"Ben, bu dalın ve bu goncanın düşüşüne bakarken, saniyenin binde birinde Güzelliğin özünü sezdim. Evet, ben, on iki buçuk yaşında bir yumurcak, böylesine görülmedik bir şansım oldu, çünkü bu sabah, koşullar bir araya gelmişti: Zihin boş, ev sakin, güzel güller ve bir goncanın düşüşü. Bu yüzden Ronsard'ı düşündüm. Başlangıçta pek anlamasam da: Çünkü bu bir zaman ve gül sorunu. Çünkü güzel olan şey, geçerken yakalanandır. Güzellikle ölümün aynı anda görüldüğü, şeylerin o gelip geçen dış görü nümleri.
Ay, ay, ay, dedim kendi kendime. Bunun anlamı, hayatın hep o güzellik ile ölüm arasındaki, hareket ile yokoluşu arasında dengede sürdürmek gerektiği mi?
Canlı olmak belki de budur: Ölen anların ardından koşmak."