Melike Zeynep Akış

Melike Zeynep Akış
@melikemza7
The killer took my friend
10/10
·83 syf.··
2025 31. kitabı
Kitap, İvan İlyiç adlı bir adamın hastalığı nedeniyle ölüme doğru yürürken yaptığı sorgulamaları ve bu süreçte çevresindekilerin onun bu durumuna nasıl tepki verdiğini anlatıyor. İvan İlyiç’in saygı gören bir işi, toplum tarafından onaylanmış ama mutsuz bir evliliği ve eğitim masrafları için çalıştığı iki çocuğu var. Yani toplumun uygun gördüğü kalıba uyan bir hayat sürüyor ve yaşamını bu kalıplara sadık kalarak geçiriyor. Kendisine hiçbir zaman hayatının anlamı, ölüm, varoluşunun amacı gibi derin sorular sormuyor. Sonrasında ağır bir hastalık onu ele geçiriyor ve ölüm iki adım ötesinde bekleyerek son günlerini yaşamaya başlıyor. Bu süreçte geçmiş hayatında onu ölüm düşüncelerinden uzaklaştıran, üzerini örten, yok eden ne varsa hiçbiri işlevini yerine getirememeye başlıyor. O zaman fark ediyor kendisine hediye edilmiş, sonsuz ihtimallere sahip bu muhteşem yaşamı ne kadar boşa harcadığını. Ölüm kesin bir hükümken, ondan uzak durarak yaşanılan bir hayat aslında birçok insan için ilişkilendirilebilir bir durum. Bu yüzden bu kitap insanlar için muhteşem uyarıcı bir hikaye. İvan İlyiç, hastalanıp yakında öleceğini anladıktan sonra şöyle haykırıyor: “Ölüm! Evet, ölüm! Hiçbiri bilmiyor. Bilmek de istemiyor. Vur patlasın çal oynasın! Umurlarında değil, oysa onlar da ölecek. Önce ben öleceğim, onlar daha sonra, ama onların da başına aynı şey gelecek. Oysa onlar gülüp eğleniyorlar. Aşağılık yaratıklar!” Herkes öleceğini bilir ama bir şeyi teorik olarak bilmekle bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmek arasında büyük bir fark var. İşte burada, İvan gibi ölümün anlamını tam olarak kavramak, insanın hayatını anlamsız ve önemsiz şeylere harcamaması için gerekli olan o aciliyeti hatırlatıyor. Bu kitabı sevdim çünkü ölümü etrafına haykıran karakterleri kendime yakın hissediyorum.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·83 syf.··
2025 31. kitabı
Lev Tolstoy
8.1/10 · 61,1bin okunma
6/10
·55 syf.··
2025 30. kitabı
“Siz çoksunuz, oysa ben tekim. bana dilediğinizi söyleyin ve yapın. Dişi koyun gecenin karanlığında kurtların avı olabilir... Fakat kanı, vadinin taşlarında tan ağarıp da güneş yükselene değin duracak!” İnternette Halil Cibran’ın bu sözlerini görünce çok hoşuma gittiği için annemle paylaştım ve bana babamın gençken Halil Cibran’ın kitaplarını okuduğunu söylemesi üzerine bu kitabı alarak ben de okumaya başladım. Kitap insan hayatının en temel konularını — aşk, evlilik, çocuklar, özgürlük, din, ölüm, çalışma, dostluk gibi — bir bilge karakterin öğütleri aracılığıyla anlatıyor. Bir roman değil de felsefi denemeler dizisi gibi. Beni derinden sarsmadı ama hoşuma gitti. Yazarın bakış açısını merak ettiğim için daha fazlasını okuyacağım.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,4bin okunma
10/10
·344 syf.··
2025 29. kitabı
The story follows a 50-year-old architecture professor, Asterios Polyp, who begins to redirect his life and revisit his past after his house burns down. I bought this book because it was said to be one of the greatest graphic novels ever made—and I’m so glad I did. Reading Asterios Polyp was a profound experience. Mazzucchelli did an incredibly detailed and thoughtful job—with character-based designs, expressive linework, and colors that perfectly reflect each personality. Mazzucchelli’s delicate attention to human emotion and contradiction reminded me of how consciousness itself is built layer by layer. Sometimes I wonder whether the depth of my own consciousness is a blessing or a curse because it often causes me to suffer. But a book like this comes along, then I see the beauty created by the depth of consciousness and feel quietly grateful for being able to sense it. I’ve already read this book twice, but I’d love to read it again—and think even deeper about it.
Asterios PolypDavid Mazzucchelli · Pantheon · 20093 okunma