Arkadaşları olarak bizler, Tamara'nın kendisini
heyecanlandıran biriyle görüşmesine başta sevindik fakat ilişki ilerledikçe, onun sürekli Greg'le meşgul olmasından endişelenmeye başladık. Canlılığının yerini kaygı ve güvensizlik almıştı. Bizimle birlikte eskiden keyifle geçirdiği vakitleri artık ya Greg' den telefon bekleyerek ya da ilişkisi için endişelenerek geçiriyordu. Iş hayatının da iyi gitmediği aşikârdı ve bir noktada işini kaybedeceğinden kaygılandığını söyledi. Biz Tamara'yı daima son derece dirençli ve çok yönlü biri olarak görmüşüzdür fakat güçlü biri olduğu konusunda yanıldığımızı düşünmeye başladık. Tamara, Greg'in ciddi bir ilişki sürdürememe geçmişinin ve belirsizliginin, hatta kendisinin onsuz daha mutlu olabileceğinin de farkında olmasına rağmen, kendinde ondan ayrılacak gücü bulamıyordu.
On ne peut penser et écrire qu’assis (G. Flaubert). Anladım seni bu sözlerle, ey nihilist! Kutsal ruha karşı bir günahtır. Yalnızca gezinerek bulunmuş düşüncelerin değeri vardır.