji bo ev berhem ji alîyê 4 edîtorên nivîskar, şa’îr, akedemîsyen û edîbên behremend ve (Mem Zînistanî, Leyla Polat, Înan Eroglu û Ergîn Sertem) hatîye xwendin, kontrolkirin, mirov hêvî dike li metneke birêkûpêk û edebî rast were. Li sînemaya tirkî her tim karekterekî cê heye, yê bi devokekê dipeyive. Carinan ew karekter Laz e, hin caran Kurd e, carcaran Ermenî, an Rom, an Roman e… Ew kes bi zimanê hevpar napeyive, bi devoka herema xwe dipeyive. Bi vî awayî hem filîmê/rêzefilîmê zengîn û rengîn dikin hem jî îronî û mîzahê jî dixine nav mijarê û filîmî balkêştir dikin. Ji bo edebîyata kurdî bi piranî bi devokekê ye an jî bi kombînasyona devok û zaravayan e, “zimanekî civakî yê hevpar” pêk nehatîye û wisa dixwîye naye jî. Li hûnera musîkê “mahalli sanatçî” hene. Ew hûnera musîkê bi awayekî heremî dikin, bi devok û folklora heremê li dawet û şahîyên heremê civakê mest dikin. Hin ji wan “mahalli sanatçî”yan xwe bi heremê nagirin û terza xwe digûherînin dibine hûnermendên civakî. Ev rewş bitenê li musîkê heye, li hûnerên din nola şano, sînema, resim û hwd nîne. Bi teybetî li edebîyatê “nivîskarên heremî” li dilê mirov xweş nayê. Heremîbûna edebîyata kurdî, ne bi tenê bi karekteran sînordar e, bi awayeke kesayî ye û tişta herî mûhîm jî “heremîbûna vegotinê” ya bi “felsefeyeke heremî” ye. Ji bo ferhenga nivîskaran bi tenê têra gund û xwezayê dike an jî zimanê wan bi gundînîyê sînordar e li berhemên edebî giranîya pastoralîyê xwe darîçav dike. Bi teybetî jî li helbestkar û zimanê devokî û heremî û pastoralîzm ji bo nivîskarên Serhedî
Kurdî
Hîkayeta Terziyekî û Çend Tiştên DinRizgar Elegez · Avesta Yayınları · 202415 okunma