Böyle giderse bu masa sevgilerinin kutsal yeri olacaktı. Bir yerleri olması kötüydü. Sonra insan kendinin değil, o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı.
Toplumun insanlığa dayattığı kalıplara insanın egosu da dahil olunca mutsuz olmamak elde değil. Genazıno'nun yarattığı, kafasında durmadan fikirlerin uçuştuğu bu özgün karakter, mutsuz anların içinde kıvranıp durmak yerine kendine küçük mutluluklar yaratmayı öğrenebilmiş biri. Peki mutsuzluktan mutluluğa nasıl kısa sürede geçiş yapabiliyor? Kendini tüm türlerin merkezinde değil doğanın bir parçası yaparak, gizli gerçekleri gözlemleyerek. Eğer mutluluğun dışarıda değil kendi içinizde olduğunu bilip de bunun nasıl hayata geçirileceğini düşünen biriyseniz bu kitabı şiddetle tavsiye ederim.