serpil

serpil
@mefti
sorgusuz ama suale yakın bir yerde.
Dumandan bir halka çıkıyor dudaklarımdan (ekinler konusunda), onu ilişki içine alarak sarıyor. İnsan sesinin silahları bıraktıran bir niteliği var (yalnız değiliz, bir tekiz).
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Şimdi çimenlik, ağaçlar; yeniden kendini toparlayan boşlukları mavide savurarak, sonradan yerini bulan yapraklan sallayarak akıp giden hava ve kollarımız dizlerimize dolanmış otururken bizim halkamız burada bir başka düzenin ipuçlarını veriyor, daha iyi bir düzenin, sonsuza dek anlamı olan düzenin. Bir an için görüyorum bunu, bu gece sözcüklerle dondurmaya, çelik bir halkaya işlemeye çalışacağım
Ama ayaklarımı uzatacağım, parmaklarım karyolanın demirine değsin diye. Güven vereceğim kendime dokunarak demire, sert bir şeye. Şimdi batmam artık, bütün bütüne yuvarlanıp gitmem artık, ince çarşaftan şimdi. Bedenimi yayıyorum işte bu uçucu yatağa, asılı kalıyorum. Şimdi yeryüzünün üzerindeyim. Artık, ayakta değilim, çarpamazlar bana, yıkamazlar beni. Her şey yumuşak, bükülüyor. Duvarlar, dolaplar ağarıyor, üzerinde donuk bir bardağın parıldadığı sarı yüzeylerini büküyor. Benim düşüncem de şimdi akıp gidebilir benden. Kocaman dalgalarda yüzen donanmamı düşünebilirim. Katı ilişkilerden, çatışmalardan kurtuldum. Ak kayaların altında tek başıma gemimdeyim.
Yapayalnız kaldım ben, yanıtı bulayım diye. Sayıların hiçbir anlamı yok şimdi. Anlam yok oldu. Saat tıkırdıyor. Saatin kolları, çölü geçen konvoylar. Üzerindeki kara çizgiler, yeşil vahalar. Uzun kol öne geçti su bulmak için. Öteki acı içinde sendeliyor çölün kızgın taşlan arasında. Çölde ölecek o. Mutfak kapısı kapanıyor. Vahşi köpekler havlıyor uzaklardan. Bak, sayının ilmeği zamanla dolmaya başlıyor: Dünyayı avcunun içine alıyor. Bir sayı yazmaya başlıyorum, dünya içinde ilmek oluyor; ama ben dışındayım şimdi birleştirdiğim, mühürlediğim, bütünlediğim ilmeğin. Dünya bir bütün, ben dışındayım: Ah, kurtarın beni sonsuza dek zaman ilmeğinin dışına savrulmuş olmaktan!
“Her zamanın ayrı bir anlamı var,” dedi Neville. “Bu dünyada düzen var; belirlenmeler var, ayrımlar var, kıyısına adımımı attığım bu dünyada. Bu, yalnızca başlangıç.”