> .☘︎ ݁˖Selamün Aleyküm.☘︎ ݁˖ ﷽ ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ *YA HAMİD (c.c)* Ey "her türlü övgüye ve şükre layık olan" ve "bütün hamdlerin sahibi! Hamd ancak Sanadır. Sen göklerin, yerin ve içindekilerin nurusun. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Hamd yine Sanadır ki, Sen göklerin, yerin ve içindekilerin tek yöneticisisin. Elhamdülillah Hamd Sanadır, Sen Hak’sın. Peygamberler haktır, Muhammed (s.a.v) haktır ve Kıyamet saati haktır. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Sana teslim olduk , Bizim geçmiş ve gelecek, gizli ve açık bütün günahlarımızı bağışla. Şu güzel günün gecesine sıhhat ve âfiyet içinde ulaştırdığın için sonsuz hamdolsun. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Günümüzü hayreyle, bereketli ve berrak eyle, hastalarımızı şifa İle, dertlerimizi dermanla buluştur. Gönüllerimizi dünya ve ahiretin bütün güzelliklerine mekan eyle. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Yüreklerimizi Senin sevgin ve *Muhammedî (sav)* sevda ile doldur. *Rabbimiz (c.c)* bizleri ateşinde yakma,İki cihanda da ağlatma, Habibinden yolundan izinden uzak tutma ,Mahşerde darda bırakma, Önümüzü karartma, yolumuzu şaşırtma. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Maddi-Mânevi sorunlarla bizleri bunaltma. İzlerin birbirine karıştığı, dönemeçlerin çok olduğu, ortalığın toz dumana karıştığı bir dönemde bizleri çaresiz bırakma. Hakikati görebilme ferâsetini lütfeyle bize . Yarının yollarında ve yıllarında bahtımızı açık eyle. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Kıyamet sabahına kadar Kur’an’ın gölgesinden, Kur’ânın huzurlu sabahından bizleri mahrum bırakma. *Rabbimiz (c.c)* bizlere dünya ve âhiretin bütün güzelliklerini ihsan eyle. Ateşinden muhafaza eyle. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ Gazze’deki ve dünya üzerindeki tüm mazlumları Merhametinle koru , Sevgin İle sar, Şefkatin ile kuşat onları. ﹌﹌﹌﹌﹌﹌ > .☘︎ ݁˖Allahümme Amin Amin Amin Velhamdülillahi lillahi Rabbil Alemin. Günümüz, ömrümüz, akibetimiz hayrolsun.Hayırlı geceler.☘︎ ݁˖
Alıntı
Entropinin Fısıltısı
Maddenin ve zamanın henüz biçimlenmediği o ilkel çocukluk evreninde, yeryüzünün katı kurallarıyla yeni yeni tanışan yedi yaşında bir çocuk olarak yürüyordum sokakta. Gündüz vaktiydi ama güneşin ışığı insanı ısıtmaktan ziyade, bu kasvetli caddenin kirli detaylarını açık etmek için parlıyor gibiydi. Kalabalığın ritmik monotonluğu içinde, sadece benim görebildiğim o keskin anomali belirdi. Oradaydı. Bakışlarındaki o statik, hiç kıpırdamayan yoğunluk, bir insanın taşıyabileceği türden bir hacme sahip değildi. Kulaklarımda yankılanan ses ise yeryüzünün tektonik hareketlerini andıran, kelimelerden arınmış antik bir dildi; çok uzaktan geliyordu ama beynimin tam merkezinde rezonansa giriyordu. Etraftaki insanların o konforlu körlüğüne sığınarak onu görmezden gelmeyi seçtim. Bakışlarımı kaçırdım, adımlarımı sıradanlaştırdım. Fakat zihnimde açılan o yarık kapanmıyordu; arada bir gözüm kayıyor, onun sarsılmaz varlığıyla göz göze geliyordum. Bu durumun gerçekliğini kimseye fısıldamamam gerektiğini biliyordum; çünkü o yaştaki bir çocuk bile bilirdi ki, tekinsiz olan ancak gizli tutulduğunda gücünü yitirirdi. Tam o esnada gökyüzünün tavanı çatladı. Geometrik bir kusursuzlukla beliren o devasa üçgen silüet, şehre yaklaşan kozmik bir felaketin, mutlak bir yok oluşun habercisiydi. Hava ağırlaştı, tüm dünya altüst olacakmış gibi bir tehlike hissi şehri sardı. O panik anında, zihnim çocukluğuma aşılanmış en güvenli sığınağa, caminin o soğuk ve taştan duvarlarına kaçtı. Elimde fiziksel bir telefon olmamasına rağmen, aileme bir şekilde ulaşıp oraya sığınmalarını söylediğimi, onları o korunaklı mabedin içine sakladığımı gördüm. Onlar güvendeydi. "Oraya sızamaz," diye düşündüm. Büyük bir yanılgıydı. Onun mekânı aşmak için kapılara ihtiyacı yoktu. Duvarların moleküler yapısını bozmadan, bir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Fatih civarı narlı aşure için mekan önerisi lütfen.. (komşu getirmedi :( )
1000Kitap
Gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim Bakı verde uzamasın gurbetim esaretim Ahmed Arif
Şiir
İnsan zamanla bu sözü çok iyi anlıyor...
Bulamadım dünyada mekan, nerde gül bitse etrafı diken.
"İnsana cennette cehennemi yaşatan sır nedir?" diye sordu. "Nankörlüktür," dedi ihtiyar. "Hırstır," dedi bir başkası. "Kendi cehennemini yanında taşımaktır," diye fısıldadı içimden bir ses. İnsan, elindekinin kıymetini bilmezse, altın taht da dikenli yatak olur. Arzuları doymazsa, Kevser bile ona az gelir. Sır, kalbin doymamasıdır. Cenneti cehenneme çeviren, mekân değil, mizandır. "İnsana cennette cehennemi yaşatan sır nedir?" diye sordu. "Kendi nefsidir," dedi yolcu. İnsan yanına ne alırsa, gittiği yeri ona çevirir. Cennete kibir götürürsen, orada da yanarsın. Cehenneme teslimiyet götürürsen, ateş bile serinler. Sır sensin. Sır, yükündür. "İnsana cennette cehennemi yaşatan sır nedir?" diye sordu. Dünyada sonsuz aşkı imanla yaşayan gönül ise sustu. Çünkü sır, sorunun içinde saklıydı: İnsan, cennetin ortasında dururken bile, gönlünü cehenneme bağlamışsa, hangi bahçe ona serin gelir? Nimeti görmeyen göz, ateşi kendi içinde taşır. Şükrü bilmeyen kalp, ırmak kenarında susuzluktan yanar. Cennet dışarıda değil, içeride imanla kurulur, aşkla yaşanır. Cehennem de öyle; inkârla kurulur, nefretle yaşanır. Sırrı, inancında ara.. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap