Mehtapya

Mehtapya
@mehtapya
Evet, bir baharı hak ettim. Hiç kimseye hiçbir şey borçlu değilim.
153 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Bilinmeyen bir ülkede, bilinmeyen bir zamanda…
Puan vermedi·236 syf.··
2025 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 09:45
José Saramago, hayal gücünü felsefi bir sorgulamayla harmanlayarak okura sıra dışı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Roman, ölümün aniden ortadan kaybolmasıyla başlıyor. Evet, kimse ölmüyor artık. Başlangıçta bu durum büyük bir coşku ve umutla karşılanıyor. İnsanlar artık yaşlanmayacak, yakınlarını kaybetmeyecek ve ölüm korkusu ortadan kalkacak sanıyor. Ne var ki işler hiç de öyle yürümüyor. Toplum kısa sürede ikiye bölünüyor: ölümün geri gelmesini isteyenler ve onun yokluğunu bir lütuf olarak görenler. Bu bölünme, zamanla büyük bir kaosa dönüşüyor. Hastaneler dolup taşıyor, yaşlı bakım evleri yetersiz kalıyor, dini kurumlar “ölüm”süz bir evren karşısında söylemlerini kaybediyor. Günah ve sevap kavramları bulanıklaşıyor çünkü artık “ahiret” belirsiz. Ölümün yokluğu yalnızca bireyleri değil sistemin tüm yapı taşlarını sarsıyor: sağlık sektörü, din kurumları, medya, bürokrasi ve hatta devletin kendisi. Ölümün yokluğunda insanlık bir tür varoluşsal krizle karşı karşıya kalıyor çünkü ölüm yalnızca bir son değil aynı zamanda anlamın, düzenin ve etik değerlerin taşıyıcısıdır. Ölüm ortadan kalkınca, yaşamın da ne olduğu sorgulanır hale geliyor. Romanın ilerleyen bölümünde ise “ölüm” kişileştirilir. Bir karakter olarak karşımıza çıkar: yalnız, düşünceli ve içsel çatışmalarla dolu bir varlık. Bu noktadan itibaren roman, daha şiirsel ve melankolik bir havaya bürünür. Ölüm, bir çello sanatçısına âşık olur ve artık onun için de görevini sürdürmek bir ikilem haline gelir. Devamında ise ölümün yazara olan eleştirileri ve ironik dili başlar. Okuması keyifli, alışılmışın dışında ve ölümden çok yaşamı sorgulayan bir kitaptır. Okumak isteyen herkesin çoğunlukla çok keyif alacağına şüphem yok. Bu vesile ile Epikuros’a da selam verelim; “Ölüm bizi ilgilendirmez; çünkü biz varken ölüm
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Misogyny’e Beş Atan Kadınlar
Puan vermedi·87 syf.··
2023 153. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2023 22:34
Dönem ve kültür fark etmeksizin kadınların erkek egemen düzenler içerisinde yaşam mücadelelerini vermek adına çıktıkları yolculuklar konu edinmiş. Yolculuk dedimse The Pilgrem ‘s Progress tadında bir şey beklemeyin. Kurgusal olmayan karakterlerin de yer aldığı 5 farklı kadın, toplumun çeşitli tabakalarını sembolize etmiş. Her birinin ortak teması ise misogyny. Kadın düşmanlığı ile özdeşleşen iş hayatı, aile yaşamları, sosyal ilişkileri hatta annelikleri bile toplumun ve erkeklerin izin verdiği ölçüde şekillenebilen bu kadınların çizdikleri yol hiç küçümsenecek cinsten değil. En az tüm olanlar gerçekleşirken Mr. Kidd gibi erkeklerin kıskançlıktan kalp krizi geçirmesi kadar. (Güldüm) Taming of Shrew’e karakterlik yapsa dahi toplum nazarında evcilleştirilemeyecek bu ve bunun gibi kadınların gözlerinden sevgiyle öpüyorum. Okuma süresinin kısa ve keyifli olduğunu da ilintileyerek bitiriyorum.
1K
Top GirlsCaryl Churchill · Bloomsbury Methuen Drama · 1982172 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2023 106. kitabı
Choice of the raven is because it is a good imitator. The fact that it imitates the same answer to every word said is due to the repetition of death in human life. Each repetition is an imitation. Therefore, the words of the raven and the death of a person in the face of different situations are well given in the poem. It is a great pessimism that all the good feelings have died after the separation and will not come back again. The pessimistic mood adapts to the man's words and the darkness of the night also makes the raven motif more meaningful. As a predator as a warrior, the raven, pushed into loneliness due to its uniqueness in terms of its characteristics, has become a good representative of the parting motif.
1K
The RavenEdgar Allan Poe · Dover · 19961,937 okunma
All My Sons Analysis
Puan vermedi·112 syf.··
2023 99. kitabı
*****SPOILER ALERT***** Each character's perspective on life is different from the other in the work. There is more than one reason why the way characters evaluate events differs from each other. Joe Keller, who comes to the fore with the role of father and remains a mystery until the end of the game, takes on life from a different and shallow perspective than the rest of the family thanks to his experiences. The main thing for Joe is his own family, and no situation that is not in the best interests of his own family is important to him. Joe Keller uses his family again to hide the mistakes he has made. With a condition called ‘suppression’ in psychology, he reveals his moral values by defending the mistakes he claims to have made for his family. According to Joe Keller's moral judgments, the family is sacred, and in any negative situation against the family, it is possible to do everything to eliminate the negative. There are also situations in which everything harms society as a whole and ignores the interests of other people. Chris Keller, unlike his father, claims that truth and honesty are superior to everything in life, even in situations that are not in the best interests of him and his family. This does not apply to the situation of choosing a partner in the game. Chris normalizes being with Ann Deever, his older brother's fiancée, and in this case, contradicts the moral value judgments of his family. Chris has a different work ethic than his father. The situation that separates his father and Chris differs in their views on the family and society. It is possible to talk about the existence of a situation like this; individuals who exist in a family are influenced by each other and affect each other in the face of events. Although it is possible to divide
Edebiyat
All My SonsArthur Miller · Penguin Classics · 2000187 okunma
Veronika...
Puan vermedi·216 syf.··
2023 3. kitabı
Veronika… Yaşamdan beklentisini elde eden herkes gibi dünyayı ölümün bekleme salonu olarak gören Veronika… O, başarısız intihar girişiminin tüm kavramları sorgulattığı bir ortamda hikayesini ve yoldaşlarını biz okuyuculara aktarıyor. Kitabın sayfaları çevrildiğinde Villete’nin soğuk duvarları insan ruhunun girilmemiş sokaklarını yokluyor ve bende olduğu gibi birilerinde bulantı hissettiriyor. Her şeye rağmen Zedka’nın yumuşak karnımızı okşayan hikayesi ile biraz dinlenip devam etme gücünü toplayabiliyoruz. Akıl ve delilik kavramları arasındaki ayrımın nihai olarak sonlandırılamadığı soft düzlem içinde omurgasını saklayacağı bir kabuk arayan Veronika aşkı, yaşamı, aklı, deliliği, sınırları ve bizimle birlikte yaşamalarına rağmen bihaber olduğumuz pek çok olguyu sorguluyor. Cevap bulma zorunluluğunun olmadığı noktada özgürlüğü çok iyi hissediyor ki bize de sirayet ediyor. Bundan dolayı kitabın sonunda deliliğin verdiği cesaretle dilediği gibi davranması beni çok mutlu etti. Gerçeği bilme hakkını çalan tüm insanlara inat yeni bir başlangıcı rüzgârlı bir cesaret ile inşa ettiği için yine çok mutluyum. Eduard’ı da unutmayalım. Kimlik bunalımına müdahil olan herkesin kendine akıllı dediği ve olanın yine Eduard’a olduğu bahtsız trabadur. Neyse ki sonunda o da özgürlüğü keşfetti. Kader çizgisini zorlayıp bambaşka bir olasılığa uyanan Veronika için Eduard’ın duyguları, yorgun kalbinin dinleneceği en rahat yatak olacaktır. Sonuç olarak bizler de yine görüyoruz ki insan karmaşık bir yolculukta da olsa berrak bir bilinç ile kendine sarılabilir. Bu arada ben onların yerinde olsaydım yürürken şu şarkıyı dinlerdim: youtube.com/watch?v=e0HfME-...
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma