Dumandan bir halka çıkıyor dudaklarımdan (ekinler
konusunda), onu ilişki içine alarak sarıyor. İnsan sesinin silahları bıraktıran bir
niteliği var (yalnız değiliz, bir tekiz).
Şimdi çimenlik, ağaçlar; yeniden kendini toparlayan boşlukları mavide
savurarak, sonradan yerini bulan yapraklan sallayarak akıp giden hava ve
kollarımız dizlerimize dolanmış otururken bizim halkamız burada bir başka
düzenin ipuçlarını veriyor, daha iyi bir düzenin, sonsuza dek anlamı olan
düzenin. Bir an için görüyorum bunu, bu gece sözcüklerle dondurmaya, çelik bir
halkaya işlemeye çalışacağım
Ama ayaklarımı uzatacağım, parmaklarım karyolanın demirine değsin diye.
Güven vereceğim kendime dokunarak demire, sert bir şeye. Şimdi batmam artık,
bütün bütüne yuvarlanıp gitmem artık, ince çarşaftan şimdi. Bedenimi
yayıyorum işte bu uçucu yatağa, asılı kalıyorum. Şimdi yeryüzünün
üzerindeyim. Artık, ayakta değilim, çarpamazlar bana, yıkamazlar beni. Her şey
yumuşak, bükülüyor. Duvarlar, dolaplar ağarıyor, üzerinde donuk bir bardağın
parıldadığı sarı yüzeylerini büküyor. Benim düşüncem de şimdi akıp gidebilir
benden. Kocaman dalgalarda yüzen donanmamı düşünebilirim. Katı ilişkilerden,
çatışmalardan kurtuldum. Ak kayaların altında tek başıma gemimdeyim.
Yapayalnız kaldım ben, yanıtı bulayım diye.
Sayıların hiçbir anlamı yok şimdi. Anlam yok oldu. Saat tıkırdıyor. Saatin
kolları, çölü geçen konvoylar. Üzerindeki kara çizgiler, yeşil vahalar. Uzun kol
öne geçti su bulmak için. Öteki acı içinde sendeliyor çölün kızgın taşlan
arasında. Çölde ölecek o. Mutfak kapısı kapanıyor. Vahşi köpekler havlıyor
uzaklardan. Bak, sayının ilmeği zamanla dolmaya başlıyor: Dünyayı avcunun
içine alıyor. Bir sayı yazmaya başlıyorum, dünya içinde ilmek oluyor; ama ben
dışındayım şimdi birleştirdiğim, mühürlediğim, bütünlediğim ilmeğin. Dünya bir
bütün, ben dışındayım: Ah, kurtarın beni sonsuza dek zaman ilmeğinin dışına
savrulmuş olmaktan!
“Her zamanın ayrı bir anlamı var,” dedi Neville. “Bu dünyada düzen var;
belirlenmeler var, ayrımlar var, kıyısına adımımı attığım bu dünyada. Bu,
yalnızca başlangıç.”