"Bizde cesaret yok" garanti hayatı seçiyoruz, az para kazansak da gidebileceğimiz bir işimiz, muhitini sevmesek de iki göz oda evimiz, yıllar önce sıkıldığımız bir sevdiğimiz olması bizi "yaşıyor" yapıyor evrak üzerinde. Maceraya gerek yok. Halbuki yeşil tahtada etli, pahalı bir tebeşirler kalın kalın yazılmış cümle net: Hayat kısa...
Hayallerimiz sosyal mesafeyi korumak için çimlere çizilmiş belediye çemberinin içinde sıkışıp kalmış belli ki. "Kaliteli yaşam" muhabbetini yaşamayı bırak, hayallerimizde bile canlandıramıyoruz. Peki "hayallerin peşinden koşma" kısmını ne ara geçtik, hangi sayfadaydı ki o satırlar?
Günümüzde et yemeyi politik, vicdani, ahlaki ya da sıhhi sebeplerle reddettiğiniz bir diyeti benimsemiş olabilirsiniz. Bunu insanlara dayatıyor bile olabilirsiniz. Ama et yemenin insan doğasına aykırı olduğu savı malesef doğru değildir. Bugün bunu tartışmaya açabilecek zihinsel seviyeye bile hayvansal protein alımı sayesinde geldik. Hayır, gene yemeyin de bilin diye söylüyorum.