Yedinci Gün - İhsan Oktay Anar Hakkında..
4/10
·240 syf.··
2026 9. kitabı
Yedinci Gün - İhsan Oktay Anar (Spoiler İçerir.) Çok yorucu bir kitabı geride bıraktığımı düşünüyorum. Gerçekten sadede gelmeyen bir kitap. Hayatınızda rastlayabileceğiniz bazı kişiler vardır; lafı konuyu uzatıp uzatıp aslında konudan saparlar. Hatta bu tür insanların zaten bir konusu da yoktur, konuşmak için konuşurlar. Örneğin, markete gittiği bir günde kasada yaşadığı olayı anlatacakken lafa evden attığı adımdan başlayıp, döndüğü köşedeki eczanenin sahibiyle nasıl tanıştığından bahseder. Anlatıcı köşeyi nihayet döndüğünde dinleyici çoktan yolu kaybetmiştir. İşte kitap da böyle bir tarzla yazılmış gibi. Açıkçası bunun bilinçli bir tercih olduğu aşikâr. Başta biraz eğlenceli gelse de her bölümün başlangıcında tekrar kaybolmak çok bunaltıcı oldu. Kitabı anlamak gerçekten zor. Eski kelimelere ve eski İstanbul’a hâkim olmak gerekiyor; belki de tam anlamıyla anlamak için. Aslında kitapta Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı dönemine dair genel bir tasvir yapılıyor. Özellikle dönemin sosyolojik ve siyasi eleştirilerine bolca yer verilmiş. “Dönemine ışık tutuyor” demek isterdim ama 2012 yılında yazılmış olması sebebiyle o yıllara ne derece ışık tutabilir, bilemiyorum. Yazar, gerçeküstü durumlar içeren bir konu işlemiş ve en sonunda da saydığı bazı isimlerin düşlerinde günah çıkararak konuyu sonuca bağlamış. Bu isimleri tanımıyorum ve açıkçası araştıracak mecal de kalmadı üzerimde. Bu kadar yorucu olması sebebiyle, yazarın beğenmediğim bu tarzına puanım da düşük olacaktır.
1000Kitap
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,609 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 3. kitabı
Düştüğüm vakit bana hediye edilen bir Kahraman Tazeoğlu kitabı.. Bi düşüşün hikayesi Elif, aslında yeniden doğuşun ve zorluğun zaferini anlatıyor bizlere.. Kalkmak zor gelir ya bazen yerde kalıp biraz dinlenmek ister insan , karanlık kolay gelir de yürümeye mecal kalmaz olur. İşte o süreçte yanında ne varsa kim varsa bize armağandır. Sevdiğim dostumdan gurbette olan arkadaşına hediye ettiği bu kitap düştüğüm vakit bana umut oldu. İnsan yeniden başlayabilir hep çünkü Rabbimiz der ki " Allah yeninden başlayanların yardımcısıdır." Ve eklemek isterim ki içinizdeki ışığa yol verin çatlaklarınızdan dışarı sızsın. Ve parlayın ne kadar dünya zifiri olsa da siz hep parlamayı ve dik durmayı seçin. Kazanan biz olalım. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Gurbetçi ElifKahraman Tazeoğlu · Yediveren Yayınları · 202534 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
"Zeyneb,kızlarımın en hayırlısıdır..." Hz. Muhammed(sav) ⚘️ "Zeynebin sabrı Ebu'l As'ın imanı." Zeyneb mücevher demekti.isimlerin kaderler üzerinde etkisi varsa eğer,bu öykü de mücevherler üzerinden sürüp gideceğe benziyordu.Zeyneb;bu hikayenin,ışığı aldığından daha çok yansıtan,en sert ve dayanıklı olan elmas taşı olacaktı.Sadakat gerdanlığı'nın ortasında duracaktı belki de...Zeyneb nazlı bir gül goncası.Aziz ve güzel...Babasının süsü.Işıltılı bir mücevher!Açılmadık bohçalarda gizli,her göze gözükmeyen kapalı bir hazineyken,bir tek As'a gönül bahçasını açmıştı. "Zeyneb yeryüzünde iman etmiş ilk genç kadındı." Kadınlara ancak ASİL erkekler değer verir.Alçak erkekler ise hor görürler. Utanmak ki kulun en ince,en hassas yanıydı.Zedelendi mi o ayar,topyekün dibe vurur ve kulu örtüsüz ve ölçüsüz bırakırdı. "Yavrum,nasılsınız?Zeyneb'le uyumunuz nasıl?" "Zeyneb benim şakağımdır anne.Şakayık gülden sonra aşkın ve sadakatin temsilcisi bir çiçektir." Annelik öyle bir şeydir ki nur tanem,tadılmadan bilinmez.Dünya yüzünde var olan hiçbir lezzete benzemez.Annelik yorucudur.Hatta yıpratıcı ve kutsaldır.Belki de annelik yaşamaktan ve var olmaktan bile vazgeçirici bir hikayedir. Bir tarafta Allah'ın Son Elçisi’nin "Kızlarımın en hayırlısıdır." diye vasfettiği can paresi Hz. Zeyneb... Diğer tarafta nezaketi, anlayışı, cömertliği ve şefkatiyle Hz. Hatice'nin gönlüne taht kuran şair gönüllü yeğeni Ebu'l As.Aşk,inanç,vahiy,ayrılık,hasret,dua ve kavlileyyinle açılan kilitli kapılar.Sevgilinin tedrisinde kör düğümler çözülürken,İlahi tecelli iki âşık yüreği ikramıyla sevindirecekti. Gururuna düşkün bu genci daha yakinen tanıtmak isteyenler ona Ebu'l As demişlerdi.Ebu'l As künyeliydi.isyanların babası...Gururun kalası...Aşkın başpehlivanı Ebu'l As Zeyneb'e sevdalıydı. Bir tevhid
Sabır ve Vefa Timsali ZeynebNurdan Damla · Hayat Yayıncılık · 20191,498 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 30. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 16:44
Eylül Mehmet Rauf Eylül tam bir Eylül'ümü alan bir eser oldu. Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül'ün yazılış serüveninde Mehmet Rauf'un Halit Ziya Uşaklıgil'i ziyareti sırasında şahit oldu bir hayıflanma anı başrol oynamaktadır. Gençliğin geciktirilemez ve durdurulamaz yanının, türlü saadetlerin bir daha o zamanlardaki gibi nasip olmayacağı düşüncesi Halit Ziya'nın gözlerini bulutlandırmıştır. Bunu fark eden Mehmet Rauf, bilakis kitabını "..son üstadıma" şeklinde ona ithaf ederek başlatır. Konu örüntüsü olarak bakılacak olursa bir yasaklı aşk üçgenini, dönemin İstanbul'undan yoğun izler taşıyarak anlatır. "Aldatmak nedir? Gerekçesi olabilir mi? Bir kadın niçin sevilir? Ahengi için mi? Ruhu için mi? İnsan sevdiğinden sıkılır mı?" gibi soruları merkez alarak insan kendini nasıl da haksız fakat gururlu kendine aklar , aklar da karşısındakini suçlar hengamesini hayretle ve sinirle okutuyor satırlar. Erkek-kadın ilişkilerinde erkeklerin gözünde kadınların yere düşmesi kendileri için yapılacak fedakarlıklar söz konusuyken dâhi ne kadar kolaysa, kadın ruhunun affetmeye meylinin de bir o kadar kolay olduğu vurgusu can sıkacak derecede baskın ve detaylı tahlillerle verilmiş. Tartışmaya oldukça açık bir kitap olduğu düşüncesindeyim ve bir o kadar da konuşulmaya mecal bırakmayacak ve su götürmez çizgilerle belirlenmiş gerçeklerle düşünsel olarak yoracak bir kitap olduğu kanââtindeyim. Şimdiden keyifli okumalar..
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150,1bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 70. kitabı
Gunaydin sizlere .... nin #mir2 kitabı ile geldim..... 'nin kalemini bilenler bilir hikayeleri akici,konusu sizi sarıp sarmalar,içinizi sıcacık yapar. #Mir okurken tam olarak bunların hepsine sahip olacaksınız çünkü kendisi efsane bir kalem. Gelelim kitabimiza.... Mir Aslan,Şifa'nin yaşadığı köye gitmiş ve Orada bazı saklı kalan gerçekleri öğrenmişlerdi.Ögrendikleri gerçeklerin yanında yıllarca birbirlerinin rüyalarına ortak olduklarını,kaderlerinin birlikte yazıldığı da ortaya çıkar. Tabi bir de duygular var. Saklamanın mümkün olmadığı, birbirlerine sahip oldukları için şanslı oldukları düşündükleri duygular. Teyzesi olanları kabullenemeyince evi terk etmek zorunda kalırlar. Mir ,Şifa'yi korumaktan başka bir isteği yoktur. Hala Affan peşinde ve hee yerdedir. Bunu taşındıkları evi bulup ellerini Şifa uzatacak kadar yakinlastiklarin da anlarlar. Şifa'nin daha korunaklı bir yere ihtiyacı vardır. Bir dert Şifa'yi Mir Aslan'a getirmişti ve hikaye orada sonlanmamişti. Aynı dert Mir Aslan'ı senelerdir gitmediği kendi topraklarına getirmişti.Dedesi ile ne kadar birbirlerine sırtlarını dönmüş olsalar da Meryem hanım oğlunun emanetine ve onun getirdiğine kucak açar. Mir tek istediği vardır. O da Şifa'nin korunması onun karşılığında soyadından bile geçebileceğini söyler. Yüreğe dokunan sahnelerin ortaya çıkması kaçınılmaz oldu. Babasi ile birlikte elleri ile yaptıkları eve Şifa gelin olarak girmeye hazırlanır. Dedesi tüm hırsını bir ağaçtan çıkartırken Mir çocukluğunu da yıkar. Yine de güzel şeylerin yaşanması içlerinde ki öfkenin üzerine su serpişti. Davulla,zurna ile Şifa'nin kendine ait olduğunu yedi cihana duyurur. Ama ayrılık zamanı gelmiş, düşman pusuya yatmış atak yapmak için fırsat kolluyordu. Bu fırsatı Şifa'nin yıllarca abla dediği kadının açtığı ufacık
2025 Okuma Raporları
Mir 2Hümeyra · Guardian Yayınları · 2025172 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2025 48. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 22:25
İnsanın varlığını oluşturan kökleri görmezden gelmesi mümkün mü? Hayat Süreyya'ya bir boşluk hediye etti ya da onu bir boşlukla lanetledi. Hayatı boyunca görmezden geldiği boşluğunun bütün hayatını yutabileceğini fark etmeden yaşadı. Süreyya, köklerine o kadar küs bir kadın ki yaşamla bir bağlantı kurmamak için hayatını feda etti. Belki insan içinde kalan cevapsız soruların yüküyle yeni sorular sormaya mecal bulamıyordur. Yaşadıklarıyla, yazdıklarıyla, kendisinden uzaklaşmak için verdiği bütün çabaya rağmen kendisine ulaşmasıyla kendi hikayesinin yaralı bir kahramanı oldu. Süreyya isminin anlamı ile ya da ona biçilen kader ile yaşarken itirazlarını, isyanını, bütün çabasını yazdığı karakterlerine aktardı. Korkularıyla romanlarında yüzleşti. Bu hikaye bir kadının kendisini bulmasından ziyade kendisini görmeye cesaret etmesinin hikayesiydi. Yaşamak için denemek gerektiğini öğretti.
1000Kitap
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,2bin okunma