Mavi Balina Oyununa Dikkat!
İnternet üzerinde oynanan şiddet içerikli pek çok oyun olduğunu ve sayısının gün geçtikçe arttığını biliyoruz. Çocuklar başta olmak üzere farklı yaş grubundaki bireyleri etkisi altına alan ve olumsuz manada psikolojik etkisinin giderek arttığını düşündüğüm bu oyunların en yeni ve dehşete düşüreni "Mavi Balina" isimli bilgisayar oyunu.

Dünya genelinde pek çok habere konu olan bu oyunun insan psikolojisi üzerindeki etkisi diğer oyunlardan çok daha fazla ve sonunda kişiyi "intihara" götürüyor olması.
Bu oyunla ilgili çıkan haberlerden bazıları:

İlk olarak Rusya'da ortaya çıkan ve sosyal medya üzerinden hızla yayılan Mavi Balina oyunu nedeniyle dünya genelinde 100'den fazla çocuğun intihar ettiğinin bildirilmişti. Bu dönemde sürpriz yumurtadan çıkan mavi balina bu haberlerin tekrar gündeme gelmesine neden oldu. İşte mavi balina hakkında merak edilenler ve ayrıntılı analiz...

MAVİ BALİNA OYUNU NEDİR?

Oyunun orijinal adı Siniy Kit. Bu ismin Rus rock grubu Lumen'in bir şarkısından alındığı düşünülüyor. Şarkının sözlerinde “Neden çığlık atarsın / Kimse sesini duymazken / Konu ne, konu ne” diyor. Şarkı “ağı delip geçemeyen devasa bir mavi balinanın” öyküsünü anlatıyor.

Bu oyuna bir şekilde katılan kişilerden, çoğu şiddet içeren 50 talimatı yerine getirmesi isteniyor. 50 günlük bir süreyi kapsayan bu komutlar arasında derin olmayacak şekliyle kol ve bacakların kesilmesi, belirli bir süre boyunca kimse ile görüşülmemesi, yüksek sesli olarak müzik dinlenilmesi gibi aşamalar yer alıyor. 50. günün sonunda da kişiye son aşama olan “yüksekten atlayarak ya da kendini asarak” intihar etme komutu veriliyor.

Oyunun adıyla ilgili ortaya atılan bir başka iddia da zaman zaman balinaların açıklanamaz şekilde karaya vurup intihar eden hayvanlar olması.

Oyunun hızla yayılmış olmasında sosyal medya önemli rol oynuyor. Özellikle 10-14 yaş arasındaki gençler hedef alınıyor. Bu oyunu düzenleyenler, belli etiketler kullanarak ya da sıkça ziyaret edilen gruplara mesaj atarak gençleri oyuna dahil etmeye çalışıyor.

Bu oyun, Rusya'da ilk kez araştırmacı bir gazetecinin 12 yaşındaki bir kız çocuğunun intiharının ardından yaptığı araştırma sonucunda ortaya çıkarıldı. Rusya'da 2016 yılında Nisan ve Kasım ayları arasında 130'dan fazla çocuk intihar etti.

Mavi Balina kurucusu kimdir?
2016 yılının Kasım ayında tutuklanan 21 yaşındaki Rusya vatandaşı Philipp Budeikin, Rusya’Nın St Petersburg kentinde yer alan bir cezaevinde kalıyor.

Birçok genç çocuğu öldürmekle suçlanan Budeikin, çıkarıldığı son duruşmada, toplumda temizlik yaptığını söyleyerek, kurbanlarını “biyolojik atıklar” olarak tanımladı.

“Oyun Yöneticisi” adı verilen kişi yada kişiler tarafından yönetilen oyunda 8 tane ölüm grubu olduğundan şüpheleniliyor.
Gazeteci, Mayıs 2016'da ergenler arasında bu tarz oyunların oldukça popüler olduğunu ve bu gençlerin internette kendi aralarında iletişim kurabildikleri çok sayıda “ölüm grubunun” bulunduğunu tespit etti.

Çocukları intihara sürükleyen bu oyun, genellikle Rus sosyal medya sitesi Vkontakte ve Instagram üzerinden yayılıyor. Dünyanın farklı yerlerinde bu oyunla ilgili alınan önlemleri derledik:

Sosyal medya siteleri, özellikle Mavi Balina oyunuyla bağlantılı olduğu söylenen intihar vakalarının artmasının ardından çeşitli önlemler aldılar.

Tumblr, özellikle Mayıs 2016'da site içerisinde Mavi Balina bağlantılı aramaların çok ciddi miktarda arttığını tespit etti. Bunun üzerine site, arama sonuçlarını göstermeden önce kullanıcıya bir uyarı mesajı vermeye başladı. Bu mesajda, kullanıcının bulunduğu ülkede psikolojik destek için arayabileceği ücretsiz telefon numaraları gösteriliyor.

YouTube da aynı şekilde “Mavi Balina” kelimeleriyle arama yapıldığında benzer bir pencere açılıyor. Instagram'da da Mavi Balina ile bağlantılı etiketlerle ilgili arama yapıldığında kullanıcıya üç seçenek sunan bir pencere açılıyor. “Yardımcı olabilir miyiz?” başlıklı pencerede Yardım Alma, Sonuçların Görüntülenmesi ve İptal olmak üzere üç seçenek yer alıyor. Ancak bu uyarıların İngilizce terimlerle, yani #BlueWhale olarak arandığında görüldüğü, Türkçe Mavi Balina kelimeleriyle arama yapıldığında ise çıkmadığı anlaşıldı.

Mavi Balina oyunu, Türkiye'de son dönemde 14 yaşındaki Furkan Şen'in intiharıyla birlikte gündeme geldi.

Daha sonra Ağustos ayında da 24 yaşındaki Evrim Mertin intihar etti. Mertin'in ailesi, oyunla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Hükümet kanadında ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve İçişleri Bakanlığı'nın ortak bir çalışma yaptığı açıklandı.Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Eylül ayında yaptığı açıklamada, “Zararlı içerikli yayınları BTK olarak durdurabiliyoruz ama böyle özel linklerle çalışan oyunlara bir şey yapamıyoruz. Üzerinde çalışıyoruz. BTK ve emniyet uzmanları çalışma yapıyor” dedi.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/...tili-analiz-2196793/
Kaynak: https://shiftdelete.net/...i-balina-oyunu-nedir

Aycan, Third Debt'i inceledi.
 5 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

*go to hell. Cut.*
*go to hell. Daniel.*
*go to hell. Bonnie.*
*
*
*
Üzülerek söylemek zorundayım ki bu incelemede bütün içimi dökeceğim ve bol bol spoi yerine geçecek şeyler yazacağım. Third Debt’i okuduktan sonra okursan senin için daha iyi olur. Ama yok ben merak ediyorum diyorsan >

*
*
*

Second Debt’in sonunda V sayesinde polisler Nila’yı almaya gelmişti.

Tam Jethro ve Nila arasındaki buzlar çözüldü dedikten sonra Nila’yı götürmeye geldiler.

Third Debt, İki ay sonrasını anlatarak başladı. Sonra iki ay önce diyerek Nila gittikten sonra neler olduğunu anlatmak için geçiş yaptı.

Nila, babası ve ikizinin yanına geri götürüldü.

Jethro ise Nila gittiği için ceza çekmek zorunda kaldı.

Ölmediği için sevinsem mi, üzülsem mi bilemedim.
Jethro’nun bir hastalığı var fark ettiysen eğer. Cut bunu her zaman Jethro’nun üstünde kullandı. Bu kitapta dehşet verici bir şekilde kullanmaya devam etti.

Benim aşkım ilaçlarla kendini kaybetti. Nila’ya olan aşkını, zaafını bir kutuya koyup kaldırdı sanki.

23 bölüm ölüm gibiydi.

Bu arada Nila, hamile olduğundan şüphelendi. Onlardan çok ben heyecanlandım. Çocuk olursa bütün bu borç falan ortadan kalkardı. Ve işte sırf bu yüzden çocuk falan yok. Olsaydı çok kolay olurdu. Daha zaman var neyse.

Cut ve Jethro ittifak yaptıkları için Nila’nın hamile kalma planlarını suya düşürdüler.
Jethro o kadar kendinden geçmiş durumda ki, Cut Nila’nın dudağından öptüğünden hiç-bir-şey-hissetmiyor. Çok sinir oldum. Bu kadar duygusuz olduğu için resmen kafayı yiyecektim.

*Where was my strength? My conviction?*

Bir de ortaya çıkan şu medya ayaklanmasını durdurmak için ropörtaja katılıyorlar Nila ve Jethro.

Orada Nila çok güzel oynuyor ya, ‘kız arkadaşı değilim, nişanlıyız, yakında evleniyoruz.’ Dediğinde o kaybolmuş Jethro nasıl şok oluyor..

Zaten orada da hamilelikten bahsediyor.. Of ya çok güzel oynadılar orada.

Çekilen fotoğrafları görebilseydim keşke. Hala onları merak ediyorum. İşte Pepper tam olarak bunu yapıyor bana. Hiç çekilmemiş olan, yaşanmamış olan bir şeyi bile görmek istiyorum. O fotoğrafları bana GETİRİN!!

*”True love is a curse, don’t you think?”
“I agree. Falling in love can be the most dangerous thing anyone can do.”*

Ropörtajdan sonra Diamond Alley’e gittiler. Bu kitapta ilk defa dışarı çıktılar birlikte. Diğer kitaplardan böyle bir şey olmamıştı. Bu kitap ilklerin kitabı yani.

Diamond Alley’de Jethro tam çözülecek kıvama gelmişti ki içeri Killian girdi. Of.

Çok. Merak. Ediyorum.

Pure Corruption serisinin gizemli yakışıklısı Kill. Gay değil ama gay değil yani. Gay değilse ilişkilerindeki sorunları çözebiliriz değil mi? Benim için hiç sorun değil. Kill. Bekle beni. Elder. Sende bekle beni. Hepiniz bekleyin.

*I was a brittle leaf about to turn to dust in the wind.*

Şu an hissettiklerimi geri plana atıp yazmaya çalışıyorum.

Bu kitabı okurken yaşadıklarımı, daha önce hiç yaşamamıştım.

Second Debt ne ki? Onun sonu ne ki? Third Debt komple kalbimi söküp aldı.

23 bölüm ölüm gibiydi demiştim.

23.bölümü bitirdikten sonra artık ağlayacak durumdaydım. Yeter artık dedim Jethro kendine gel. Hülya ablaya sordum, spoi istedim resmen. ‘Jethro kendine gelecek mi?’ Dedim. ‘Evet, gelecek merak etme, hatta 24.bölümde olacak.’ Dedi.
Bende olacak işmiş gibi 23.bölümde bırakmışım…

Neyse işte, keşke her şey Jethro’nun kendine gelmesiyle bitseydi.

Nila önce Jasmine’in odasına gidiyor. Jethro’nun odasının yerini öğrenmek için. Jasmine söylemiyor. Ondan uzak dur falan filan diyor. Nila vazgeçmiyor tabii. BULUYOR JETHRO’NUN ODASINI.

Bu arada Jethro’da daha yeni üç tane adamı öldürmüş. Her yeri yaralı bereli, çürük dolu. Kendine krem falan sürüyor. Kapıyı kilitlemeyi unutmuş. NEYSE.

Bundan sonrası benim yazabileceğim bir şey değil. Jethro, sürekli çıkıp gitmesini söylemesine rağmen Nila oralı olmuyor. Jethro, kafayı yiyecek :>> Nila kapının yanından ayrılıp koşarak yatağa çıkıyor.
Bunlar beni kalpten götürecek ya.

Demek istediğim 24.bölüm güzeldi. Güzel şeyler kısa sürermiş. Tadını çıkarmak gerekirmiş. Bu kitap bize bunu öğretiyor.

*arıyorum gerçek aşkı masallarda, arıyorum hayal gibi uzaklarda –Serdar Ortaç* +evet Serdar Ortaç severim demiş miydim?

Jethro, ‘trust me’ dedikten sonra yine eski rolünü oynamaya devam ediyor. Ama kendine geldi artık tabii. ‘kill my motherfucking father’ dedikten sonra gerçekleşen ironi dolu sondan bahsetmek istemiyorum. Kalpten gideceğim bahsedersem.

Bir gece Nila, ‘yanıma gel’ dedi. Tabii bu kadar kısacık yazmamıştı, romantik bir mesajdı.

Allahım! Lanet pislik sanki mesajları okuyormuş gibi, tam Jethro Nila’nın mesajını okurken, Jethro’nun odasına geliyor.

ÜÇÜNCÜ BORÇ BU GECE ÖDENECEK! Diyor. Cut geberirsin umarım. Bırak artık ya bırak kızın annesini öldürmüşsün, yapacağını yapmışsın şimdi de gelip annesini hallettiğin kızı mı becereceksin! Ay ben orada bir ağlıyorum, bir ağlıyorum… Diyorum ki tamam bitti. Bitti bu sefer. Nila bitti gitti. Tess’in kendini kapattığı o kule ne ki. Nila ruhunu kaybedecek diyorum. ALLAHIN BELASI RESMEN DİYOR Kİ ÜÇ ADAM, ÜÇ FARKLI SEÇECEK!! Daniel g*ötü diyor ki ben ağzını alırım. P*iç resmen üç kitap boyunca bunu beklemiş. S**rtük babasıyla birbirlerine bakıp gülüyorlar.

Geberin. Lütfen. Pepper öldürecek misin şunları ya?

Kestrel var bir de. Sev-mi-yo-rum! Sevmiyorum seni ya!

Moth’u Nila’ya vermeler, ata binmeyi öğretmeler falan. Ne bu yani şimdi. Ben okuduğum süre boyunca sürekli Jethro’nun Nila’ya ata binmeyi öğretmesini bekledim. Kestrel gelip o ilki elimden -Jethro’nun elinden aldı.

Zaten o ikisi aşağıda ata binerken Jethro balkondan görüyor ikisini. Ya siz benim aşkımı hangi hakka hizmet üzersiniz. Adam üzüldü ya resmen, kalbi kırıldı. Second Debt’te, Polo maçında ‘ona daha önce hiç sahip olmadığı bir şey vermeliyim’ diye düşünen kişi Jethro. Ben böyle düşünen birini nasıl sevmem de gidip Kestrel’i severim?

ÜÇÜNCÜ BORÇ demiştim,
Nila odasında Jethro’yu beklerken hizmetçinin teki geliyor. ‘bir saat içinde hazır olun’ diyor. E tabii Nila Jethro çağırıyor sanıyor. ‘Bir saate ihtiyacım yok diyor’ bu arada nereye gideceklerini falan soruyor, hizmetçi bir şey söylemiyor.
Nila, banyo yapıyor tam kıyafetlerini giyecekken.. Hizmetçi ‘Kıyafetiniz hazır’ diyor. Allahın belaları. Kıyafet tülden bir gömlek. Kızın her yeri ortada… Ben ağlıyorum. Ben orada ağlamaya başladım ve kendime inanamıyorum. Bu daha hiçbir şeymiş. Borç hakkında hiçbir fikrim yoktu çünkü. Öğrendiğim zaman bir elimi ağzıma kapattım, diğer elimle saçımı yolmaya başladım. GERÇEKTEN bu kitap psikolojik olarak YIKICI. İlk üç kitap… O ilk kitaptaki yemek sahnesi falan boş… İlk borçtaki o ‘whip’ falan masal…

Allah kahretsin ya. Neymiş; işte Hawk’lar ve Weaver’lar kumar oynuyorlarmış, Weaver’lar her şeylerini kaybetmişler –yoksa Hawk’lar mı kaybetmiş?? -Yanlış yazıyorsam düzeltin.- Verecek bir şeyleri kalmamış. En sonunda 13 yaşındaki hizmetçiyi vermişler. Gece saat 1’den, ertesi günün sabah 1’ine kadar hizmetçi kız Hawk’ların yanında kalmış. Kız yaşamış ama bir hafta yürüyememiş. P*iç bide bunu gülerek söylüyor. Varya şu Cut’ı elime verseler asla yapmam dediğim şeyleri yaparım.
Berbattı. Bu borç berbattı.

Berbattı.
Mükemmeldi.
İğrençti.
Çok güzeldi.
Rezaletti.
Harikaydı.
Ağladım.
Güldüm.
Sinirlendim.
Mutlu oldum.
Nefret ettim.
Aşık oldum.
Her duyguyu yaşadım.
Geleceğimi lanetledim.
Pepper ve erkekleri beni lanetliyor.


Pepper’ı düşün; en önde duruyor.. Arkasında da erkek karakterleri.. Erkek karakterlerinin yanında da kadın karakterleri duruyor. ALLAHIM NASIL MÜKEMMEL BİR GÖRÜNTÜ OLURDU!!
Jethro'nun yanında Nila...(Jethro siyah tişört siyah pantolon giymiş. Nila'nın boynunda elmastan kolyesi var.)
Q'nun yanında Tess ( bu arada Q gri takım elbisesinin altına patlıcan moru gömleğini giymiş.)
Galloway'in yanında Estelle. (Unseen Messages)
Ren'in yanında Della. (The Boy and His Ribbon)
Roan'ın yanında Hazel. (Destroyed)
Penn'in yanında Noelle (Crown of Lies)
Kill'in yanında Cleo (Ruin & Rule)
Elder'ın yanında Pim (Pennies)
Ve 2018'de bu topluluğa katılacak olan diğer kitap karakterleri... Aşırı iyi. HARİKA.
Hepsiyle tanışmak istiyorum.
Ben bu tabloyu kitapları okudukça yenilerim. Bir gönderi olarak paylaşırım. Okudukça karakterleri giydiririm falan. dflgjdlj Bu arada Q ve Tess, Pepper'ın sağında. Nila ve Jethro solunda duruyor. BEN BU TABLOYU ÇOK SEVDİM.!!

Kestrel, ne olursa olsun ben SENİ SEVMİYORUM. Bunu hiçbir şey değiştirmeyecek. Küfür ediyorum dünden beri varya.

Jethro’nun bir sırrı vardı. Bu kitapta onu öğrendim. Her şey yerine oturdu. Jethro, sen mükemmelsin.

7 kitabın ortanca kitabı olduğu için aslında bilmeliydim böyle bir bombanın patlayacağını. Ya bu kitap bombaydı bildiğin. İÇİMİ YERLE BİR ETTİ.

Kahroldum okurken. Gözyaşlarımdan bahsetmiyorum bile. Ağlamaktan öldüm. Etkisinden hala çıkamadım. Çıkabileceğimi sanmıyorum. Bu kitap, diğer kitapları ezdi geçti. Kilitli bir rafta hakimiyetinin tadını çıkarıyor.

Pepper. Bana bu kadar duyguyu bir anda yaşatabildiğin için mi, yarattığın bu kurgular yüzünden mi bilmiyorum ama seni seviyorum.

Her zaman favorim olacaksın.

İlgi ve Ötesi. Biraz da sosyal medya yürümeleri.
Site üzerindekilerin çoğu kişinin ilgi çekmek için takıldığını düşünüyorum. Genelleme yapmak hoş değil ama özellikle erkekler sanki kitaplara, filmlere dair bilgiler edinmeye değil de meslek lisesi önünde kız kesmeye gelmiş gibiler. Dışarıdan bakıyorsun hepsi beyefendi takılıyor, özelden whatsapp instagram istemeler falan.

Hoş değil.

Çocuklarınızın eğitilmesini istemiyorlar. Çok fazla düşünmenizi istemiyorlar. Bu yüzden ülkemiz ve tüm dünya gün geçtikçe eğlenceyle, medyayla, televizyon programlarıyla, lunaparklarla, uyuşturucuyla, alkolle ve aktivitelerin her çeşidiyle dolu hale geldi, insanların zihnini meşgul tutmak için. Yani çok fazla düşünmeniz, önemli insanların işine gelmiyor. Uyanmanız ve anlamanız gerek ki, hayatınızı yönlendiren insanlar var ve siz bunun farkında bile değilsiniz. Perdenin arkasındaki adamların istediği en son şey, bilinçlenmiş ve düşünme yetisine sahip bir toplum. Bu yüzden sürekli olarak düzmece bir yaşam, din, medya ve eğitim yoluyla bizlere sunuluyor. İlginizi dağıtmak ve sizi her şeyden habersiz bırakmak istiyorlar. Ve gerçekten de bu işi iyi yapıyorlar.

Jordan Maxwell

Ahmet Bey, sabah saat 7.00'de
*IPHONE** telefonunun alarmıyla gözlerini açtı.
*MADAME COCO** yorganını kaldırdı.
*HUGO BOSS** pijamalarını çıkarıp
*ADIDAS** terliklerini giydi.
*WC** 'ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
*CLEAR** şampuan ve
*PROTEX** sabunuyla duşunu aldı.
*COLGATE** ile dişlerini fırçaladı.
*BRAUN** ile saçlarını kuruttu.
*BILL'S** gömleğini ve
*PIERRE CARDIN** takımını giydi.
*LIPTON** çayını içti.
*PROFİLO** televizyonda medya özetlerini izledi. *
Aile fertlerine
*'BYE'** deyip
*CHEVROLET** otomobiline bindi.
*PHILIPS** radyosunu açarak,
*ROCK** müziği buldu. Ağzına bir
*MENTOS** şeker attı.
Şehrin göbeğindeki
*OCEAN TOWER** 'daki ofisine varınca,
*SAMSUNG** bilgisayarını çalıştırdı.
*MICROSOFT EXCEL'E** girdi.
*OFISBOY** 'dan
*NESCAFE** 'sini istedi.
Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için
*GRISSINI**yedi. Öglen
*MC DONALDS** a gitti. Ayaküstü,
*COCA COLA** ve **HAMBURGER** ini mideye indirdi.
*MARLBORO** sigarasını yakıp
*BOYALI**gazetesini karıştırdı. Akşam üzeri iş çıkışı
*IMAGE BAR'** a uğrayıp
*BİRA'** sini yudumladı, sonra köşedeki
*CARREFOUR** 'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği
*ARIEL** deterjan,
*DOMESTOS** çamaşır suyu,
*PALMOLIVE** şampuan,
*NESTLE** çikolata,
*SPRITE **gazoz ve
*DORİTOS** cips alarak kasaya yanaştı.
*AMERİKAN EXPRESS** kartıyla ödemeyi yaptı. Hafta sonu eşi Meltem'le
*MARMARA FORUM**'a giden Ahmet Bey,
*SHOWROOM** 'ları dolaşıp
*NIKE** ayakkabı, *
*LEVIS blue jean** satın aldı.
Akşam evde
*zapping** yaparak,
*BU TARZ BENİM** ,
*KİRALIK AŞK** ,
*MUHTEŞEM YÜZYIL** gibi programlar izledi. Aynı anda
*OUTDOOR** dergisini karıştırdı. Ve bu kadar yorgunluğun ardından uykusu gelen Ahmet Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, mutlu mutlu gülümsedi.. ** Allaha şükürler olsun Elhamdülillah Müslümanım Kahrolsun İsrail Allah belanı versin Amerika .* diyerek gerindi ve uykuya daldı...
*Hâlâ da UYUYOR. Ve ne zaman UYANACAĞI maalesef belli değil.

Bora, bir alıntı ekledi.
 Dün 09:55

Global Köy kavramı
Marshall McLuhan elektronik medya sayesinde, sözel geleneğin yeniden oluştuğunu ve insanların bütün duyularını yeniden eşit oranda kullanmaya başladığını vurgular. Kanadalı iletişim uzmanı 'Araç Me­sajdır' kitabında, "Global bir Köy"de yaşadığımızı ve bu köyde her şeyin aynı anda olduğunu ve "zaman" ile "yer" kavramının yok olduğunu söy­ler.
Gerçekten de insanların aynı marka kıyafetler giydiği, aynı marka sigara ve içecekler içtiği bir çağda yaşıyoruz. McLuhan'ın 1967 yılın­da söylediği "Global Köy", bugün İnternet ve Web sayesinde ruh bulu­yor.

Kadife Karanlık 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar, Jacques Lacan (Sayfa 17 - Su Yayınevi, 2005, ISBN: 975-6709-27-8)Kadife Karanlık 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar, Jacques Lacan (Sayfa 17 - Su Yayınevi, 2005, ISBN: 975-6709-27-8)

Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Bayram Düşmanlarına;
Tam evden dışarı çıkmak üzereyken, annemler bir şey izliyordu, niyeyse dikkat ettim. 19 Mayıs ve yasak diye bir şey duydum... İki kelime ve hemen kapıyı kapattım içeri girdim.. Ne olmuş dedim?

Bir asalak takımı Atatürk'lü Türk Bayraklarını indirtmiş, diğer asalak ise tören alanına siyah çelenk göndermiş.. Daha bilmediğim bir sürü saçmalık...!!

Ben çıkıyorum dedim evden çıktım. 10 12 şarkılık bir liste ayarladım. Izmir Marşı, Hoş Gelişler Ola, 10.Yıl Marşı.........

Arabamın tüm camlarını açtım. Son sese ayarladim, ilk önce kendi oturduğum yer, sonra çevre sokaklar, mahalleler derken dolaştım. Bunu yarım saatten fazla yaptım..!! O kadar yavaş gidiyorum ki.. Birisi çıksın istiyorum bir kelam etsin istiyorum...!! Yok...! Yürek yok..! Yüreksizler...!!

Sizi Ahmaklar...!
Sizi Gaflete düşmüş bedbahtlar!!
Sizi cahil yobazlar...!!!

Kendinizi ne sanıyorsunuz?? O zihniyet burada da var... O yüzden yazıyorum... Bakın öyle bir azınlıksınız ki anlatamam...!!

O kafanızın içinde ki organı kullanmamaya o kadar alışmışsınız ki daha kimin ne olduğunu bilmeden, okumadan, araştırmadan, tartışmadan birilerinin lafları ile dolaşıp iş yapıyorsunuz.. Birilerinin laflarını sosyal medya da kopyala yapıştır yapıyor, gerçek hayatta pısırık bir halde sesinizi çıkaramıyorsunuz..!

Siz ve sizin gibilere diyeceğim tek şey var...!!!

Kudurun...!!!

Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet 'te seve seve yaşamaya devam edeceksiniz..!!

Bunların hepsi soysuz oluşunuzdan kaynaklanıyor.!!

Şimdi şikayet edin ve kaldırılsın haydi ileti...!!

Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 da Samsun a ayak bastığında iki türlü düşmanları oldu..!!

Birincisi, emperyalistler ve takımdaşları...!
İkincisi, yerli ve kendi milletinden hainler...!

İşte siz ikincisini temsil ediyorsunuz...!!

Ve her zaman kaybetmeye mahkumsunuz...!!

Dün, Bugün ve Yarın...;

YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA..!!

Bora, bir alıntı ekledi.
19 May 19:21

Marshall Mcluhan
"Bir medya, bizim algı­mızı şekillendirir ve yeniden şekillendirir. «Araç, mesajdır» diyerek bunu kastetmeye çalışırım."
Medya, yani araç iletilen mesajdan çok (*daha fazla) insanlar üzerinde etkilidir.

Kitap, radyo, televizyon ve sinemada verilen mesajların hepsi farklı etki oluşturur. Örneğin, insanlar yazılı kültürün etkisiyle kitapta verilen mesajı daha zor unuturken, televizyonda verilen mesajı daha kolay unutabilmektedir.

Kadife Karanlık 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar, Jacques Lacan (Sayfa 15 - Su Yayınevi, 2005, ISBN: 975-6709-27-8)Kadife Karanlık 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar, Jacques Lacan (Sayfa 15 - Su Yayınevi, 2005, ISBN: 975-6709-27-8)

Kibir, körlüktür!
Geçenlerde bir seminer için sosyal medya bağımlılığı ve kullanım motivasyonlarını araştırıyordum. Beğeni yarıştırma bunlardan biri. "Herkes hep beni beğensin, tek beni beğensin, en çok beni beğensin" A benim motive kardeşim, sitece anlaşsak, "Fart" yazsan 1000 kişi beğense, "Zort" yazsan 2000 kişi beğense, en beğenilenler listesinde sadece sen olsan, sana bir şeyler katacak onlarca inceleme ve iletiden mahrum kalacaksın halbuki. Bunu düşünsen sen de istemezsin. Lâkin kibir, körlüktür.