Hiçbir sınıflamaya girmeyen ,çeşitli sistem ve nazariyeleri cehenneme yollayan , daima yok sayılan en faydalı , en önemli çıkarlarımız , hudut tanımayan hür bir irade, vahşi de olsa kendine mahsus bir kapris, bazen bir kışkırtmayla çılgınlığa varabilen ama özgün bir hayal kudretidir.
Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
Farkındalık "acını hisset " der, şefkat ise " acının ortasında kendini bağrına bas!" Bunların ikisi de hayatlarımızı bütün kalbimizle kucaklamanın birer yoludur.
O zamanlar fark edemediğim şey , acı veren bir şeye direndiğimiz zaman sıklıkla kaçınmaya çabaladığımız acının süresini uzattığımızdı. Bu şekilde yaparak sürekli acıyı zaman aşımına uğratırız.