ANISI BİZ OLALIM BU SOKAKLARIN
Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
GİDERSEN YIKILIR BU KENT
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belki
sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
üşür müydük nar çiçekleri ürperirken
Gidersen kim sular fesleğenleri
kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
bir de seni ekliyorum susuşlarıma
Çünkü yaşamaktan başka yol bilmiyor insan.Töredir; balık olmasa da içinde, deniz yaşar!
Yükü kefesinden taşınca önüne bakıyor insan. Töredir; çiçek açmasa da üstünde, toprak yaşar.
Zaman doğruyu yanlışı elbet bir gün önümüze asar. Töredir, yaprak bitmese de üstünde, dallar yaşar.
Biliyoruz ikimiz de sevgimiz yenilese de sonsuzluğunu, aşk bu dönemin boyunu aşar. Töredir; kuşlar uçmasa da göğsünde, gökyüzü yaşar.
Belki hataydı etraflıca düşünmek. Herkes ne yapıyorsa onu yapacaktık. Mutluluğun peşinde koşmak çözüm değildir belki. Oturup bizim için çizilmiş planlara aldanacaktık.
Çünkü yol, hedeften önemliydi. Hukukta bile usül, bu yüzden esastan önce gelir ve boşuna sormamıştır Cemal Süreya o soruyu, "Kim istemez mutlu olmayı ama mutsuzluğa da var mısın?"