Artık gözümün arkasında sadece kara lekeler var.
Gerçeğin yürekte taşınan bir ağrı olduğunu öğrendim. Çölün içindeki ormanları, dur gitme, diyecek ağız ları aramanın anlamı yok. Hayat dediğimiz, tepeden tırnağa bir ağrıdan ibaret.
Hilmi Yavuz
ÇÖLDE YALNIZ
çöl saydamdır, güz de...
herşey o kadar üstüste ki yalnızlık kime bindi bilmiyoruz!
kimine kat kat kumaş ve biniş.
çöl bir imâ idi, güz bir serzeniş; ve önümüzde geçen aşklar, duran aşklar!
onlar da üstüste top top ve belki bir aşkı mı taşıyordur öteki?
Öyle ki, var Zaman, her sözümüzde...
bak a yalnızlık, kim bu teni sana ısmarladı?
bu harap kumaşla böyle nereye?
âh, kağşamış bu teni sen hangi divâneye giydirdin de yüzünü açtı aynalar?
ve yüzümüzde hangi aynanın izi kaldı; - ve niye?
âh, sır bitti, sır bitti, eriye eriye…