Diyarbakırspor'un Tarihsel kronolojisi
Ahmedspor Süper Lig'e yükseldi. Futboldan ziyade ülkenin fay hatlarını tetikleyen bir spor kulübüdür Ahmetspor. Tribünlerdeki siyasi mesajlarıyla, deplasmanlarda yaşanan vurdulu kırdılı olaylarla falan özellikle etnik siyasetiyle tartışılan bir spor kulübü. Kürt meselesinin simgesi haline getirilen bir spor kulübü. Etnik kimliği formayla özdeşleştiriyorlar. Açılım sürecini, PKK'yı, Abdullah Öcalanı kulüple özdeşleştiriyorlar. Tribünlere, Diyarbakır caddelerine işte bu yönde pankartlar asıyorlar. Ahmetspor'u ideolojik aidiyet olarak sunuyorlar. Dem Parti'nin spor kulübü olarak sunuyorlar. Bizzat eski kulüp başkanı söylüyor bunu. Ahmetspor bir spor kulübü olmaktan çıktı diyor. Peki ne oldu? Milli kimliği temsil eden milli takıma dönüştü diyor. Neresinin milli takımı olmuş oluyor? İnternet platformunan açık açık söylüyorlar. Kürdistan milli takımı diyorlar. Ahmetspor'u tebrik edersen eğer demokrasiden yanasın. Barıştan kardeşlikten yanasın. Amedspor'u tebrik etmezsen ırkçısın, faşistsin, savaş yanlışsı falan böyle sunuyorlar. Etnik kimlik üzerinden tribün kavgalarına hatta ticari itiş kakışlara bile sebep oluyorlar. Bursa'yı hatırlayalım mesela. Bugün Amedspor olarak telaffuz edilen spor kulübünün orijinal adı yani kuruluş adı Melik Ahmet Turanspor. Melik Ahmet Turanspor. Çünkü 1972 yılında Diyarbakır'ın Melik Ahmet Semti'nde kuruluyor. Semtin adıyla kuruluyor bu kulüp. Melik Ahmet Semt Suriçinin Urfa kapıya doğru uzanan en eski ve en geniş caddesi. Aynı zamanda Melik Ahmet Paşa camisi var o cadde üzerinde. Muhit'in ismi de o camiden geliyor. Melek Ahmet Paşa aslında orijinali bu ama halk arasında Melik Ahmet denir. Amedspor'un 1972 yılındaki kuruluş isminde yer alan Melik Ahmet Turanspor'un Melik Ahmeti buradan geliyor. Peki kimdir bu Melik Ahmet? Melek
Hasan Sabbah "Bir İsyanın ve Teşkilatın Anatomisi"
Hasan Sabbah, 11. yüzyılın sonlarında kurduğu İsmaili-Batıni teşkilatı ile Orta Doğu siyasi dengelerini derinden sarsan bir liderdir. Tarihe "Haşhaşiler" olarak geçen bu hareket, yalnızca dini bir tarikat değil; aynı zamanda dönemin süper gücü Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na karşı yürütülen bir asimetrik savaş ve istihbarat ağıydı. 1. Yükseliş: Alamut Kalesi'nin Fethi Hasan Sabbah'ın mücadelesi, Fatımi Devleti'nin eğitim merkezlerinde edindiği tecrübeleri İran'a taşımasıyla başladı. Sızma ve Propaganda: Hasan Sabbah, kalede bulunan Rudbar halkını ve askerleri zamanla kendi İsmaili inancına çekmiş, kaledeki taraftarlarını artırarak içeriden ele geçirmiştir. Bir diğer tahmin ise Kaleyi satın alma; En bilinen rivayete göre Hasan Sabbah, kalenin eski sahibinden 3 bin altın karşılığında satın almıştır. Stratejik Konum: Elbruz Dağları'nda ulaşılması güç bir zirve olan Alamut Kalesi'ni hedef seçti. Kan Dökmeden Zafer: 1090 yılında, kaleyi bir damla kan dökmeden, kale muhafızlarını ve halkı ikna yoluyla ele geçirdi. Üs Bölgesi: Alamut, Hasan Sabbah'ın 34 yıl boyunca hiç dışarı çıkmadan teşkilatı yönettiği bir teoloji ve propaganda merkezi haline geldi. 2. Sistem: Fedailer ve Asimetrik Savaş Selçuklu'nun devasa ordularına karşı doğrudan cephe savaşına girmek yerine, nokta atışı bir istihbarat stratejisi geliştirdi. Fedai Sistemi: Dervişler ve fedailer; teolojik, askeri ve psikolojik olarak çok sıkı bir eğitimden geçiyordu. Nokta Operasyonları: Selçuklu devlet adamlarına yönelik düzenlenen suikastlerin en ünlüsü, Selçuklu imparatorluğu başveziri Nizamülmülk'e yapılan eylemdi. Bu strateji, düşman üzerinde büyük bir korku ve paranoya yaratıyordu. Tarihsel Gerçek: Fedailerin haşhaş kullandığı ve cennet vaadiyle kandırıldığı iddiaları, Batı ve Selçuklu kaynaklarının
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ALLAH'U EKBER
1Allah, 2. Er-Rahman, 3. Er-Rahim, 4. El-Melik, 5. El-Kuddüs, 6. Es-Selam, 7. El-Mü'min, 8. El-Muheymin, 9. El-Aziz, 10. El-Cabbar, 11. El-Mütekebbir, 12. El-Halik, 13. El-Bari, 14. El-Musavvir, 15. El-Gaffar, 16. El-Kahhar, 17. El-Vehhab, 18. Er-Rezzak, 19. El-Fettah, 20. El-Alim, 21. El-Kâbıd, 22. El-Bâsit, 23. El-Hafıd, 24. Er-Rafi, 25. El-Muiz, 26. El-Müzil, 27. Es-Semi, 28. El-Basir, 29. El-Hakem, 30. El-Adl, 31. El-Latif, 32. El-Habir, 33. El-Halim, 34. El-Azim, 35. El-Gafur, 36. Eş-Şekur, 37. El-Aliyy, 38. El-Kebir, 39. El-Hafız, 40. El-Mukit, 41. El-Hasib, 42. El-Celil, 43. El-Kerim, 44. Er-Rakib, 45. El-Mücib, 46. El-Vasi, 47. E dal-Hakim, 48. El-Vedud, 49. El-Mecid, 50. El-Bais, 51. Eş-Şehid, 52. El-Hakk, 53. El-Vekil, 54. El-Kavi, 55. El-Metin, 56. El-Veliyy, 57. El-Hamid, 58. El-Muhsi, 59. El-Mübdii, 60. El-Muîd, 61. El-Muhyi, 62. El-Mümît, 63. El-Hayy, 64. El-Kayyum, 65. El-Vacid, 66. El-Macid, 67. El-Vahid, 68. Es-Samed, 69. El-Kadir, 70. El-Muktedir, 71. El-Mukaddim, 72. El-Muahhir, 73. El-Evvel, 74. El-Âhir, 75. Ez-Zahir, 76. El-Bâtın, 77. El-Vâlî, 78. El-Müteâlî, 79. El-Berr, 80. Et-Tevvab, 81. El-Müntakim, 82. El-Afüvv, 83. Er-Raûf, 84. Mâlik-ül Mülk, 85. Zül-Celâli vel-İkrâm, 86. El-Muksit, 87. El-Câmi, 88. El-Ganiyy, 89. El-Muğnî, 90. El-Mâni, 91. Ed-Dârr, 92. En-Nâfi, 93. En-Nûr, 94. El-Hâdî, 95. El-Bedî, 96. El-Bâkî, 97. El-Vâris, 98. Er-Reşîd, 99. Es-Sabûr
Zeka güçtür
Hanedanın bir kolu, 1098/1101-1232 arasında Hısn Kçyfa (Hasankeyf) ve Amid’de (bugün Diyarbakır), bir kolu da 1104-08-1408 arasında Mardin ve Meyyafarkin’de (bugün Silvan) egemen olmuştur. Büyük Selçuklu sultanı Melikşah ve kardeşi Tutuş’a yaptığı hizmetler karşılığında hanedanın atası Artuk Bey’e 1086’da Filistin toprakları bağışlandı. Artuk Bey 1091’de ölünce Filistin toprakları oğulları I. Sökmen ve Necmeddin İlgazi’ye kaldı. Sökmen, Diyarbakır’a giderek (1102) Hısn Keyfa ve Mardin ile daha kuzeydeki bazı toprakları ele geçirdi. Bu arada kardeşi Necmeddin İlgazi, Büyük Selçukluların hizmetine girdi ve Sultan Muhammed Tapar tarafından Bağdat valiliğine atandı. Necmeddin İlgazi daha sonra Mardin’i yöneten Sökmen’in oğlunu uzaklaştırıp burayı kendi soyunun merkezi yaptı (1104/08) ve Hısn Keyfa’yı da kardeşinin soyuna bıraktı. Bundan sonra Artuklular ile Selçuklular arasındaki ilişkiler giderek bozuldu. İlgazi, Selçuklu Musul valisine karşı Türkmenleri bir araya getirerek, 1118’de Diyarbakır’ı bütünüyle denetimi altına almayı başardı. Ertesi yıl, Halep’e yaklaşan Haçlıları bozguna uğrattı. Artuklular, 1113’ten başlayarak Fırat’ın doğu yakası boyunca kuzeydoğu yönünde yayıldılar. İlgazi’nin yeğeni Belek’in Harput’ta kurduğu devlet, onun 1124’te ölmesinden sonra, Davud (hd y. 1109-44) tarafından, başkenti Hısn Keyfa olan Artuklu Beyliği’yle birleştirildi. Davud ve ardılı Kara Arslan (hd 1144-67) dönemlerinde Zengilerin Musul’da, sonra da Halep’te güçlenmesi, Artuklu yayılmasına son verdi. Nureddin Zengi’nin, Haçlılara ve Bizans’a karşı savaşa sürdüğü Artuklular, onun 1174’te ölmesiyle Zengilere bağımlı duruma düştüler. Salaheddin Eyyubi’ nin Nureddin’in yönetimindeki toprakları adım adım fethetmesi üzerine, Diyarbakır’ daki durumları daha da zayıfladı. Muhammed (hd
Sabır mükâfat kapısını açar Allah Teâlâ güzel davrananların mükâfatını zâyi etmez. Yusuf Süresi 90. Ayet Tefsiri Yusuf peygamber son derece mütevazı bir şekilde kendisini kuyuya atan kardeşlerine sordu Siz câhilliğiniz zamanında Yûsuf’a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?” onlar ise Hz Yusufu tanıyıp aman Allahım yosa sen Yusufmusun diyince Hz Yusuf Allah bize lutufta bulundu. kim Allah’a karşı  sakınır ve sabrederse, elbette Allah iyilik edeni boşa çıkarmaz” dedi evet bu bir peygamber hakkı idi kısas hakkından vazgeçip af yolunu tutabilmek affedici olmak ve kardeşleri bile Hz Yusufun üstünlüğünü kabul ettiler her amelin farklı bir kapısı vardır ve her yaptığınız güzel amel sonucu o kapıyı açar kilitleri kırarsınız affedici olana elbette bağış kapısı açılacaktır amacımız tane olmayı başaramazsak bile zerre olabilmektir üstünlük iman ile ibadettedir Mükafat Rabbimizin rahmet hazinesidir cemil meriç iyilik edenin mükâfat beklediği an tefeci durumuna düşeceğini şu sözü ile belirtir İyilik eden mükâfat beklediği an tefecidir yine geceden sonra sabahın geldiğini o sabaha ise geceyi yenenlerin ulaşacağına işaret eden sezai karakoç Geceye yenilmeyen her insana, ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır demektedir mükafat bela anında sabreden insana verilir inşAllah Tealâ Ya Rab putları bizden uzaklaştır binasını Allah Teâlâ'dan bir korku ve bir rıza üzerine kurmuş olan kimse hayırlıdır, Nasuhi Bilmen tefsiri İnsanlar çift olarak bir erkek ve dişiden yaratılmıştır karşıt cinslerin birbirlerine verdiği destek sayesinde temiz şeyler doğar insan kulluğunu ancak korku ve umudu sayesinde yerine getirir Korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar diyen Mevlana insanın Allah Tealanın rahmetinden umudunu kesmemesini azabından
Din
Selçuklular'ın İran Coğrafyasını fetih Süreci
Aslında Selçuklular, Anadolu akınlarının ve fethinin hızlı süreci ile bilinselerde kendileri İran'ı da aynı şekilde oldukça kısa sürede fethetmiştir. Devletin yeni kurulmasına rağmen bölgedeki güçlü Gazne ve Büveyhioğulları'na karşı mücadelesi oldukça hızlı ve planlı gerçekleşmiştir. Fetihleri incelersek; 1. Tuğrul Bey'in 1041-1043 yılları arasında Rey ve Taberistan hakimiyetini sağlaması. Ayrıca İsfahan emîrinin vasal olması. 2.Melik Kavurd'un 1048'e kadar Kirman'ı ele geçirmesi 3. İbrahim Yınal, Kutalmış ve Yakutî'nin Curcan,Damgan, Kûmis başta olmak üzere Büveyhioğulları Devleti üzerine fetihleri 4.Melik Alparslan'ın Fars bölgesini fethetmesi 5. İbrahim Yınal'ın Hemedan ve Cibal'i 1046'ya kadar fethi ve Annâzî emirliğini hakimiyet altına alması. Kısacası Dandanakan veya Merv kurultayı üzerinden tarih alırsak; Selçuklular İran coğrafyasını en dağınık olduğu dönemlerden birinde tek parça haline getirmesi yaklaşık 8-9 yıl sürmüştür. Bu süre de süreç için oldukça başarılı diyebiliriz.
Tarih