Şermin Yaşar’ın Altı Harfli romanı, sade ve akıcı diliyle kolay okunan, duygusal yönü güçlü bir metin. Yazarın anlatımı okuru hızlıca hikâyenin içine alıyor; konu itibariyle sarıp sarmalayan bir atmosfer kurmayı başarıyor.
Ancak roman boyunca beni rahatsız eden önemli bir nokta vardı. Aile ilişkilerindeki kopuşlar, özellikle evlatların anneyle bu kadar keskin ve geri dönülmez biçimde ayrılması, Türk aile yapısının gerçekliğiyle örtüşmüyor. Kültürümüzde evlat-anne bağı zayıflasa bile vicdan, sitem, özlem gibi duygular genellikle devam eder. Romandaki kopuşlar ise bu geçişleri yeterince hissettirmeden, fazlasıyla düz ve abartılı bir şekilde aktarılmış.
Selime Teyze’nin annelik tavrındaki tutarsızlık ve sonradan yönelttiği sitemler de karakterin psikolojik derinliğini zedeleyen unsurlar arasında. Bu durum, metnin duygusal etkisini artırmak isterken inandırıcılığını zayıflatıyor.
Sonuç olarak Altı Harfli, dili ve anlatım gücüyle dikkat çeken bir roman olsa da, aile ilişkilerindeki abartılı kopuşlar nedeniyle bende rahatsızlık uyandırdı ve yer yer gerçeklik duygusunu zedeledi