Merhaba arkadaşlar bugün sizlere bilim kurgu klasiklerinden biriyle geldim. Yeni girdiğim güzel bir grupla bu kitabı okuyup bitirdik ve değerlendirmesini yapacağız. Açıkçası kitabı hiç sevemedim bana hiç hitap etmedi. Abartılmış bir klasik olarak görüyorum, tabii bu kendi fikrim. Severek okuyanlara saygım sonsuz ama bana göre değildi hiç. Gelin kitaptan bahsedelim hemen biraz.
Kitap, insanların laboratuvarlarda üretildiği, çocukluktan itibaren şartlandırıldığı ve "mutluluk" adına özgürlüklerinden vazgeçtiği bir geleceği anlatır. Teknolojinin ve bilimin aşırı ilerlediği; ancak aile, bireysellik ve duyguların tamamen yok edildiği, "cemaat, özdeşlik ve istikrar" üzerine kurulu bir geleceği anlatan dünyaca ünlü bir distopya eseridir. Romanda anlatılan Londra’da insanlar geleneksel yollarla doğmaz, kuluçka merkezlerinde tüplerde üretilir ve genetik olarak sınıflara (Alfa, Beta, Gama vb.) ayrılır.
Bireyler uykudayken dinletilen ses kayıtlarıyla (hipnopedya) eğitilir ve sorgulamadan sadece tüketen, haz odaklı bireyler haline getirilir. Doğal üreme ve annelik-babalık gibi kavramlar yasak ve "pornografik" bulunur. Acı ve mutsuzluk "soma" adı verilen yan etkisi olmayan uyuşturucularla bastırılır.
Sistem bu şekilde kusursuz işlerken, modern dünyanın kurallarına uymayan iki karakterin ortaya çıkmasıyla düzen sarsılır. Sistemin dışında, geleneksel bir yaşam süren bir bölgede (Vahşi Rezerv John) annesiyle birlikte büyüyen John, medeni dünyaya getirilir. Shakespeare okuyarak büyüyen John, medeniyetin sözde "mutlu" ama ruhsuz insanlarına karşı çıkar; aşk, acı çekme ve özgür irade gibi kavramları savunarak sistemin yöneticileriyle felsefi bir çatışmaya girer.
Roman, toplumsal istikrar uğruna insanlıktan çıkmanın ve bireyin sistem tarafından nasıl yok edilebileceğinin en çarpıcı
Metin Sevil sosyal medyada paylaştığı denemeleri bir kitapta toplamış.
.
Asr Suresi çok kısa ama bu kısalığının yanında az kelam ile çok şeyin anlatıldığı, derin anlam yüklü bir suredir. İnsanların çoğunu ziyanda olduğu, bundan sadece iman edip salih amel işleyenlerin ve birbirini hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin müstahsına olduğunu bildirir. sayfa 13
.
Bu kısa denemelerini dokuz başlıkta toplamış.
Ekim 2015 de başlayan sosyal medya paylaşımları Kutlu Yayınevi nden ikiyüzdoksaniki tanesini paylaşmış kitabında.
.
Gençliğinde; yoğunken, sağlıklıyken, koştururken, telaşeliyken, ölüm uzak gözükürken Allah'ı an, ölümü/kabiri/hesabı hatırla, günahlardan kaç, namazını ve diğer ibadetlerini aksatma! Böyle yap ki piri ifade olup da bunları sürekli yapar olduğunda bir nebze olsun teselli bulasın. sayfa 57
.
Oradan buradan başlığında seksenaltı denemesini paylaşmış. Bir alıntısı aşağıya bırakıyorum.
.
Artık birisi/birileri de çıkıp; "Domuz eti haram değildir, o ayetin tercümesi hep yanlış yapılmıştır, gerçek manası o değildir, yanlış okuyor, yanlış yorumluyorsunuz, orada asıl anlatılmak istenen..." derse hiç şaşırmayacağım sayfa 129
.
Yazarın diğer kitapları Cevap Bekleyen Sorular, Dini Hurafesiz Yaşamak, Düşün Korkma Sor ve 12 Eylül Müdahalesi Ezberler ve Gerçekler
.
Kısa KısaMetin Sevil
Bu kadın kesinlikle normal değil... Nasıl böyle kitaplar yazabiliyor hiç anlamış değilim. Nerden aklına geldi böyle ruh hastası karakterler yazmak? Bir de o kadar normal ve masum anlatıyor ki, sonrasında olanları okurken nasıl yaaa diyip kalıyor insan. Zaten sosyal medya ve flört uygulamalarını oldum olası sevmezdim. Bu kitap sağolsun artık hepsinden nefret ediyorum :)
İki farklı bakış açısını okuyoruz. Birisi Sydney adında, flört uygulamasından sevgili arayan kadın karakterimiz. Diğeri de geçmişten bahseden Tom isimli erkek karakterimiz. Sydney, şimdiki zamanı, yaşadığı olayları, arkadaşlarıyla geçirdiği vakti ve görüştüğü erkekleri anlatırken Tom ise geçmişte yaşadığı olayları, çocukluk aşkını, başına gelenleri anlatıyor.
Geçmiş geçmişte mi kaldı yoksa şimdiyi kurcalayan karanlık bir kâbus mu? Hiç kimse sandığımız kadar masum değil...
Gerçekten her sayfası beni şaşırttı. Tahmin ettiğim kısımlar da vardı tabii ki ama neyin ne sebeple yapıldığını okumak beni epey şaşırttı. Bu kadarını tahmin edemezdim. Bu yazardan çokça kitap okuyunca bir yerden sonra katilin kim olduğunu az çok tahmin edebiliyorsunuz ama cinayet sebepleri... Her kitabıyla beni soluksuz bıraktı, bu da en az diğerleri kadar harikaydı benim için...
Keyifli okumalar dilerim...
"Bazen en yakınındaki de bir yabancıdır."
Kitapta sevdiğim alıntılardan biriyle girizgah yapmak istedim. Yazarımız #y:168335i sosyal medya üzerinden takip ediyordum, konuşmaları, cümleleri... Beni kitabını okumaya itti. İyi ki de öyle oldu.
Psikoloji ve Roman, ikisi iç içe geçen kitaplar farklı bir tat bırakıyor.
Kitabımızın ana karakteri 'Nefes' Baba tarafının kadınlarından yine sadece kadınlarına geçen bir özelliğe sahip, empatlık. Nefes bir duygu okuyucu. Tanımadığı insanların bile duygularını etiyle kemiğiyle bütün bedeninde hissedebiliyor. Dünyanın yükünü hafifletmek için seçilmiş olanlardan biri Nefes. Ve hayatının en zor sınavı Kenan... Aşk karşısına çıktığında her şey geri dönülemez bir hâl aldı... Ve Nefes... Sonunu, belki de tekâmülünü kendi elleriyle yazdı...
Sonunu bilerek okudum bu kitabı, ama hani olurda, bir ümit bir şeyler değişir diye umdum... Ama hayatta her şey, her zaman umduğunuz gibi olmaz, kitabımızda da o gerçeklik vardı, umulduğu gibi olmadı her şey... Nefes'le beraber ben de yarım kaldım...
Bir karanfilde ben bıraktım toprağına...
Ve "Daha yaşanacak güzel günler vardı" isimli bir yumru oturdu boğazıma...
NefesŞehval Görmez · Destek Yayınları · 2025207 okunma
Herkes gibi merak edip okumaya başladım ve çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Fena değildi akıcılık anlamında başarılıydı. Ama şunu söylemek istiyorum ki filmi olsa keşke. Neyse konuya geçiyorum.
Aynı üniversiteden mezun iki kız arkadaş ve bu iki kızlar aynı zamanda yazar. Tabi iki yazar olunca kıskançlık olması mümkün. Athena çok başarılı ödüllü yazar iken June pek başarılı bir yazar değil. Bir sabah Athena hayatını kaybediyor ve June onun yazdığı eskizi alıp kendine uyarlayıp piyasaya sürüyor. Kitap onu çok önemli bir konuma getirirken son günlere doğru kitap başına bela oluyor. Yaşadıklarını okurken iyi oldu diyorsunuz. Kitapta sosyal medyanın gücünü çok objektif anlatmış. Sosyal medya insanı rezil de eder vezir de.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Adaşım olan #melisaşentürk ün #kullanıcı adlı kitabının yorumuyla geldim. Lafı uzatmadan söylemek istiyorum. Bayıldım!
Çünkü, kitabımız içeriğiyle toplumsal bir sorunu da ele almış. Sosyal medya üzerinden açılan hesaplar oluşturulan sahte hesaplar karşımıza yeri geliyor ; yakından tanıdığımız veya tanımadığımız kişileri çıkarıyor. Kitabımız texting formatında ve yazarımızın da dediği gibi, gerçek olan tanımadığımız birinin mesajlarını okuyormuşuz gibi bir his bırakıyor.
Çok uzatmadan hemen konusundan bahsetmek istiyorum...
Linda, anaokulundayken onun hatası olmadığı halde bir arkadaşının kaydıraktan düşerek hayatını kaybetmesiyle ailesinin de tavırlarıyla sorunları olan bir üniversite öğrencisi. Hatta ölen arkadaşının abisi de bizim kıza aşık! Yani artık siz buna aşk mı dersiniz ne dersiniz onu bilemem...
Şöyle de bir durum var, iki aile artık o ölümden sonra birbirine düşman.
Linda, hiç bilmediği #user4646 adlı bir kullanıcı tarafından ona gelen mesajla tanımadığı bir kişiyle konuşmaya başlar. İşin tuhaf yanı da Linda'ya dair her şeyi biliyor olması. Ve bu konuşmalar günden güne artmaya da başlar. Öte yandan ona aşık olan Ateş'ten de devamlı mesajlar alır. Gelin görün ki küçükken Linda' nın takmış olduğu ve ona dair stickerlar yapıştırdığı bir hayvan olan Panter lakabını kullanır. Hem #user4646 hemde Ateş.
Vee bunu aynı anda yaparlar.
Açıkcası kitabın sonunda zarfı açınca karşıma çıkan kişi beni bir hayli şaşırttı.
Bu kitapta ders çıkarılacak o kadar çok fazla şey vardı ki... Bir kere gerçekten kiminle konuştuğumuzu asla bilmiyoruz. Kime ne konuda nasıl bir koz veriyoruz asla bilmiyoruz. Karşımızdaki kişi aslında gerçekten söylediği kişi mi?
Bence okunması ve göz önünde tutulması gereken bir kitap.