Teknolojinin müthiş gelişimi ve sosyal medya sayesinde muazzam bir İletişim ağı kurduk. İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde bilginin bu kadar hızlı yayıldığı bir dönem olmamıştı. Pozitif amaçlar doğrultusunda kullanıldığında harika olabilecek bu sistemin daha çok neye hizmet ettiğini iyi biliyorsun. Eskiden ahmak bir insan gördüğümüzde, dikkatimizi çektiği için şöyle bir bakar sonra yolumuza devam ederdik. Ancak günümüzde, sosyal medya sayesinde bu ahmakların milyonlarca takipçisi var. Daha da kötüsü ilginin yüksekliği ahmaklığı önce normalleştirip sonra da popülerleştiriyor.
soğuk bir kış günü varoluşsal sancılar çeken hafif esmer bir gencinin yaşadığı paradokslar kadar soğuk bir prag var şuan ;en azından saygı gösterilmesi gereken bir sex işçisine ihtiyaç duyan hedonist bir zengin ile karşılaştırıldığında en azından bir öteki olarak gerçekten bir öteki'ydi bu esmer genç !, politika'nın ne olduğunu bilecek
Reklam
Newsweek'te yayımlanan bir yazıda şu ifadelere rastlıyoruz: "Facebook ve MySpace gibi sosyal medya siteleri, son kertede kendini bir başına hisseden insanların içindeki yalnızlığı daha da artıran sahte bir bağlantı içinde olma hissi aşılar."
Sayfa 80 - Kapı Yayınları, Facebook Gezegeni Bölümü.Kitabı okuyor
Müptela ..
Günümüz insanı, neredeyse her sayfada birkaç kez sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor.
Destek YayınlarıKitabı okuyor
Günümüzde medya bilhassa çocuk ve gençleri korkunç bir tüketim çılgınlığına sürüklüyor. Çocuk, küçücük yaşından itibaren sürekli seyrettiği reklamlarla hep almaya, tüketmeye ve doyumsuzluğa sevkediliyor. Para, eğlence ve lüks yaşamak hayatın tek gayesi haline getirilmiş. Marka hastalığı hemen hemen toplumun tamamını saran bir hastalık haline gelmiş. Arabada, eşyada, kıyafette, telefonda hep markaya bakan bir cemiyet haline geldik. Yeni nesil kendini marka ile ispatlamaya çalışıyor. Varlıklı veya varlıksız çocuk ve gençlerin ellerinde yüksek meblağlı cep telefonları birer aksesuar halini almış. Çocukların ağzında dolanan bir çift söz: "Herkesin var, benim yok... Siz beni sevmiyorsunuz." Duygu sömürüsüne kapılan çoğu anne baba ekonomik durumu elvermese bile kendini çocuğunun taleplerine cevap vermek zorunda hissediyor. Neticede bu zincirleme devam edip gittiği için çocuk marka ve tüketim hastası haline gelir. Bu satın almalar onda geçici bir haz uyandırır. Ama iç dünyasında telafisi olmayan bir boşluk, tatminsizlik meydana gelir. Kapitalizmin bir oyunu olan bu üzücü neticenin en büyük müsebbibi medya, en çok da televizyondur.
Aaron Bushnell Kimdir?...
Filistin için kendini ateşe veren ABD askerinin tam profili. ABD Hava Kuvvetleri askeri Aaron Bushnell'e ait olduğu değerlendirilen ancak teyit edilemeyen sosyal medya hesaplarında, yazılım mühendisliğindeki tecrübeleri dikkati çeken Bushnell'in ekip çalışmalarında yöneticilerinden övgü aldığı belirtiliyor. ABD Hava Kuvvetleri'nin
Reklam
"Düşün ki Efendimiz(sav)bir gün ziyaretine gelse;O'na hayatının her anını açabilir misin?O'nu arkadaşlarınla tanıştırabilir misin?İzlediğin televizyon kanallarını O'na da izletebilir misin?Sanal âlemdeki profilini,facebook sayfanı,paylaşımlarını,beğenilerini,seni beğenen arkadaşlarını,attığın tweetleri,Efendimize(sav)gönül rahatlığı ile gösterebilir misin?"
"Sanal ortamda işlenen günahların normal hayatta işlenen günahlardan hiçbir farkı yoktur Yani günahın sanalı olmaz.Günah günahtır.Günahın fiberi,dijitali,kotalısı, kotasızı olmaz."
"Sanal âlemde bazen bir arkadaşlık isteği,bazen bir video,bazen masum bir gülücük,bazen ilgi çekici bir paylaşım olarak karşımıza çıkacak olan şeytana karşı normal hayatta olduğumuzdan daha fazla teyakkuz halinde olmak zorundayız."
"Beğen tuşunu tıklayarak yaptığımız her beğeni onaylamak demektir.Sosyal medyada neyi ve kimi onayladığımız,dikkat etmemiz gereken bir husustur."
Reklam
"Unutmayalım ki sadece sosyal medyadaki paylaşımlarımız vesilesiyle bile bir haramdan uzak duran ya da bir farzı yerine getiren takipçilerimizin güzel amellerinden bir pay da bize yazılacaktır."
"Aldatan bizden değildir ve yalan,münafıklık özelliğidir diyen bir Peygamberin ümmeti sanal alemde de bu özelliklerden uzak durmak zorundadır."
72 syf.
10/10 puan verdi
·
6 saatte okudu
sevgili kartopu'yu okuduğum ve severek eşlik ettiğim birkaç kitabından tanıyorum. kelimeleri ve kelimelerin eşliğinde kurduğu cümleler sadeliğin saygın akıntısıyla kalbime narin bir huzuru iliştiren kıymetli parçalardan olmuştur her daim. kendinizi yabancı hissetmez, huzurun okuduğunuz sayfalar arasından dünyanıza yerleştiğini fark edersiniz.
Kitabın İçine Düşen Çocuk
Kitabın İçine Düşen ÇocukFeyza Kartopu · Ütopya Çocuk · 20233 okunma
Metropolde sınıf çatışması gerilemiş, şiddet metropol dışına kaydırılmıştı; bölünme ve sömürü gerçekliklerinin bastırılmasında reklamlar ve medya fantezileri büyük bir ağırlığa sahipti; özel ve kamusal varoluş biçimleri birbirinden kopmuştu - bütün bunlar, tarihsel sürekliliğe dayanmayan bir toplum yaratmıştı. 'Psikolojik terimlere başvuracak olursak, hizmet ekonomisi olarak üretim ve çalışma gerçekliklerinden o kadar uzaklaştık ki, yapay uyarıcıların ve ekrandaki görüntülerin yarattığı bir hayal dünyasında yaşadığımızı söyleyebiliriz: Daha önce hiçbir uygarlıkta, büyük metafizik kaygılar, varlığa ve yaşamın anlamına ilişkin temel sorular, böylesine uzak ve boş görünmemişti.”
Sayfa 77 - İletişim Yayınları, 2011, 5.Baskı.(Alıntı Marxism ve Form sy.17-18)Kitabı okuyor
Medya bu süreçte, hem ahlaki paniğin örgütleyici­si hem de toplumsal denetim sisteminin önemli bir parçası haline gelmektedir. Genç gruplara yönelik stereotipleştirmelerin toplumda hayat bulmasında medya kritik bir rol oynamaktadır.
Sayfa 11
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.