"Şeriat, Kuranın getirdiği dinin adı değildir. Kuranın getirdiği dinin adı 'İslam'dır. Sadece İslam. Başka adı yok.Neden 'İslam' demezler de 'şeriat' derler. Çünkü İslam derlerse iddialarını Kur'an'la ispat etmeleri gerekir. Oysaki Allah ile aldatanların din dediklerinin Kurandan onay alması mümkün değildir. Şeriat diyerek meseleyi her yana çekilebilir hale getirmekte, sıkışınca da "ulemanın kavli budur, icma bu yoldadır, ecdadımız böyle karar vermiştir, asırlardır Müslümanların uygulaması böyledir" gibi dayatmalarına uygun bir dini öne çıkarma yoluna gitmektedirler."
İnsanı denizin altında Nautilus isimli bir denizaltı gemisinde geçen 20 bin fersah yolculuk boyunca heyecanlandıran, sayfalarında yeni kelimelerin anlamlarını öğrendiğim bana huzur veren bir kitaptı. Sonu beklediğiminin aksi şekilde bitti. Yazarın dili hiç sıkmadı ve baş karakterlerden biri Profesör Aronnax'ın anlatımıyla hikayeyi okumak çok keyifliydi. Kaptan Nemo'nun insanlara karşı 'mizantropi değil, zamanın hafifletmeyeceği canavarca veya yüce kini'nin gizemi ve onu anlamaya, tecrübelerinden yararlanmaya çalışan Profesör Aronnax ve sadık hizmetkarı Conseil'in bilimsel konulardaki diyalogları harikaydı. Kanadalı zıpkıncımız Ned Land'in bulunduğu tutsaklık durumuna isyanı ve kaçış yolları araması okurun diğer yüzünü yansıtmıştı bir nevi..