Kemal Varol, ilk romanımdan itibaren takip ettiğim bir yazar. Onun roman mecrasındaki macerasına en başından tanıklık ediyorum. “Varol, gittikçe ustalaşan tarzda bir yazar değil; başından beri iyi bir yazar.” girizgahından sonra Onu Sevdiğim Zamanlar romanınında dikkatimi çeken bir bölümden yaptığım çıkarımları paylaşmak istiyorum. Bir bölümde, “Bu yüzden vakit kaybetmemek için her zamanki gibi ödüllü kitap raflarına yöneldim. Biri yorulmamamız, kararsız kalmamamız için o romanlara ödül vermişti. Hiç de etkileyici olmayan kapağında, arka bacaklarına yürüteç bağlanmış sakat bir köpeğin olduğu bir romanı elime alıp inceledim. sonra tekrar rafa bıraktım. Julien’den sonra savaş hikâyeleri okumak istemiyordum.”
Varol, bu bölümde edilgen okur, ödül mekanizması eleştirisini örtülü bir şekilde önceki romanı Haw üzerinden yapıyor. Sonraki romanında önceki romana gönderme yapması yönüyle Zeki Demirkubuz filmlerini anımsatıyor. Demirkubuz da sonraki filmlerinde önceki filmlerine göndermeler yapıyor. Bunu arka planda açık olan televizyon aracılığıyla yapıyor.
Kitabı bir an önce bitirip detaylı bir inceleme yazmak için sabırsızlanıyorum. Okumayanlar mutlaka başlasın, başlayanlar mutlaka bitirsin bu kitabı, derim. Çok katmanlı nefis bir roman.
II
GÖNDERMELER
Demirkubuz’un filmlerinde teknik olarak kullandığı önceki filmlere gönderme yapma tekniği Varol’da da görülüyor. Demirkubuz filmlerinde iç sahnelerin birinde televizyon arka planda açıktır, televizyonda eski filmlerinden birinden bir kesit akmaktadır. Varol, Onu Sevdiğim Zamanlarda da bir paragrafta neredeyse tüm romanlarına gönderme yapar:
Bir köpek dili dışarıda durmadan koşuyordu(Hav). Yırtık pırtık elbiseli bir kadın bir masada oturmuş şaşkın şaşkın etrafına bakıyordu (Ucunda Ölüm Var). Tuhaf bir ambulans köşede
T’de, “Avrata at emanet esilmez!” der büyükleri. Bir bildikleri vardı elbet, ne kadar saftı. Mektubun vurduğu darbe bir lağım etkisi yarattı ruhunda. Evlilikle, Anna’ya hissettikleriyle, baba olmayla yoluna giren ne varsa alabora oldu, karıştı, pis kokular etrafa saçıldı. Kevork ezelden beri bildiği Kevork oldu. Şüphe ruhundaki ana malzemelerden biriydi hep.