İman etmek; yaşadığımız sürece attığımız her adımda, vardığımız ve bir karar vermek zorunda olduğumuz her yol ayrımında tonu değişebilen bir şeydir. Azalan, yıpranan yahut çoğalan ve tazelenen bir şey..Bazen karanlığı delip geçen bir yıldız gibi ışıldayıp parlayan, bazen de sönükleşen hatta kararıp bütün bütün sönen bir sey..
Asıl önemli olan, yolun neresinde olursak olalım, o son adımı attığımızda, o son kavşaktan döndüğümüzde, yüzümüzün hangi tarafa baktığıdır!!
Zira kimse kendi kendisinin arkasında bile duramıyordu.Herkes işçiydi ve hayatını bugün kovulursam iş bulana kadar kaç ay idare edebilirim korkusuyla devam ettiriyordu..